Kürdistanlılar, 26 Kasım 1993’te kirli pazarlıkların bir sonucu olarak Almanya’da yürürlüğe giren PKK yasağına karşı önceki gün Almanya’nın Karlsruhe kentindeki Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. 

Başvuru esnasında çok sayıda Kürdistanlı mahkeme önünde bir araya geldi. 5 kişiden oluşan heyet de PKK yasağı ve bu haksız yasağın Almanya’da Kürt toplumu üzerinde yarattığı tahribata ilişkin 21 sayfadan oluşan dilekçeyi mahkeme yetkililerine teslim etti. 

Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi’ne (NAV-DEM) bağlı olarak Baden Württemberg Eyaleti’nde faaliyet yürüten tüm Kürdistanî kurumlar adına yapılan başvuruda 26 Kasım 1993’ten beri Almanya’da yürürlükte olan PKK yasağının kaldırılması ve Kürt toplumunu kriminalize eden Almanya Anti Terör Yasası’nın 129a/b maddelerinin iptali isteniyor. 

Dilekçenin kapsamı

 21 sayfalık başvuru dilekçesi 3 bölümden oluşuyor. 

1- Alman devleti ile Türk devletinin tarihsel ilişkileri:

Bu bölümde, Almanya-Türkiye ilişkileri, silah ticareti, sanayi, inşaat sektörü, diğer ekonomik ve siyasi ilişkiler bazında ele alınıyor. Bu ilişkilerden dolayı on yıllardır Kürt halkının kurban edildiği belirtiliyor. 

Türk-Alman ilişkileri, 70’li, 80’li ve 90 yıllarda ne şekilde geliştiği anlatılıyor. 1993’te devreye konulan PKK yasağı ile o günkü konjonktürel süreç ve ilişkiler analiz ediliyor. 

PKK yasağının Kürt halkına karşı bir yasak olduğuna dikkat çekilirken, bu adımın Türk devletine askeri, ekonomik ve siyasi karşılığı olan bir hediye anlamı taşıdığı ifade ediliyor. 

Bununla birlikte silah ticareti ve ekonomik olarak diğer alanlarda birçok anlaşma yapıldığı da vurgulandı. PKK yasağının Türkiye’nin talepleri doğrultusunda devreye konulduğunu, bu yasağın mimarı olan o dönemin Federal İçişleri Bakanı Manfred Kanter tarafından itiraf edildiği bilgisi dilekçede yer aldı. NATO Gladyosu tarafından katledilen İsveç Başbakanı Olof Palme olayı, PKK yöneticilerinin yargılandığı Düsseldorf Mahkemesi’nin, 1993’teki yasağa zemin teşkil ettiği bu bölümde ele alındı. 

2- İki devletin tarihsel ilişkileri, PKK yasağının geliştirilmesi ve PKK’nin Kürt toplumu üzerindeki etkileri: 

Dilekçenin bu bölümünde, Kürt derneklerinin kapatılması, faaliyetlerinin kriminalize edilmesi, insanların normal yürüyüşlere katılmalarından dolayı oturumlarının elinden alınması bu yasakla birlikte gelen uygulamalara örnek olarak gösteriliyor. Haksız ve anti demokratik uygulamalara zemin olan   söz konusu yasağın, demokratik haklarını kullanmak ve öz iradesini beyan etmek isteyen Kürt toplumuna karşı bir saldırı olduğu belirtiliyor. Bu bölümde başta gençlik olmak üzere Kürt toplumu üzerinde bu yasağın olumsuz yansımaları olduğu vurgulandı. 

Alman devletinin tüm kriminalizasyon ve saldırı politikalarına rağmen Kürtlere geri adım attırılmadığı da dilekçenin bu bölümünde vurgulanıyor. Kürtlerin direngenliğinin ise meşru mücadeleden kaynağını aldığı belirtildi. Yasağın, asosyalleşmeye, ev aramalarına, Kürt siyasetçilerin cezaevlerine konulmasına ve bir bütünen Kürt toplumunda travmaya yol açtığına işaret edildi. 

3- Hukuki boyut (129 a/b maddeleri):

Kürtlere ve demokratik güçlere uygulanan Alman Anti Terör Yasası’nın 129 a/b maddelerinin ulusal ve evrensel hukuk anlaşmalarına uygun maddeler olmadığı bu bölümde vurgulandı. 

Gerekçe olarak da bu maddelerden yola çıkarak dava açılmasına mahkemelerin değil, bakanlıkların karar verdiği ifade ediliyor. PKK’ye üye olduğu gerekçesiyle cezaevlerinde bulunan Kürt siyasetçinin bir nevi tecrit konumunda tutulduğu ve bu yöntemin de işkence olduğu dile getirildi. 

Ayrıca telefon mesajları, e-maillerin bir kişinin 'terörist' olarak suçlanmasına yeterli olduğu, seçim çalışmaları ve temel haklar kapsamında ele alınması gereken yürüyüş ve mitingi düzenlenleyenlerin bile  'terörist' olarak yargılandığına vurgu yapıldı. Bu bölümde, Kürt kurumlarının sosyal ve kültürel çalışmalar esnasında alması gereken sosyal yardımların da engellendiği dile getirildi.  

Alman cezaevlerinde 129/b maddesinden şu anda 12 tutuklu ve hükümlü Kürt siyasetçi, 10 ATİK’li yönetici, 2’de Anadolu Federasyonu üyesi bulunuyor. 


RAMAZAN MARANKOZ  / HABER MERKEZİ