
Kürtler için 'Kara Gün' olarak tarihe yazılan 15 Şubat Uluslararası Komplosu'na karşı Avrupa'da günlerdir süren eylemler ve uzun yürüyüşün finali Strasbourg'da gerçekleşti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit, Kürt halkına dönük siyasi soykırıma karşı 18 gün önce "Öcalan'a Özgürlük ve Kürt Halkına Siyasi Statü" şiarıyla Cenevre'den yola çıkan uzun yürüyüşçüler, Avrupa'daki 15 Şubat protestolarının öncülüğünü yaptı.
Kürtler Strasbourg'u işgal etti
Toplam 437 kilometrelik mesafeyi, zaman zaman eksi 20'lere varan hava koşullarında yürüyen eylemciler, Avrupa'nın dört bir yanından 426 otobüs ve binlerce özel araçla gelen Kürdistanlılarla 18 Şubat sabahı, Strasbourg Merkez İstasyonu önünde buluştu. Fransız ve Alman polisinin yol boyunca gerçekleştirmiş olduğu otobüs kontrolleri, arama ve gözaltı tehditlerine rağmen 13. yılda yine Kürdistanlılar 60 binin üzerinde bir katılımla eylemlerine sabahın erken saatlerinde start verdi.Kortejin en önünde uzun yürüyüş eylemcileri yer aldı.
Provokatörler sahnedeydi
Yürüyüş güzergahı boyunca provokatif saldırılar oldu. Bir grubun pencereden eylemciler üzerine sıcak su atması üzerine arbede yaşandı. Eylemciler saldırıya havai fişeklerle karşılık verdi. Olaylar yürüyüşün güvenliğinden sorumlu görevlilerin devreye girmesiyle birlikte sona erdi.
Eylem içerisinde sayısız eylem!
Kürt gençleri, Kürt kadınları, Kürtlere dost kurumlar, Avrupa'nın değişik ülkelerindeki halk meclisleri de kendi renkleriyle eylemdeydi. Gençler ABD ve Türk bayraklarını yakarak her iki ülkenin Kürt halkı üzerindeki katliamcı zihniyetini protesto etti.
Strasbourg yürüyüşçülerinden bazıları da Roboskî Katliamı'nda yaşamını yitiren Kürdistanlıları sembolize eden önlükler giydi. Roboskî Fransız basınının Uzun yürüyüçülerden sonra ikinci ilgi noktası katliamda katledilen 34 Kürdistanlının isimlerinin yazılı olduğu bu önlükler oldu. Fransız basınının yürüyüşe geçmiş yıllardan daha fazla ilgi göstermesi de gözlerden kaçmadı. Basının ilgisinin en önemli nedenlerinden biri 437 km'lik mesafeyi büyük bir irade sergileyerek yürüyen Kürdistanlıların eylemi idi. Fransız basınında eylem 'imkansızı başarmak' sözleriyle yorumlanmıştı.
Mücadele devam ediyor!
Miting Koma Berxwedan'ın okuduğu Ey Raqıp Marşı ile start aldı. Saygı duruşuna geçen onbinlerce Kürdistanlı da hep bir ağızdan marşa eşlik etti. Saygı duruşunun ardından açılış konuşmasını eyleme ev sahipliği yapan Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu-FEYKA Başkanı Mehmet Ülker yaptı. Uzun Yürüyüşçüleri, Kürdistan'nın dört parçasında direnişte ve eylemde olan tüm Kürdistanlıları, eyleme katılan halkı selamlayan Ülker, 13 yıl önce gerçekleştirilen komplo sürecinin devam ettiğine dikkat çekti. Böylesi bir dönemde Kürdistanlıların inancı ve kararlılığıyla sokakta olmasının önemini vurguladı.
Dört parçanın iradesi!
Ülker'in ardından 18 gündür yollarda olan uzun yürüyüşçüler halkı selamlamak üzere sahneye çıktı. Yürüyüşçüler adına Kürt siyasetçi Cuma Tak kitleye seslendi. Tak; "Başta başkan Apo'yu, ayaklarının ağrılarına, soğuk havaya ve tüm zorluklara karşı inancı ve iradesiyle Öcalan'a özgürlük, Kürt halkına statü talebi etrafında 18 gündür yürüyen uzun yürüyüşçüleri, cezaevlerinde bedenini açlığa yatıranları, dört parçada direnen Kürdistanlıları, gözümüz kulağımız yeni göz nurumuz Sterk TV'yi, Yeni Özgür Politika gazetesini, eylemde bizimle 18 gün boyunca yürüyen dostlarımızı, eyleme öncülük yapan kadınları, eyleme katılmayıpda bizim irademizi ve düşüncelerimizi paylaşan herkesi selamlıyorum" dedi.
Yürüyüşçüler, her sabah yola çıkarken 18 gün boyunca okudukları Çerxa Şoreş marşını eyleme katılan katılımcılarla birlikte okudu. Ardından Cuma Tak, uluslararası anlamda gerçekleştirilen komployu kınayarak, Kürt halkının özgürlüğünün Öcalan'ın özgürlüğü olduğunu vurguladı. Tak, uzun yürüyüşe katılım sağlayan tüm bileşimin ortak bir kararla meclis çatışı altında biraraya gelmeye ve kendisini "Önder Apo'ya Özgürlük İnisiyatifi Meclisi" olarak bundan sonra ifade etmeyi kararlaştırdığını açıkladı.
Mitingin bir diğer konuşmacısı ise KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal'dı. Tecridi kınayan Kartal, önümüzdeki günlerde "Öcalan'a Özgürlük" talebiyle Avrupa'nın birkaç noktasında uzun süreli açlık grevlerinin gerçekleşebileceğine dikkat çekti.
Kürt halkı özgürleşmiştir!
7 kadının 18 Ocak tarihinde kurduğu 'Öcalan'a Özgürlük Platformu' adına BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna, miting alanındakilere seslendi. Ayna: "Benim Özgürlüğüm Öcalan'ın özgürlüğüdür, Öcalan'ın özgürlüğü benim özgürlüğümdür. Bu sadece ulusal kimliğe dayalı bir talep değildir" diyen Ayna, AKP Kürt halkının iradesi karşısında yenildiğinin altını çizdi. Sistemin tüm boyutlarıyla saldırılarına dikkat çeken Ayna, "Öcalan,nasıl yaşamalı sorusunu sorarak karşılığında özgür yaşam demiştir" şeklinde konuştu.
Mitingin bir diğer BDP'li konuşmacısı da BDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel'di. Tüzel, katılımcılara Halkların Demokratik Kongresi adına selamladı. Her 15 Şubat'ta meydanlara çıkan Kürt halkının kendi önderleri Öcalan'a uygulanan tecrite karşı büyük bir direnişçe olduğunu vurgulayan Tüzel, "Kürt halkı demokratik çözüm için ayaktadır" dedi. Kürt halkının mücadelesini bastıramayan egemenlerin yapmış olduğu saldırılara da dikkat çeken Tüzel, "tüm inançlar, kültürler, düşünceler, halklar demokratik bir çözüm çerçevesinde birarada yaşayabilir. Yeter ki çözüm için, barış için adım atılabilsin! Silahların susması isteniyor. Silahların susabilmesi için gizli kapılar ardından değil Kürt halkının muhataplarıyla açık bir diyalog başlatılmalıdır" dedi.
KNK Başkanı Tahir Kemalizade ve PYD temsilcisi de birer konuşma gerçekleştirerek komployu kınadı. Her iki konuşmada Kürtlerin ulusal birliğinin önemine vurgu yapıldı.
Uzun yürüyüş boyunca Kürt halkının yanında yerini alarak yürüyüşe katılım sağlayan MLKP temsilcisi sahnede kitleye hitap etti. Yasemin Çiftçi'nin direniş ruhuyla eyleme katılanları selamlayan MLKP Temsilcisi Kürt halkının mücadelesinin yanında olduklarını vurguladı. Yürüyüşe destek sunan bir diğer dost kurum ATİK Temsilcisi de Kürt halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını vurgulayan konuşma gerçekleştirdi.
Mitinge, Türkiye ve Kürdistan'ın değişik cezaevlerinde Öcalan'a özgürlük talebiyle açlık grevine giren tutsaklar, CDK, Kadın ve gençlik mesajla katılım sağladı. Okunan mesajlarda, Öcalan'ın özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğü olduğu vurgusu yapıldı. Miting yapılan konuşmaların ardından Koma Berxwedan marşlarıyla son buldu.
SELMA AKKAYA - ALİ ONGAN/M.ZAHİT EKİNCİ/HEVİ ZAYCİ
Karayılan: Halkımızın cevabı kahramanca
Mitingde KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan sinevizyon aracılığıyla göstericilere seslendi. Karayılan, „Avrupa devletleri önceleri, savaş dursun, Kürt sorunu demokratik siyasi yollarla çözülsün diyorlardı. Önder Apo’da siyasi çözüm ve barış için Avrupa’ya gitti. Ancak Avrupa ikiyüzlülük yaptı. Alçakça bir şekilde komplo zeminini hazırladı. Ancak Kürt halkı komploya karşı tarihi bir direniş geliştirdi. 13 yıldır Önder Apo İmralı’da, işkenceye karşı direniyor. Komployu bu şekilde boşa çıkardı. Halkımız Kürdistan meydanlarında, içerde, dışarıda 13 yıldır direniyor. Hareketimizin militanları, Kürdistan özgürlük gerillaları Kürdistan dağlarında ve zindanlarda, güneşimizi karartamazsınız dediler ve bu şiarla direniş geliştirdiler. Ben tüm hareketimiz adına bu alçakça komployu bir kez daha nefretle kınıyorum. Komploya karşı direnen herkesi, büyük kahraman şehitlerimizi bir kez daha anıyorum. Onlara verdiğimiz sözü bir kez daha yineliyorum“ dedi.
AKP’nin savaş siyasetine de dikkat çeken Karayılan, „AKP binleri tutukladı ama direnişi kıramadı. Türk sömürgeciliği 7 binden fazla insanımızı suçsuz yere tutuklayıp zindana atmıştır. AKP’nin bir bakanı ‘artık serhıldana kalkamazlar, 200 kişiyi sokaklara çıkaramazlar, çünkü hepsini tutukladık’ diyordu. İşte halkımız 15 Şubat’ta bunlara cevap verdi. Halkımızın cevabı kahramanca bir cevaptır“ diyerek Kürt halkının direnişini selamladı.