Dün, çamurdan kurabiye yapanlar, siyahlar yani Haiti halkı, Birleşmiş Milletler ordusunu protesto etmek için büyük bir yürüyüş yaptı. Tek tek milletlerden ne hayır gördük ki birleşmişinden görelim. Bildiğiniz işgal ordusu işte. Ben onları Kamboçya’dan biliyorum ve Kosova’dan. Oraları da kurtardı bu ordu. Kendisiyle birlikte ortaya çıkan uyuşturucu trafiğine, seks turizmine aldırmayın. Her kurtarmanın bir bedeli vardır. Kovboy filmi seyretmediniz mi siz? Kovboy kızı kurtarır ama kız alan kendisi olur. Kosova, BM kontrolü altında Avrupa’nın beyaz kadın ticaretinin merkezi olmuştu. Askerin bastığı yerde ot bitmez sözünü yalancı çıkarıyor bu ordu. Ticareti geliştiriyor.
Haiti Cumhuriyeti’nin bayrağında ‘Eşitlik, Özgürlük ve Kardeşlik’ yazar. BM ordusu yazmadı bunu. 1791’den beri var. Dünyanın kurulan ikinci cumhuriyeti. Amerika kıtasının ilk. Dünyanın ilk bağımsız siyah devletidir. Yüzde 95 siyahtır zaten. Bu yüzden başlarına geldi ne geldiyse zaten. Çünkü siyah olmak çok değerlidir dünyada. Bu kadar siyah olmasaydı daha önce biterdi bu yoksulluk. Siyahlar tembel millettir zaten. Haiti’de çok tembeldi. Bu yüzden köleliğe karşı geldi. Halbuki ekmek ve su beyazdan, ne güzel yaşayıp, çalışıp gidiyorlardı. İsyan ettiler. Fransa’yı topraklarından kovdular. Fransa ise hakkını istiyordu.
Haiti’de sahip olduğu malların bedelini istedi. Bu mallar Haiti’lilerdi. İsyan eden özgürlüğüne kavuşan kölelerden paralarını istedi. Bunun için İngiltere filan birleşip ambargo uyguladılar. O sırada dünyanın bir sürü yerinde düşmandılar ama ambargoda birleştiler. Ticaret ticarettir çünkü ve kutsal mülkiyet. Bu ambargo karşısında mecburen anlaşma imzaladı bağımsız Haiti Cumhuriyeti ve yüzyıldan daha fazla zamandır her yıl köle parası ödüyor Fransa’ya. Ödediği para kendi bütçesinden fazla. Çamurlu kurabiyeler bir Fransız mutfağı eseri yani.
2010 yılında 7 şiddetinde bir deprem oldu. 220 bin ile 316 bin kişi arasında insan öldü. Bu sayıda tartışmalı. Şöyle ya da böyle bir sayı işte. Yüz bin kişi kadar fark ediyor ama Haiti’li olduğu için çok önemli sayılmaz. Deprem haberleri verilirken bir yetkili Haiti’de bulunan çok şükür 55 Türk’ün sağlığı yerinde demişti. Bir Türk dünyaya ve yüzbin kadar Haitili’ye bedeldi. Yüzbinden fazla ev yıkıldı. 1.5 milyon insan evsiz kaldı. Çok yardım etti dünya. Mesela BM ordusu için yeniden binalar yaptılar. Halk, hani çamurdan kurabiye mucitleri kendi gecekondularını inşa ettiler. Geçen Ağustos da kentsel dönüşüme tabi kılınmaya çalışıldı. Bu gecekonduları yıkıp iş merkezleri yapılacaktı. Sağlıksızdı evler ve çirkin görünüyorlardı. Zaten 500 bin kişi hala geçici konutlarda yaşıyorlardı. Fakat iş merkezleri yapılmazsa köle borçları nasıl ödenebilirdi ki? Borç borçtur.
Kıyamet kopacak deniyor ya 21’inde yani bu yazıyı okuduğunuz gece. Eğer kopmazsa hatırım kalır. Yaşasın kıyamet.
HAİTİ
Port au Prince diye bir şehir var. Hiç adını duydunuz mu bilmiyorum. Sokaklarında çamurdan kurabiyeler satılır. Açlığı kandırırlar. Bildiğiniz çamur bu. Tarifini alamadım. İyi olurdu almak. İkram etmek isterdim mesela Birleşmiş Milletler (BM) toplantısında. Yok yok ilgilenmedikleri için değil. Ne yazık ki çok ilgilendikleri için. BM’nin küçük bir ordusu Port au Prince’de ve Haiti’nin diğer kentlerinde. Siz küçük dediğime bakmayın binlerce askeri, silahı, tankı ve tüfeği ile darbeyi korumaya gelmişlerdi ve gitmediler. Daha doğrusu darbeyi yapmak ve korumak için. Uzun yıllar süren diktatörlüğü yıkan halkın seçimle başa gelen Nobel ödüllü başkanı Aristide’yi devirmişti bu ordu. Allah korusun hemen kapı komşusu Küba gibi olabilirdi bu ada. Çünkü Aristide bütün ekonomik dayatmalara mecburen evet demiş ama telefonun, elektriğin ve suyun özelleşmesine karşı çıkmıştı. Dün mü satmışlardı bizde bütün otoyolları ve köprüleri? Yani O, hak etti darbeyi. Bak bizim demokrasimiz dimdik ayakta.