Sırrı Sakık’ın Meclis’teki konuşmasında MİT’e, Hakan Fidan’a teşekkür etmesi ve ardından BDP Grup Başkanı Pervin Buldan’ın "yanlış anlaşılma" açıklaması ilginç bir gelişmeydi. İlginç tartışmalar da yarattı.

Hakan Fidan bir tuhaf, karanlık bir adam. Teşekkür edilecek bir şey yapmış mı yapmamış mı bilemem. Ama Kürt hareketi üzerinde, Kürtler üzerinde klasik devlet yapılarından farklı hesapları olan biri olduğu kesin. Üstüne üstük bu yaklaşımını Recep Tayyip Erdoğan’a benimsetecek kadar etkili.

Ama bu yaklaşımın, bu hesapların içeriğini bilmiyoruz. Görüşmelere katılan, sürdürenlere de bu niyetler açık ifade edilmiyordur tabii ki. Üç beş adam gönderip Suriye tarafından boş arazilere füze attırarak savaş başlatmayı düşünecek kadar "pratik" bir istihbarat şefinin çok da Kürt halkının lehine niyetler beslediğini düşünmüyorum.

Teşekkür meselesi başka bir mesele. Sırrı Sakık’ın teşekkürünü "Hakan Fidan sen ne ettinse iyi ettin, helal olsun" şeklinde anlamak haksızlık olur. Sakık konuşmasında görüşmeler süresince çatışmalar sonucunda can kayıplarının yaşanmamasından duyulan memnuniyeti ifade ederek görüşmelerin devam etmesine yönelik bir vurgu yapıyor. Bu sözleri tutup Hakan Fidan’ın ve MİT’in karıştırdığı her haltı onaylamak olarak algılamak çok da doğru olmaz.

Teşekkür etmeye ya da en azından bu kelimeleri kullanmaya gerek var mı yok mu tartışması başka bir tartışma.

***

Bu tartışmayı başka bir boyuta götürüp "Hakan Fidan’a bu süreçteki rolü konusunda minnet mi duyacağız" diye sorabiliriz.

Henüz böyle şeyler konuşmak için çok erken. Çözüm süreci süreci başarıya ulaşırsa Kürtler, Türkler, tüm diğer halklar bu süreçte payı olan herkese hakkını verir. Ortada bir düşmanlık hukuk kaldıysa onun hükümleri o zaman geçersiz olur.

PKK ile Türk ordusu arasında küçük bir iki olayın dışında herhangi bir çatışma yaşanmaması ve bunun sonucunda can kaybı olmaması memnuniyet verici bir gelişme. Ama bu sadece bir adım. Önümüzdeki dönemde can kayıpları ile sonuçlanacak çatışmaların yaşanmayacağının garantisi de değil.

Hakan Fidan’ın da rolünün ve niyetinin ne olduğunu ancak zaman gösterecek. Başka hiçbir şey değil. Dolayısıyla bu tartışmayı belli ki uzunca bir süre ertelemek durumundayız.

***

Kürt siyaseti olgunlaştı. Kürt siyasetçileri birbirlerini teker teker değişik konulara karşı geliştirdikleri yaklaşımlardan ibaret görüp yargılamıyor. Buldan ve Sakık’ın hemen hemen aynı konuya gösterdikleri farklı yaklaşım üzerinden kriz yaratmak isteyenler iki haber yapıp sonra sonuç almadığını görüp vazgeçtiler. Sakık ile Buldan’ın açıklamalarının yarattığı en olumlu sonuç da aslında bu oldu.