
Fransa’nın Strasbourg kentinde, Mezopotamya Kürt Kültür Derneği’nde 1978 Mereş, 2000 Hapishaneler ve 2011 Roboskî Katliamı konulu bir panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Strasbourg Halk Meclisi Dış İlişkiler Sözcüsü Latife Erin’in yaptığı panele, Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu(DİDF), Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK) temsilcileri ile Mezopotamya Kültür Merkezi’nden Ali Yücel ve gazetemiz muhabiri Ali Ongan konuşmacı olarak katıldı.
CHP’nin oyunları
Panelde konuşan Ali Ongan, CHP’nin Alevilere yönelik oyunlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Roboskî’de, Cizre’de, Diyarbakır’da AKP neyse; Maraş‘ta, Çorum’da, Sivas’ta, Dersim’de de CHP odur” diye konuştu. Katliamlara karşı yapılması gerekenin ortak mücadele olduğunu vurgulayan Ongan, “Sivas Katliamı gerçekleştiğinde Cizre halkı 3 gün boyunca katliamı protesto etmek için kepenklerini kapattı ve bundan dolayı 11 insan öldürüldü. Halklar, coğrafyamızda Kürt Özgürlük Mücadelesi sayesinde birbirinin acısına baktı. İşte bu kardeşlik geliştikçe katliamların hesabını sorabiliriz” ifadelerinde bulundu.
Katliamları anlatan bir sinevizyon gösteriminin de yapıldığı panel, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Almanya’nın Dortmund kentinde çalışma yürüten Alevi Kültür Merkezi de (DAKME), düzenlediği panel ile Mereş Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anısına bağlılık çağrısı yaptı.
Panel, Dede Bülent Aldede’nin ‘gulbang’ı eşliğinde, Mereş Katliamı’nda ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. DAKME Eşbaşkanı Mustafa Aslan ve Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Ali Köylüce panele konuşmacı olarak katılırken, yazar Aziz Tunç da canlı video bağlantısıyla bir konuşma yaptı.
Alevilerden ciddi ses çıkmadı
Mustafa Aslan yaptığı konuşmada, “Katliamları aşmanın yolu örgütlenmektir. Aleviler kendi inançları, kültürleri ve dilleri etrafında örgütlenmelidir” dedi. Ali Köylüce ise, yaptıkları etkinliklerle katliamları unutturmamaya çalıştıklarını belirterek, “Devlet, Türk-İslam sentezi dışında kalan tüm inançları katlederek bastırmaya çalıştı. Bu katliamlara Alevilerden de ciddi bir ses çıkmadı. Aleviler örgütlenip önce kendi içlerinde bir birliktelik oluşturmalıdır” ifadelerinde bulundu.
Unutturmayacağız!
Mereş Katliamı’nın sorumlularının açığa çıkarılması, davanın yeniden açılması ve mağdurlara tazminat ödenmesi taleplerini dile getiren Köylüce, “Alevi örgütlerinin bu çerçevede geniş bir kampanya yürütmesi önemlidir. Mereş, Gezi, Roboskî, Gazi ve Cezaevi Katliamları’nın takipçisi olmalı ve unutturmamalıyız. Tekrar yaşanmaması için örgütlenmeliyiz” diye konuştu.
Çok kimlikli yapı hedeflendi
Panele canlı video bağlantısıyla katılan yazar Aziz Tunç da, Mereş Katliamı’nın bölgedeki çok kimlikli yapıyı parçalamak için kurgulandığının altını çizdi. Katliamı gerçekleştiren gücün devlet olduğunu belirten Tunç, “Dün Mereş ‘ı nasıl örtbas etmeye çalıştılarsa bugün de Roboskî’de gencecik insanları katledenler bilinmesine rağmen örtbas ediliyor. Ama biz katliamları unutmamalıyız. Hafızamızı sürekli diri tutmalıyız” diye konuştu. Konuşmaların ardından katılımcıların soru ve yorumlarıyla devam eden etkinlik lokma dağıtımıyla sona erdi.
‘Mereş’ten Roboskî’ye...’
Avusturya’nın başkenti Viyana’da ise, Demokratik Halk Meclisi Eğitim Komisyonu tarafından, ‘Mereş ‘tan Roboskî’ye’ başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Kürdistan Enformasyon Bürosu’nda (KIB) yapılan panele konuşmacı olarak, Eğitim Komisyonu sözcüleri Bayram Gültekin ile Sirac Mêrdînî katıldı. Gültekin yaptığı konuşmada, katliamdan henüz bir yıl sonra yaşamını yitirenlerin mezarlarının kaldırıldığını hatırlattı. Sirac Mêrdînî ise, Roboskî Katliamı’na değindi. Panelde ayrıca, Mereş ve Roboskî Katliamları’nın anlatıldığı sinevizyon gösterimi yapıldı.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/HABER EKİBİ