Unuttuk sanıyorsunuz değil mi, hayır unutmadık. Bizde yaralar öyle kolayca kapanmaz. Siz, zorba yönetenler, unutmaya da unutturmaya da çalışsanız, bizler unutmayacağız! Roboskî, unutulacak bir olay değil, bir katliamdı o gün orada yaşananlar. Ve katliamlar unutulmazlar, toplumlar onları zihinlerine kazınırlar…
Bizler sözlü tarih geleneğinden geliyoruz. Sözlü tarih geleneğini siz de biliyorsunuzdur, hiçbir şey unutmadıklarını bilirsiniz. Bu geleneğin/tarihin insanları zihinlerinde biriktirdiklerini kulaktan kulağa akıtarak geçmişten geleceğe taşırlar, hiçbir şey unutulmadan acıları daha yaşandığı o günün duygusu ile aktarırlar hem de. Katliamlar, toplumların belleklerinde utanç sayfalarıdır aynı zamanda. Sıklıkla açılır o sayfalar; bellekler tazelenir ve tazelendikçe bilmelisiniz ki her gün yeniden unutmadığımızı ve unutmayacağımızı bir kez daha haykıracağız.
Sanıyorsunuz ki tasmaladıklarınıza emirler yağdırarak, her gün yeniden ve yeniden ülkeye ayar çekerek açtığınız yaraları, yaptıklarınızı unutturacak. Bilmediğiniz bir şey var, siz zalimler unutturmaya çalıştıkça bizler daha derinden yeniden hatırlıyoruz! Unutulmaya terk edince sanıyorsunuz ki kendiliğinden zihinlerde silinip gidecek. Gitmez öyle kolay kolay bu zihinlere kazınan yaralar, sözler…
Bu zulmünüz unutulmaz ey zalimler, bin yıllar öncesinin Dehak’ı, Nemrut’u unutulmadı, sizler de unutulmayacaksınız. Bugünün zulmünün o bin yıllar evvelinden ne farkı var? Aynı şey değil mi? Dehak daha masumdu belki sizin bu bin bir kurnazlıkla işlettiğiniz tezgâhınızla karşılaştırdığımızda! Onca zulmü sistematikleştirenlerin unuttuğu bir şey var, zulmün türlüsünü tattırdıkları bu halk, bin yıllar öncesinde o zalimler zalimi Dehak’ın sarayını başına yıkmakla kalmamış, kafasına da gürzü indirmişti.
Düşen mi düşürülen mi olduğunu bir türlü anlayamadığımız uçakla ilgili adeta seferberlik ilan edenler, olay gününden bu güne hemen her gün kameralara açıklamalarda bulunup olayın peşini bırakmayacaklarını söylediler. Roboskî Katliamı için kıllarını kıpırdatmayan bu zatlar, yaptıkları tüm açıklamalarda olayı bir an önce örtbas etmeye yönelik çırpındılar adeta. Süreci soranlar, sorgulayanlar için de gözdağı vermekten geri durmadılar. Sanıyorlar ki söz uçuyor; söz uçmuyor zihinlere kazınıyor, unutulmayacak!
Siz zalimler, pazarlamada usta olanlar, derme çatma işlerinizi dünyanın şahanesi diye pazarlayabilirsiniz. İnsanlarınızı uçaklarla bombalayıp uçaklarınıza övgüler dizebiliyorsunuz, başka ülkelerin sınırında uçururken o uçakları anlatmakla bitiremiyorsunuz bir türlü… Dünyanın şahanesi TOKİ’nin Samsun’da gördük nasıl bir şey olduğunu! Pazarlamadaki maharetinizi olayların üzerini örtbas etmekte kullanıyorsunuz. Ustalık dönemi dediğiniz buymuş meğer! Unutulmayacak bunlar da…
Siz ülkeyi yönetenler, “Her şey mümkündür, yine de hiçbir şey mümkün değildir. Her şey mubahtır ama aynı zamanda hiçbir şey mubah değildir. Hangi taraftan gidersek gidelim, o yol diğerinden daha iyi değildir” diyen E. M. Cioran’ın sözlerine karşı ille de sözün yarısını alıp kendi aklınızca her şeyi mümkün, mubah ve daha iyi gören zihniyetiniz her gün daha fazla raydan çıkıyor. Giderek şuursuzlaşan yaklaşım ve eylemlerinizin ardı arkası gelmiyor. Her gün bir dip daha yapınca anlıyoruz. Daha bir yara kabuk bağlamadan yenisini açıyorsunuz. Depremde yaptıklarınız ve yapmadıklarınız unutulmadan, planlı bir şekilde bir katliam tasarlayıp kendi vatandaşlarınızı bombaladınız. Daha bu yaptıklarınızın bırakın hesabını vermeyi, öz eleştirisini bile vermeden cezaevlerinde uyguladığınız zulmün sonunda yine insan yakarak cinayetler işlediniz. Bir katliamın üzerinden altı ayı geçti, zerre ilerleme kaydetmediniz, üstüne üstlük üstünü örtmek için söylenmedik söz bırakmadınız. Yapmadığınız gündem değiştirme şarlatanlığı kalmadı. Tüm çabalarınıza rağmen unutmayacağız, unutturmayacağız!
Sonuçta yine Cioran’ın dediği gibi, “Her şey için bir açıklama var, yine de hiçbir şeyin bir açıklaması yok. Her şey hem gerçek hem gerçek dışı, hem normal hem de saçma, hem görkemli hem sönük. Herhangi bir şeyden daha değerli başka bir şey yok, herhangi bir fikirden daha iyi bir fikir yok.” Her şeyin bir açıklaması var ve onu istiyoruz, tüm gerçeklik ve çıplaklığı ile, normal ve anormal halleri ile… Ötesinde yapılan-söylenen hiçbir şey yüreğimizi soğutmayacak! En samimi şekilde gereği yapılmadığı sürece, siz zalimler ar etmedikçe bizler yatıp kalkıp Roboskî diyeceğiz. Çünkü UNUTMAYACAÐIZ! UNUTTURMAYACAÐIZ!
Not: “Sıra sana da gelecek” diyenlerin tehditleri bizler korkutmuyor!
HAKAN TUNÇ: Siz zalimler ar etmedikçe UNUTMAYACAÐIZ!