Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin (NAV-DEM) 3’ncü kongresinde, Fatoş Göksungur ile birlikte eşbaşkanlığa seçilen Bahattin Doğan, “Bizler halkın başkanı değil halkın hizmetkarlarıyız. Çalışmalarımızda Mehmet Tunçların Pakize Nayırların bizlere bıraktığı direniş bayrağını esas alacağız” dedi. 

Bergisch Gladbach kentinde önceki gün, 700 delege ve misafirin katılımı ile yapılan kongrenin yönetim seçimlerinde Bahattin Doğan ve Fatoş Göksungur eşbaşkanlığa getirilirken, bu yıl başarılı çalışmalarda bulunan 24 kuruma da ödül verildi. Bir gün süren tartışmalarda NAV-DEM’in geçen yılki çalışmaları ve çalışmalarda ortaya çıkan sorunlara ilişkin kapsamlı tartışmalar yürütüldü. 


‘Halkımızı beklentilerine cevap olacağız’

Bahattin Doğan, Almanya’da çok sayıda Kürdistanlının çok yakından tanıdığı bir isim. Uzun yıllardan beri NAV-DEM yöneticiliğini yapan Doğan, önceki günkü kongrede eşbaşkanlığı Yüksel Koç’tan devraldı. Doğan, gazetemize verdiği demeçte bunu bir bayrak yarışı olarak değerlendiriyor. 

Doğan “Bu kongrede bir hizmet yarışı oldu. Uzun yıllardır halkımın özgürlüğü görevlerimi eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye çalıştım. Bizler halkın başkanı değil halkın hizmetkarlarıyız. Böylesi hassas bir süreçte bu kongreyi gerçekleştirdik. Şüphesiz kongre ve yeni dönem, bize de yeni sorumluluklar yükleyecek. Halk beni bu makama layık gördü. Bundan sonra bizler de arkadaşlarımızla yürüteceğimiz ortak çalışmalarla halkımızın bu teveccühüne layık olmaya çalışacağız. Bu bir bayrak yarışıdır. Bu bayrağı, Yüksel Koç arkadaşımızdan devraldık. Kendisi büyük bir sabır ve özveriyle görevini tamamladı. Biz de diasporada yaşayan halkımızın beklentilerine cevap olmaya çalışacağız. Mehmet Tunçların, Pakize Nayırların bizlere bıraktığı direniş bayrağını kendimize esas alacağız” ifadelerini kullandı. 


Ödüle layık görülen kurumlar

Diğer kongrelerden farklı olarak NAV-DEM’in bu yılki kongresinde bir yıl içinde değişik kentlerde başarılı çalışma yürüten kurumlara ödül verildi. 24 kurum temsilcileri, emeklerine verilen değerin bir göstergesi olan ödülleri büyük bir gururla aldı. 


Ödül alan kurumlar:

Kurdistan Hilfe (Hamburg)

Kardeş Aile Kampanyası’na katkılarından dolayı:Hamburg ve Wuppertal DKTM’leri. 

Dışilişkilerdeki başarısından dolayı: Hamburg DKTM.

Spor aktiviteleri: Mönchengladbach Welatê Roj futbol kulübü, Diren Su Kürdistan futbol takımı, FC Roj Dortmund, Hanau FC 1960.

Başarılı kurumsal çalışmalar için ödüller: Heilbronn DKTM, Hildesheim DKTM, Giessen DKTM, Kassel DKTM.

Proje ve uyum çalışmaları için ödüller: YEK-MAL(Duisburg), Nürnberg DKTM, Peine DKTM.

Kürt dili çalışması ve çocuk eğitimi: YEK-MAL (Berlin) 

Kadın çalışmaları: Essen DKTM.

Kültür çalışmaları: TEV-ÇAND, Bremen DKTM, Berlin DKTM, 

Kobanê ile dayanışma çalışmaları: ICOR (Devrimci Parti ve Örgütlerin Enternasyonal Koordinasyonu)

Gençlik çalışması: Hüseyin Çelebi (YXK)


NAV-DEM beklentilere cevap olmalı 

Çalışma raporlarının okunmasından sonra delegeler, son bir yılın muhasebesini yapan tartışmalar yürüttü. Öz yönetim şehitlerine  ait posterlerle donatılan kongre salonunda, Kürdistan’da ortaya çıkan direniş doğrultusunda çalışmaların yürütüleceği belirtildi. Direniş mesajı net olarak verildi. 

Yürütülen tartışmalarda 90’lı yıllarda dernekçiliğin Avrupa’da Kürtlerin örgütlenmesinde önemli bir yeri olduğu ancak gelinen aşamada ise bunu çok daha fazla aşan kurumsallaşmaya ihtiyaç olduğu vurgulandı. 


Gençlik ve kadın çalışmalarında beklentiler

Gençlik ve kadın çalışmalarında yerelde Demokratik Kürt Toplum Merkezleri’nin (DKTM) yeterince rollerini oynamadığı dile getirildi. 

Kongrede söz alan bir genç şu ifadeleri kullandı:”Gençliğin gelecek olduğunu söylüyoruz. Bir çok yetenekli genç var ama onların yeteneklerinden istenildiği kadar yaralanılamıyor. Bu Bakur’dan gelen bir genç açısında da, Rojava’dan gelen bir genç açısında da böyledir. Derneklerde gençlik çalışmalarına daha büyük önemin verilmesi gerekiyor.” 


Eşbaşkanlıkta ortaya çıkan eksiklikler

Bir kaç yıldan beri hemen hemen bütün Kürt kurumları eşbaşkanlıkla yönetiliyor. Eşbaşkanlıkla, kadın iradesini kurumsal çalışmalara yansıtmak ve kadının emeğinin görünür olması amaçlanıyor. NAV-DEM’in kongresinde pratikte eşbaşkanlık konusunda yaşanan eksiklikler de gündeme geldi. 

Erkek eşbaşkanların, kadın eşbaşkanlarını kendi yardımcısı şeklinde algıladığına işaret edildi. Hannover’den gelen bir kadın delegesinin eleştirisi şu şekildeydi: “5 bin yıllık erkek egemen kültürü halen meclislerimizde yerini buluyor. Kendine devrimciyim diyen kaçımız gerçekten eşimizi kendimize eşit olarak görüyoruz? Kaç kişi kadını bir irade olarak kabul etti.”


Daha fazla kültürel çalışma

DKTM’lerin senelik kira, su, yakıt gideri ve benzeri masrafları hesaplandığında yıllık on binlerce euroyu buluyor. Ciddi bir masrafları olduğu belirtilen DKTM’lerin sosyal, siyasal ve kültürel çalışmalarla işlevli bir hale getirilmesi istendi. Delegeler DKTM’lerin Kürt müziğini, folklorunu Almanya’daki yeni nesile yaptığı çalışmalarla aktarmasını istedi. Kağıt üzerinde kalan projelerin de bir an önce pratiğe geçirilmesi talep edildi.  

Eylem ve etkinlikler konusuna gelince, Kobanê’ye DAİŞ çeteleri saldırdığı dönemde Kürtler ve dostlarının verdiği refleksin, özyönetim direnişlerinde ortaya çıkmadığına işaret edildi. Bu kongrede önemli eleştiri ve özeleştiriydi. 


Resmi üyelik  

Daha önceden 50 bin resmi üye hedefi olmasına rağmen mevcut durumda NAV-DEM ve eş güdüm hareket eden kurumların toplam üye sayısının 11 bin 20 olduğu okunan raporlarda açıklandı. 

Saarbrücken’den bir delege Almanya’da Kürt potansiyeli düşünüldüğünde bu rakamın çok yetersiz olduğunu söyledi. Heilbronn, Kassel ve Giessen gibi daha küçük yerleşim birimlerinde resmi üye çalışmalarının, Berlin, Hamburg, Stuttgart gibi kentlere göre daha başarılı olduğu çalışma raporlarına yansıdı. Ayrıca, DKTM meclislerinde görev alanların ailelerini ve çevresini daha fazla kurumlara yönlendirmesi istendi. 


Siyasi tutsaklar için çağrı

Almanya ve Türkiye’nin kirli ve karanlık pazarlıkları sonucunda tutuklanan Kürt tutsaklar da kongrede tartışma konusuydu. Tutsakların mahkemelerine katılımın ve cezaevlerinde onları ziyaretlerin daha da yoğunlaştırılması yönünde çağrı yapıldı. 



M.ZAHİT EKİNCİ / 
BERGISCH GLADBACH