İtalyan yazar Alessandro Perissinotto, “Per Vendetta/İntikam İçin” adlı son romanında, Arjantin’deki generallerin Vatikan ve İtalyan Mason Locası P2 arasındaki karanlık ilişkilerini irdeliyor.
Perissinotto, çağdaş İtalyan edebiyatının önemli isimlerinden biri, aynı zamanda üniversitede öğretim üyesi ve çevirmen. 2005 yılında ‘Al mio giudice’ adlı romanıyla Grinzane Cavour adlı edebiyat ödülüne değer görüldü. La Stampa gazetesinde de yazılar yazan Perissinotto, bugüne kadar büyük beğeni kazanan birçok romana imza attı.
Perissinotto, yedi polisiye romanın ardından ilk kez konusunu gerçek yaşamdan alan bir romanla okuyucularının karşısına çıktı. “Per Vendetta/İntikam İçin”, Arjantin’de cunta döneminde yaşananlara odaklanıyor.
Yazarın yeni romanı diğer yedi romanıyla ortak bir özellik olarak kahramanların hakikati araması örgüsü içinde işlenmiş. Ancak bu kez hakikat arayışçıları dedektifler değil cunta rejiminden etkilenen insanlar.
P2 (Propaganda 2) adıyla bilinen gizli İtalyan mason locası ile Vatikan arasındaki karanlık ilişkileri kaynaklar ve belgeler önererek kurgusal bir içerikte anlatan roman, Vatikan ile darbeci generallerin ilişkilerini ilk kez bu düzeyde sorguluyor.

Bir resimle gelen kitap

Torinolu ünlü yazar Alessandro Perissinotto bu romanının diğer eselerinden çok daha fazla kendisini zorladığını belirtiyor. Perissinotto, romanın yazılış sürecini şöyle anlatıyor: “Arjantin’deki cunta rejimini irdeleyen bir roman yazma fikri ilk kez bu ülkeye kitaplarımın tanıtımı için gerçekleştirdiğim bir ziyaret sırasına oluştu. Bir gün duvarda bir poster gördüm. Posterde bir işkenceci resmediliyordu ve oradaki canlandırma beni çok etkiledi. Posteri hazırlayanlar yakınlarını cunta rejimi sırasında kaybedenlerdi. Onlar devlet tarafından adaletten yoksun bırakılmış ve işkence konusuna insanların dikkatini çekmek isteyen kesimlerdi.” Perissinotto, o resimde, hem tarihi bir hakikatin hem de adaletsizliğe uğramış olmanın işlendiğine dikkat çekiyor.
Romanda, İtalya’dan ailevi nedenler ve Berlusconi iktidarının uygulamaları yüzünden ayrılıp Arjantin’e yerleşen genç bir İtalyan profesörün öğrencisine aşık olduktan sonra yaşadıklarını anlatıyor. Profesör Efrem’in aşık olduğu öğrencinin adı Alicia. Genç Alicia annesinden kendisine miras kalan bir acıyı içinde barındırıyor. Çünkü annesinin sevgilisi Arjantin’deki darbe sırasında kaybedilmiştir. O’nun akıbeti konusunda tek bilgi sahibi olabilecek kişinin peşine düşer Efrem ve Alicia. 


İtalya’ya ayna tutuyor

Arjantinde’ki cunta rejimini farklı bir şekilde irdelemek istediğini belirten Perissinotto, şöyle devam ediyor: „Normalde parçalı bir şekilde anlatılır bu konu. Kurbanlar için merhamet duygusu uyandırılır ama cunta rejimini bunları yapmasına neyin izin verdiği anlatılmaz. Bugün hala bize değerler olarak sunulan bir konsept içinde yapmışlardır ne yapmışlarsa: Tanrı, anavatan ve sadakat. Bazı yazarlar toplumun hafızasını koruması ve hakikatin aramasından ibaret tarafını meşrulaştırmaya çalışır. Bir yazar olarak pek az şey yapabilirim ama gerçek ve hafıza benim önemli görevlerimden.“
Perissinotto, Arjantin’i, İtalya’daki duruma ayna tutmak için incelediğini belirtiyor. Çünkü, ülkesinde 1948 yılında cumhuriyetin ilan edilmesinden bugüne kadar sürekli olarak siyasal suçlar konusunda bir inkar politikası izlendiğini, hakikatin inkarının yasal hale geldiğini düşünüyor.
Perissinotto, „Bu romanla göstermek istediğim adaletin inkar edilmesi durumunda bazı insanlar, adaleti sağlamanın tek yolunun intikam almak olacağını düşünebilirler“ diyor.


KÜLTÜR SERVİSİ