
Roboskî Katliamı kurbanları anısına yaptığı anıtın parçalanarak sökülmesine tepki gösteren Heykeltıraş Suat Yakut, “Feryat eden anne neden rahatsız etti? Bu, katliamı sahiplenmek midir?” diye sordu.
Amed’in Rojava Parkı’ndaki Roboskî Anıtı, iki gün önce Türk güçleri tarafından yıkılarak kaldırıldı. Katledilenlerin isimlerinin yazılı olduğu mermerler de parçalandı. 30 Aralık 2013’te açılışı yapılan Roboskî Anıtı’nın heykeltıraşı Suat Yakut, kaldırılan anıtın bulunduğu parka gitti. Yıkılan eserinin başında duygulanan Yakut, yerlere saçılmış mermer parçalarını alarak, “Nedir bu? Katliamı sahiplenmek midir?” diye tepki gösterdi.
Anıtın yıkılması mesajdır
Roboskî’yi diğer katliamlardan ayıran unsurun, katledilenlerin çoğunlukla çocuk olması olduğunu söyleyen Yakut, anne sevgisine muhtaç olan çocukların yanarak ölmesinin anıtı yapmasında etkin olduğunu dile getirdi. Yaşanan felakete görsel anlamda boyut kattığını kaydeden Yakut, “Bu neden rahatsızlık yarattı?” diye sordu. Yıkılan anıtı göstererek rahatsız olan bir kesimin olduğunu ifade eden Yakut, “Belli ki rahatsız olmuşlar. Bu verilen bir mesaj mıdır? Anıtın yıkılması ile amaçlanan nedir?” diye sordu.
Kelimeler kifayetsiz kalıyor
Anıtın açılışında çocuğu katledilen bir annenin yanına gelerek, çocuğunun ismini ölümsüzleştirdiğini söylemesinin kendisini çok etkilediğini dile getiren Yakut, “Şu manzara karşısında kelimeler kifayetsiz kalıyor. Roboskî yaşanan bir gerçekliktir. Anıtı yok etmek hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Roboskî, hafızalara kazınmış kara bir lekedir” ifadelerini kullandı.
Annenin feryadıydı
Yakut, şunları söyledi: “Annenin isyanını, feryadını, duasını, haykırışını içeren bir duruş olmasını istedim ve yaşanan olayda yaşamını yitirenlerin çocuk olması anne figürünü bana yaptırdı. Orada ölenlerin çoğu çocuk, anne sevgisine muhtaç bir haldeyken yaşamlarını yitirdiler. Çevresindeki füzeler ile var olan güç dengesizliğine atıfta bulunmak istedim. Füzelerin devasa olması ve annenin etrafını sarması olaydaki güç dengesizliğini gösteriyordu. Orada bombardıman yapıldı. Kendilerini savunacak bir durumda değillerdi. Kendilerini anlatacak bir an olmadı. ‘Biz siviliyiz’ diyemediler. O fırsat verilmedi, bundan dolayı güç dengesizliğini belirtmek istedim. Anıtta metal kullanmamın sebebi o ruhsuzluğu, soğukluğu hissettirmek; bir espri katmadım, bir renk kullanmadım. Gerek yoktu, çünkü olayın kendisi çok çirkindi.”
Duyarsızlaşmayı reddediyorum
Ölüme karşı duyarsızlaşmayı reddettiğini vurgulayan Yakut, “Ben bir sanatçıyım, ben sanatımla kendimi ifade ederim. Yaşadığım topraklarda yaşananlara duyarsız kalamam. Benim için asıl olan insan yaşamıdır. Kim nasıl yaşıyorsa yaşasın, kim olursa olsun herkesin yaşam hakkı vardır. Siyasi erkler insanların yaşam haklarını ellerinden alamaz. Buna duyarsız kalmak başlı başına yanlış bir şeydir. İnsanların ölümüne karşı duyarsızlaştırılmaya çalışılıyoruz. Şahıs olarak ben bunu reddediyorum. Kesinlikle bu duyarsızlığı kabul etmiyorum” dedi
Cinayet mahaline gelen katil
Anıtın yıkılarak kaldırılmasını yaşanan olayın ve hafızanın güncelleştirilmesi olarak değerlendiren Yakut, “Bir realite yok sayılamaz. Roboskî yaşandı, bu katliam olmamış farzedilemez. ‘FETÖ yaptı’ dediler, ‘Darbe kalkışması yapan pilotlar yaptı’ dediler. Bunu da mı FETÖ’cüler yaptı? Ne oldu ne değişti? Kimi rahatsız etti? Bir cinayet mahalline herkesten önce cinayeti işleyen gelir. Bu olayı sahiplenmek midir, yok saymak mıdır? İnsanların nasıl baktığı ile alakalıdır. Evet, ben gücüm, ben otoriteyim, ben istedim yaptım mı demektir?” diye sordu.
Anıtın kaldırılmasını katliamı örtemeyeceğini ifade eden Yakut, bastırma yöntemin sorunlara çözüm getirmeyeceğini, ölümlerin önünün kapatılması için Roboskî ile yüzleşilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Katil damgasını nasıl kaldıracak?
Roboskî Katliamı’nda kardeşi Serhat Encu’yu kaybeden ve KHK ile mühürlenen Roboskî-Der Başkanı Veli Encu, Roboskî Anıtı’nın yıkılmasını, katliamda yaşamını yitirenlerin anılarına ve ailelerinin acılarına hakaret olarak değerlendirdi. Roboskî Anıtı’nın yıkılmasına şaşırmadıklarını kaydeden Encu, “Roboskî’de 34 yakınımız bombalar ile parçalandı, bugün isimlerinin yazılı bulunduğu mermerler polislerce parçalandı. Neden yapıldı; 5 yıldır katliamın failleri yargılanmadı, üstlerinden ‘katil’ damgasını halen kaldıramadılar. Anıtı oradan kaldırabilirler, parçalayabilirler. Ancak kendileri üzerindeki ‘katil’ damgasını nasıl kaldıracaklar. Bu bir suçluluk psikolojisinin sonucudur” dedi.
Anıtı da FETÖ’cüler mi yıktı?
“Roboskî’yi unutturmayacağız” vurgusunda bulunan Encu, baskı ve saldırılar karşısında adalet mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın “Roboskî’nin FETÖ’cü askerler ile bağlantısı araştırılabilir” açıklamasını hatırlatan Encu, Bakan Albayrak’a “Anıtı FETÖ’cüler mi yıktı?” diye sordu.
Anıttan bile korktular
Encu, şunları söyledi: “Ankara’nın karanlık dehlizlerinde kaybolmayacak’ diyenler anıttan bile korktular. İnsanlık suçunu simgeleyen bir anıttı. 34 yakınımızı andıran anıtı yıkmalarında ki amaç, Roboskî’yi tamamen gündemden çıkarmak ve unutturmaktır. Adli ve idari soruşturmalarda, nasıl dosyalar kapatıldıysa, bu kez anıtın yıkılmasıyla unutturmaya çalışıyorlar. Roboskî’ye tahammül edemiyorlar, hazmedemiyorlar. 5 yıldır var olan tutumlarının ve politikalarının bir başka boyutudur.”
AMED