
Suriye'nin Halep şehrinde Kürtlerin yaşadığı Şêxmeqsud Mahallesi'nde Baas rejim güçlerinin saldırılarıyla birlikte başlayan çatışmalar şiddetleniyor. Çatışmalar nedeniyle onlarca kişi yaşamını yitirirken, 100 bin kişi de göç etti. Saldırıların Baas rejiminin planı sonucunda gerçekleştiğini belirten YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, ANF'nin sorularını yanıtladı.
Son günlerde Kürtlerin yaşadığı Şêxmeqsud Mahallesi'nde çatışmalar şiddetlendi. Çatışmaların perde arkasında neler var, orada ne oluyor?
Halep’te son günlerde yaşananlar, devlet güçleri ile Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı bazı gruplar arasındaki çatışmalar olarak gösteriliyor. Sanki bazı silahlı gruplar Şêxmeqsud’a girmiş ve devlet güçleri de onlara karşı saldırılarda bulunduğu için çatışmalar yaşanıyor gibi gösteriliyor. Durum öyle değil. Öz itibariyle devlet başlattığı gizli planı uygulama koydu. Üç ay öncesinden pratiğe geçirilmeye başlanan plan halen de devam ediyor. Devlet, ciddi kayıplar verdiği Halep’in önemli bir kısmını da kaybetti. Şu anda Halep’in yarısından fazlası ÖSO’nun eline geçmiş durumda. Suriye rejim güçlerinin elinde Süleymaniye, Xalidiye gibi bazı caddeler kalmıştı. Ellerinde kalan bu yerleri savunmak için savaşı Şêxmeqsud ve Eşrefiye’ye kaydırmayı planladılar ve hayata geçirmek için ilk adım atıldı. Bundan iki ay önce devlet güçleri Eşrefiye ve Şêxmeqsud’a girerek birliklerimize ve halkımıza saldırdı. Bu saldırılarda savaşçılarımız yaşamını yitirdi, bir saldırıda ise 5 savaşçımız esir alındı. Esir alınan savaşçılarımız işkenceyle katledildi. O zamandan itibaren bu stratejik karar pratikleştirilerek, her iki Kürt mahallesinde de stratejik yerler rejim güçleri tarafından tutulmaya başlandı.
Saldırılar zaman zaman top ve havan atışlarıyla, bazen de sivillere yönelik suikast girişimleriyle devam etti. Bu saldırılarla bazı insanlarımız şehit düşürüldü, bazıları da göç ettirildi.
Çatışmalar nasıl başladı?
Şêxmeqsud’da son günlerde ortaya çıkan olaylar söylendiği gibi silahlı grupların mahallelere girmesiyle başlayan bir savaş ve çatışma değil, iki Arap mahallesi arasında başladı. Mardinli ile Beyanuni Arap sokakları arasında başlayan bir çatışmaydı. Dışarıdan gelen silahlı grupların olduğu ve çatışmalara bunların neden olduğu şeklinde yansıtılmaya çalışılması doğru değil. Dışarıdan gelen hiçbir grup yok, bu iki mahalle arasındaki bir çatışmaydı. Devlet çatışmaları gerekçe yaparak Batı ve Doğu Şêxmeqsud’a top ve havanlarla saldırdı. Bu mahallelere bir gecede 300’e yakın top ve havan mermisi düştü. Saldırılar, büyük bir göçün yaşanmasına, 20’ye yakın insanın da yaşamını yitirmesine neden oldu.
Devlet, bu mahalleri savaş alanına dönüştürerek, Halep'teki Suryan ve Süleymaniye bölgelerini savunmayı hedefliyor. Çatışmaları Eşrefiye ve Şêxmeqsud’a kaydırarak, ÖSO’ya bağlı silahlı grupları oyalamak istiyor. Devlet, bu yöntemi uygulayarak kendini ayakta tutmayı hedefliyor.
Şêxmeqsud’a dışarıdan silahlı hiçbir grup girmedi mi?
Hayır. İlk çatışmalarda dışarıdan Şêxmeqsud’a giren hiçbir silahlı grup yoktu. Beyanuni ile Mardinli sokaklarında yaşayan Araplar arasında başlayan çatışmalardan sonra, devlet güçleri bunu gerekçe yaparak Kürtlerin yaşadığı bu mahallelere vahşice saldırdı. Saldırılar büyük bir göç dalgasının başlamasına, büyük kayıpların yaşanmasına neden oldu.
Devlet saldırdığı her yerde silahlı grupların oluşmasına neden olduğu gibi benzer durumlar Şêxmeqsud ve Eşrefiye’ye yönelik saldırılar ardından da ortaya çıktı. Her iki mahallede yaşayanlar ağırlıklı olarak Kürt olsa da çok sayıda Arap aile ve aşiretler de bulunuyor. Bu saldırılar sonucunda Araplar anında silahlanarak devlete karşı savaşmaya başladı. Bizim denetimimizin dışında bazı Kürt aileler de silahlanarak çatışmalara, devletin saldırılarına karşı kendilerini savunmaya başladı.
Çatışmalarda YPG nasıl bir politika izledi?
YPG olarak son beş gündür Halep’te yaşanan çatışmaların dışında kaldık. Ancak halkımıza yönelik gerçekleştirilen saldırıları cevapsız bırakmamak için birkaç misilleme eylemi de gerçekleştirdik. Şu ana kadar tarafsızlığımızı koruduk ve hiçbir gücü karşımıza alıp savaşa dahil olmadık. Fakat bu tarafsızlığımız ne zamana kadar sürecek onu bilemiyoruz. Çünkü bu savaştan devlet sorumludur. Devlet Şêxmeqsud ve Eşrefiye’nin bu duruma gelmesini bir plan kapsamında gerçekleştirdi.
Halkımıza yönelik saldırılar ve kayıplarımız devam ederse kendimizi ve halkımızı savunma çerçevesinde misilleme eylemleri gerçekleştireceğiz. Çatışmaların artması durumunda tarafsızlığımızın da çok fazla bir anlamı kalmıyor. Şu ana kadar tarafsızlığımızı koruduk, ama meşru savunma hakkımızı misilleme eylemleriyle kullandık, bundan sonra da daha etkili bir şekilde kullanacağız.
YPG’nin hakimiyeti etkisi ne durumda?
Orada yaşayan halkımız için ağır sonuçlar doğuran son birkaç günlük savaşa rağmen Eşrefiye ve Şêxmeqsud’a YPG hâkim. Hala o mahallelerin denetimi elimizde.
Devlet Şêxmeqsud’da silahlı grupları vurmadı ve vurmuyor. Çatışmaların yaşandığı yerlerden çok, halkın yaşadığı yerleri vuruyor. Evlerini, işyerlerini vuruyor. YPG olarak biz de en doğal ve meşru hakkımız olan halkımızı savunma görevimizi yapacağız. Halkımızı, malını, canını savunacağız. Kürt halkına yönelik saldırı kimden gelirse gelsin karşısında bizi bulacak. Cevapsız bırakmayacağız.
Örneğin Şêxmeqsud’da Mardinli sokağında çatışmalar yaşanıyor, devlet ise yaklaşık 10 km uzakta olan 20. Sokağı top atışına tutuyor. Burada 6 insanımız şehit düştü. YPG olarak bu saldırıyı halkımıza ve kendimize yönelik bir saldırı olarak kabul ediyoruz, intikam eylemleriyle bunun hesabını sormamız gerekiyordu. İki gece önce birliklerimiz iki intikam eylemi gerçekleştirdi. Bu savaş ve çatışmalara bundan sonra da bu anlayışla yaklaşacağız. Hangi taraftan olursa olsun halkımızın kazanımlarına göz koyanlar ve saldıranlara karşı tutumumuz çok sert olacaktır. İntikam eylemleri dışında hiçbir güce karşı bir savaş, çatışma içinde olmayacağız.
Devlet düzenlediği top saldırılarıyla halkımıza kayıp verdirdi ona karşı intikam eylemleri gerçekleştirdik. ÖSO’ya bağlı bazı gruplar halkımızın malına, evlerindeki eşyalara göz koydukları için onlara karşı da aynı tutumu gösterdik. Örneğin Gruba El Şam halkımızı korkutup göçertmek istemişti, yine göç edenlerin evlerinden eşyalarını almak isterken birliklerimiz onlara yönelik eylem düzenledi ve bir üyeleri de öldü.
Halep’te bu kadar ağır savaş yaşanmasına rağmen YPG olarak savunma çizgimizi sürdürüyoruz. Halkımızı, değerlerini ve mallarını koruma çizgimizi koruyoruz.
Sizce bu çatışmalar daha devam eder mi?
Gidişat bu savaşın biraz daha süreceğini gösteriyor. Çünkü öyle bir anda ortaya çıkan bir çatışma değil. Planlı bir şekilde düzenleniyor. Bu plan da Suriye Baas rejiminin planıdır. Üç ay öncesinden hedeflediği ve şu anda uyguladığı bir plandır. Devletin Kürt mahallelerine girme ısrarı beraberinde bu savaşı getiriyor. Şimdiye kadar devletin mahallelerimize girme yönünde çok girişimleri oldu, ama güçlerimiz bunu sürekli engelledi. Bir süre önce Efrîn yöresinde gerçekleştirdiğimiz bir toplantıda yaptığımız anlaşma gereği, Kürt bölgelerinde hiçbir silahlı gücü kabul etmiyoruz. Ne devletin güçleri ne de ÖSO'ya bağlı hiçbir silahlı güç ve grup bölgemizde kalmayacak. Plan boşa çıkarıldıktan sonra mahallelerimizi bu güçlerden temizleyeceğiz. Biz bu savaşın bir tarafı değiliz ve hiçbir zaman da olmayacağız. Devlet ve ÖSO güçleri arasındaki iktidar hesaplarının tarafı olmayacağız. Devletin planını boşa çıkarmak için mahallelere girme girişiminin önünü almak zorundayız. Ardından silahlı gruplara da “bölgemizde hiçbir işiniz yok, yeriniz yok, burayı terk edin” diyeceğiz ve onları çıkaracağız.
Kürtler, yaşanan savaştan dolayı göç ediyor, kayıplar da yaşandı. Bu konuya ilişkin neler söyleyebilirsiniz?
Halkımızın göç etmesi bizi incitiyor. Halkımız Efrîn ve Kobani’ye göç etti. Bu aynı zamanda devletin uyguladığı politika ile bağlantılı bir şekilde gelişiyor. Hala çok sayıda aile Halep’i terk etmedi. Halkımızla birlikte mücadele edip bu mahallelerimizi istikrarlı yerler haline getirerek evlerine geri dönüşlerini sağlayacağız. YPG olarak şimdi Şêxmeqsud ve Eşrefiye’de halkımızın savunmasını yapıyoruz.
Son birkaç günlük savaştan dolayı yaklaşık yüz bin kişi Afrin ve Kobani’ye göç etti. Afrin ve Kobani halkı göç etmek zorunda kalanları, geçmişte olduğu gibi bugün de yurtsever duygularıyla, sıcak yürekleriyle karşılamalıdır. Tüm Kürt kurum ve kuruluşları da göç eden halkımız için seferber olmalı.
SEYİT EVRAN / ANF/HALEP