HDP tarafından düzenlenen miting için onbinler Bakırköy Halk Pazarı‘nda bir araya geldi. Kürdistan’da süren direnişin selamlandığı mitingde, şehit anısınına saygı duruşunda bulunuldu. 

“Önderlik irademdir, Kürdistan onurumdur, şehitler direniş gerekçem, irademe, onuruma dokunma” ve “Teslimiyet ihanete, pasifizm yenilgiye, direniş zafere götürür” pankartlarının asıldığı platformdan Lazca, Kürtçe, Türkçe direniş ezgileri çalarken, MKM sanatçısı Nurcan Değirmenci ve Grup Munzur’un sahne alması ile alandaki coşku doruğa çıktı. 

Alanı hınca hınç dolduran kitlenin üzerinden polis helikopterlerinin dolaşması protesto edildi. 

Müzik şöleninin ardından Miting Tertip Komitesi Başkanı Feremaz Erkan mitingin açılış konuşmasını yaptı; HDP İstanbul İl Eşbaşkanları Aysel Güzel ve Doğan Erbaş halkı selamladı. 


Faşizme karşı hep birlikte

Ardından DBP Eşbaşkanı Başkanı Sabah Tuncel konuşma yaptı. Tuncel, şunları söyledi: “Nusaybin’e, Gever’e, Şırnak’a, Cizre’ye sadece sloganlarla değil, kendimiz bire bir destek olalım. Unutma ki Kürdün onuru dimdik ayakta. 

Kürt halkına savaş açmış bir hükümet, kadınlar, işçilere savaş açmış bir hükümet bu ülkeye barış getiremez. Onun için bu iktidar gitmeli. Bunun için direnmek gerekir. Var mısınız faşizme karşı barikatları yıkmaya? Kürt halkının özgürleşmesi için Sayın Öcalan’ın özgürlüğü için bize düşen görev ve sorumluluklar var. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, Türkiye halklarının geleceğidir. Onun için şu anda sadece Öcalan tehdit altında değildir, Türkiye halklarının geleceği tehdit altında.” 


Demirtaş: Tek çare direniştir

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da direniş sloganları eşliğinde onbinleri selamladı. Demirtaş’ın konuşmasından bazı bölümler şöyle: 

“Bu meydan direnişten başka çare yok diyenler bir aradaysa bu ülke kurtulmuştur. AKP haşa kendine has bir peygamberlik yarattı. Sapkın bir tarikat. Saray’daki zat çok öfkeli, çok kızgın. 20 yıldır hazırladığı dikta rejimine karşı durduğumuz için çok kızgın. Orada mutlu mesut siyasetini sürdürecekti. Ama biz buna engel olduk. Her gece HDP kabusu görüyor. HDP onun kabusu haline geldi. Bu kadar acımasızca halkın üzerine tankı, topu sürmesinin nedeni, Cizre’de halkı diri diri yakmasının nedeni bu. O kadar çok korkuyor ki, halk gümbür gümbür yürürse ne olacağını biliyor. 


‘Bizi yargılayamazsınız’

Dokunulmazlıklar da bundan bağımsız bir şekilde ele alınamaz. Adam yargıyı eline almış; Yargıtay Başkanı’nı mevsimlik işçi gibi çay toplamaya götürüyor. Önümüzdeki günlerde yargılamalarımız başlayacak. Çay toplamaya giden Yargıtay Başkanı bizi yargılayabilecek mi? Bazı savcılar, hepsi değil, bizi yargılamak için hazırda bekleyenler var, biz de sizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Bakalım kim kimi yargılayacak. Asıl sanık sandalyesine Saray’daki zatı oturtacağız. 


Tuz buz olmayan saray yok

Biz çocuklarımıza özgür yarınları bırakma sözü verdiysek bunun bir bedeli var. Ama bu bedeli verecek olan son nesiller biz olmalıyız. Bedel neyse ödeyeceğiz. Bu direniş karşısında tuz buz olmayan saray yoktur. HDP’nin dışında da direnenler var. Bir mücadele birliğinin oluşması gerekiyor. Hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Bugün yapacak gücümüz var. Bu kadar gücümüz var ise tuttuğumuzu koparmamız lazım.

Bakın hala savaş bütün yakıcılığı ile devam ediyor. Nusaybin’de, Gever’de yıkımlar devam ediyor. Gücü olanlar oraya dayanışmaya gitsin. Hurşit Kütler gözaltında kaybedilerek, gözaltında kayıplarını startı da verildi. Bunlar olmasın diye direnişi büyütmeliyiz.”


DİHA/İSTANBUL