İtalyan Karim Franceschi, Kobanê sınırında bir süre kaldıktan sonra YPG saflarına katılma kararı aldı. Bir devrimci olan ve bunu yaşamak isteyen Franceschi, doğru yeri bulduğunu düşünüyordu. "Siyah bayraklı faşistlere karşı silahlı mücadeleye gireceğim" diyen Karim Franceschi, şimdi YPG'li.

İtalyan bir grup Kobanê sınırındaki Suruç'un köylerinde süren direniş katılmıştı. Sınırda bulunan Sendika.Org yazarlarından Murat Bay, grup üyelerinden Karim'in anlatımlarını da kayddetti 7 Kasım'daki günlüğünü okuyucularıyla paylaştı. Çünkü Karim YPG'ye katılmış ve arkasından da bir mektup bırakmıştı. İşte Bay'ın günlüğündeki ilgili kısım:


Karim’in hikâyesi

İtalyan çocuklardan esmer olanının (Karim) ilginç bir hikâyesi var. Babası o daha 12 yaşındayken kansere yakalanıp hayatını kaybetmiş. Uyumak için girdiğimiz köy camisinde bombardıman sesine uyandık ve bir daha uyuyamadık. Ateşin başındaki insanların sayısı soğuk hava dolayısıyla azalmıştı. Biz de terk edilmiş bir kor ve kül yığınının önüne çöktük. Uzaktan çatışma sesleri geliyordu. Kendiliğinden anlatmaya başladı Karim, “Bir ay sonra tekrar gelip bu defa karşıya geçeceğim” dedi Kobanê’yi göstererek. Savaşın “bizim” gibi insanlar için zor olduğu üzerine konuşuyorduk. “Birini öldürebilir misin” diye sorduğumda “Birini öldürmeye asla hazır olamazsın” diye cevapladı. Buradaki insanlar savaşın içine doğuyorlardı zaten ve savaşırken konsantrasyonları dağıtacak çok az şey olduğunu söylüyordum. Üniversite eğitimi almış ve dünyanın birçok yerini görme imkânı olan bir Avrupalının kafası binlerce gerekli gereksiz anıyla doluyken çelişkilerin giderilmeden savaşçı olmanın zor olacağını söyledim. Buraya her gün maceracı insanlar geliyor, kimisi daha buradayken vazgeçiyor kimisi gönderilmek üzereyken sınırdan dönüyor. Burada TV ekranlarında gösterilen ya da gazetelerde yazandan çok daha fazlası var çünkü. Burada gerçek bir savaş var. Ancak ne istediğini bilen insanların yüklenebileceği bir yük savaşçı olmak…


Musollini'ye karşı partizan baba

Karim anlatmaya devam etti; babası daha çok gençken Mussolini’ye karşı Partizan saflarında yıllarca savaşmış. “Ben küçükken babam bazen savaş zamanından hikâyeler anlatırdı, babamın savaşırken gördüklerini görmek istiyorum, yaşadıklarını aynı duyguları yaşamak istiyorum” diyor. İtiraf etmese de babasına karşı duyduğu o gizli hayranlığını aslında saklayamıyor.


Şimdi yapmazsam bir daha yapamam

Çok küçük yaştan beri hep asker olmak istemiş ve bunun için Fransız Lejyonuna yazılmış. Bir süre orada eğitim aldıktan sonra yanlış yerde olduğunu anlayıp oradan ayrılmış. “O emperyalist pisliklerle daha fazla devam edemezdim” diyor gülümseyerek. 

Suriye iç savaşı patlak verince de Esad’a karşı ÖSO saflarında savaşmayı aklından geçirmiş fakat kısa süre sonra ÖSO’nun da temiz bir örgüt olmadığını yani Esad’dan farkı olmadığını anladığını söylüyor. Şimdi burada Kobanê sınırındaki Mehser Köyü'nde kalıyor.

Dün gece, uçaklar bombaladı ve duman bulutu 1 km kadar yükseldi.

Dün gece ateşin başında otururken “Kobanê benim yıllardır aradığım şehir ve onu buldum sonunda” dedi. Bu benim son şansım ve “Eğer şimdi yapamazsam bir daha da yapamam” diyordu. Herkesin savaşmak için gerçek bir sebebi vardır. Aksi halde insanı cehennemin içine sokacak sebeplerin basit olabileceğini düşünmüyorum.

Ateş azalmıştı bana döndü. Yüzünün yarısı karanlığın içindeydi diğer yarısı ise ateşin şavkı ile aydınlanıyordu. “Bunları bu güne kadar hiç kimseye anlatmadım, şimdi neden anlatıyorum bilmiyorum” dedi. Gülümsedik birbirimize, sessizce Kobaneyi izledik…


Karim Franceschi’nin mektubu

Karim'in arvultura.it adresindeki İtalyanca mektubu Gökçe Deniz Balkan Sendika.Org için çevirdi. Senigallia'da(İtalya’nın kuzeyinde bir yer) 7 Ocak 2015'te yazıldığı kaydedilen mektup şöyle:

İtalya’da devrimci olmaya talip tüm hareketler, Rojava’da muadilini buldu ve etkin bir yardım ağı kurma yolunda hareket etmekte. Katılım çağrılarından kasa kasa mandalinalara kadar Kobanê için yapılan tüm bu yardım ve dayanışma, somut bir adım halini aldı: mücadeleye katkı.


Yarayı iyileştirmiyor

Fakat bence (benim materyalist gerçeklik yorumuma göre) Suriye Kürdistan’ındaki gibi bir savaş mücadelesinde, askeri (militer) olanın dışında sarf edilen efor, verilen emek (yani silahlı mücadeleye katılmanın dışında yapılan yardımlardan söz ediyor burada) her ne kadar onurlu ve paylaşılabilir de olsa, yarayı iyileştirmekten çok, kanı durdurmak için tampon yapmakla sınırlı kalacaktır.

Rojava bugün henüz demokratik bir otonomdan ziyade bir savaş alanı.

Kobanê Kantonu'nun eski yöneticisiyle yaptığım bir görüşme sırasında, savaş politikasını ayrı tutarak tanımladığımda, bana “savaş politiktir” demesine oldukça şaşırmıştım. Savaş sığınmacılarının yüklerini hafifletmek, onlara yardım etmek iyi bir şey ama inanıyorum ki Rojava’da ve yalnız Rojava’da, ancak ve ancak sergilediği bu direniş sayesinde Ortadoğu’da laik, feminist, çevreci ve kendi özgür iradesiyle var olan bir yaşam denemesi olarak tanımlanan “demokratik konfederalizm” gerçekleşebilecektir.


Gerçeğin yüzüne dimdik bakmak

Benim için devrimci olmak, orada olup o direniş pratiğini paylaşmak, korkuyu alt ederek, gözlerini hiç ayırmaksızın gerçeğin yüzüne dimdik bakmak anlamına geliyor.

Kobanê’ye doğru yola çıktım. Şimdi beni kısa bir eğitim bekliyor, sonrasındaysa İtalya’daki ve tüm dünyadaki yoldaşlarla birlikte demokrasi ve özgürlük savaşı vermiş olan babamın yaptığını yapacağım. Siyah bayraklı faşistlere karşı silahlı mücadeleye gireceğim.

Silaha sarılmak ve kendi hayatınla oynamak çok korkutucu bir şey fakat her devrimci, politik durum ne gerektiriyorsa onu yapar.

Benim hürriyet, adalet ve eşitlik ideallerimin ulusal ya da kültürel sınırları yoktur. Bugün, benim vatani değerlerim evrenseldir. 


 HABER MERKEZİ




Yaralandığım için üzgünüm


Şengal'i Özgürleştirme Operasyonu sırasında düşen havan topu sonucu iki arkadaşını kaybeden ve kendisi ile birlikte 3 arkadaşı yaralanan Hollandalı YPG savaşçısı Richard Jansen (Serhat Botan), iki haftadır tedavi gördüğü Süleymaniye hastanesinden babası tarafından Almanya'nın Aachen kentine getirildi. 



Üzerinde YPG üniforması bulunan ve yakasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK rozetlerini taşıyan Jansen’i aralarında PYD temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi karşıladı. Hollanda basını da Jansen'in getirilişini takip etti. 

Jansen, Düseldorf'tan Aachen kentine götürülerek Üniversite kliniğinde tedavi altına alındı. 

Vucüduna aldığı şarapnel parçaları sonucunda bedenin sol tarafı komple felç olan Jansen, tedavasini biran önce tamamlamak ve yarım kalan mücadelesini sürdürmek istediğini söyledi. 

Hollanda'dan YPG'ye katılmadan önce koluna Kürtçe "Benim Allah'la randevum var. Kürtler için ölmeye geliyorum. Bana yer ayır" yazdırdığı görülen Richard Jansen şunları söyledi: "Pişman değilim. Ben orada işlerimi yarım bıraktım. Erken yaralandığım ve mücadelem yarım kaldığı için üzgünüm. Yoldaşlarımı bıraktım. YPG'nin bana ihtiyacı var. Kalbim orada. Biran önce dönmek istiyorum. Ben bir Hollandalı olarak doğdum fakat Kürt olarak ölmek istiyorum. Bütün dünya Kürtlere kulak versin. Kürtler dünya ve insalık için savaşıyor ve kazanacak. Avrupa'da PKK üzerinde ciddi bir ön yargı var. Bu önyargı kırılmalı. Özellikle Hollandalılar Kürtleri dinlemeli ve sorunlarına ortak olmalıdır."


70 yaşımda bakışım değişti

Süleymaniye'de hastanede kaldığı 2 hafta boyunca onu hiç yalnız bırakmayan baba Leo Jansen, "Oğlumu burada tedavi ettirip onunla birlikte Kürdistan'a geri dönmek istiyorum" dedi.

Oğlunun YPG'ye ilk katıldığında karşı çıktığını ve kabullenemediğini söyleyen baba Jensen, "İlk başlarda çok karşı çıktım. Kabullenmek istemedim. Kızdım. Fakat şu an anlıyorum oğlumu. Sonuna kadar onun arkasındayım. Oğlum düzelsin onunla birlikte Kobanê'ye, Şengal'e gidip orada kalacağım. Belki savaşamam ama elimden ne geliyorsa yapmak istiyorum. Orada kaldığım dönemde Kürtler bana insalığı öğretti. 70 yaşından sonra hayata bakışım değişti. İnsana, kadına bakışım değişti. Komün yaşamı, ortak yaşamı öğrendim orada. Oğlumun en başlarda macera için orada olduğunu düşündüm fakat o insanlık için, Kürtler için orada" dedi.


RONİ YILDIRIM / AACHEN