
Her iki hukuk kurumu da sokağa çıkma yasağı ilan edilen kentlerde yaşanan hak ihlalleri ile ilgili yaptıkları inceleme ve hazırladıkları raporlar ile hükümetin hedefi haline gelmişti. Başta Şırnak, Amed ve Mardin olmak üzere birçok kentte ilan edilen sokağa çıkma yasağı esnasında incelemeler yaparak yaşananlar kayıt altına alındı. Hazırlanan raporlar daha sonra uluslararası kuruluşlar ile paylaşıldı. Cizre’de yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan rapora devlet tarafından tepki gösterilerek raporu hazırlayan kurumlara ilişkin soruşturma başlatılmıştı.
Sayısız davayı takip etti
2010 yılında faaliyetlerine başlayan ÖHD, birçok kentte şubeler açarak, yaşanan hak ihlallerine karşı mücadele yürüttü. Gazetecilerin davalarını yakından takip eden ÖHD, akademisyenlerin, öğrencilerin, Gezi, Cerrattepe ve KCK davalarının yanı sıra 10 Ekim Ankara Katliamı davası, işçi ve kadın cinayetleri davalarının takipçisi oldu. Türkiye’de oluşturulan birçok platformun içerisinde yer alan ÖHD, Uluslararası Avukatlar Platformu (ELDH) resmi üyesi.
42 yıllık mücadele: ÇHD
Kapısına mühür vurulan ÇHD ise, 42 yıl boyunca hukuk mücadelesi yürüttü. Türkiye’nin birçok kentinde şubesi bulunan ÇHD’nin, 42 yıllık süre zarfında onlarca üyesi gözaltına alınıp, tutuklandı, büroları defalarca basıldı. ÇHD’li avukatlar, başta kadın, işçi, öğrenci, ekolojistlerin davalarını yakından takip etti. Cerrattepe, Gezi, Soma, KCK davaları başta olmak üzere onlarca davada mağdurları savundu. Birçok uluslararası hukuk platformuna üye olan ÇHD, oluşturduğu eğitim devreleri ile avukatlığa yeni başlayanlar için eğitimler verdi.
ÖHD ve ÇHD’lilerin adliye kapılarında yaptıkları basın açıklamalarına çoğu kez polis saldırdı. Müvekkilleri ile görüşmek için cezaevlerine veya gözaltı merkezlerine giden avukatlar, polis ve askerler tarafından saldırıya uğrarken, ırkçı grupların hedefi oldu.