Almanya, Kürtlere karşı savaş suçları işleyen Türk devleti ile ortaklığını, 26 yıldan beri yapılan Kürt Kültür Festivali’ni yasaklayarak bir kez daha gösterdi. Kürtler ve dostları ise Düsseldorf’ta yaptıkları mitingle Almanya’nın yasakçı zihniyetini protesto etti. Öcalan ve Efrîn özgürlüğü mitingte Kürtler ve dostlarının en önemli talebiydi.

Alman yetkililerin, 26.Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ni engellenmesi üzerine Efrîn Platformu, yasakçı zihniyeti protesto etmek için Düsseldorf’ta, “Öcalan’a Özgürlük, Efrîn Özgürlük” sloganıyla geniş katılımlı bir protesto mitingi gerçekleştirdi.

Almanya’nın yasakçı zihniyeti bu etkinlikte de kendisini gösterdi. Polis, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterleri ve Kürt kurumlarının bayraklarını ‘yasaklı’ olduğunu ileri sürerek zaman zaman provokatif tutumunu sürdürdü.

Polisin tutumu alanda bulunanların tepkisiyle karşılaştı. Tüm engellere rağmen ulusal kıyafetleri ile kadınlar ve gençler, Düsseldorf Rheinwiesen meydanını festival alanına çevirdi.

 

İran idamlarına protesto

Miting alanında İran devletinin Kürt gençlerini idam etmesi, protesto edildi. Alanda bulunanlar, idam edilen Ramin Hüseyin Penahi, Zanyar Muradî ve Luqman Muradi’nin posterlerini taşıdı.

Almanya’nın, Türk devletinin istemleri doğrultusunda 25 yıldan beri özgürlük ve barış mesajının verildiği bir etkinliği yasaklaması öfkeye yol açsa da Kürtlerin ve dostlarının coşkusunu durduramadı. Bahar havasının olduğu hakim olduğu alanda sürekli ‘Bijî Serok Apo’, ‘Bijî PKK’, ‘Bijî berxwedana Efrînê’, ‘Şehit namirin’, ‘Katil Erdoğan’ ve ‘Terörist Erdoğan’ sloganları atıldı.Eylemciler, polis festival alnına girmeye çalıştıkça, ‘Es lebe PKK/yaşasın PKK’ sloganını daha gür atması ise etkinliğe daha fazla canlılık kattı.

Rhain nehri kenarındaki Rheinwiesen meydanında kurulan dev sahne, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posteri, Almanca ve Kürtçe ‘Efrîn ile dayanışma, Barış ve demokrasi için Öcalan’a özgürlük’ pankartlarıyla süslendi.

Tertip komitesi adına KCDK-E Eşbaşkanları Yüksel Koç, Fatoş Göksungur, Şengal Diaspora Meclisi Eşbaşkanı Fikret İgrek, Partiya Demokratika Suriye başkanı Mahmut Davut, Tevgera Nujena Kurdistana Suri Genel Başkanı Rizgar Qasım katılımcıları sahneye çıkarak selamladı.

Tertip komitesi adına yapılan açıklamada Türk-Alman ilişkilerinin Kürtler aleyhine kirli bir pazarlıklarla yürütüldüğü ve 26.Kürt Kültür Festivali’ne getirilen yasağın da bu kirli ilişkilerin sonucu olduğu vurgulandı.

 

‘Merkel, diktatöre hizmet ediyor’

Dinslaken kentinde festivalin gerçekleşmesi için Kürt dostu Almanlardan ciddi anlamda destek aldıklarını vurgulayan komite şunu belirtti: “Emeği geçen tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Burada Alman kamuoyuna sesleniyoruz: Merkel hükümeti bu politikasıyla, diktatör Erdoğan hükümetine hizmet ediyor. Diktatör Erdoğan’a hizmete dur deyin.”

Tertip komitesi devamla, “Alman hükümeti 26. Festivali iptal etmekle Tayyip Erdoğan’a jest yaptı. Alman devletinin yasakçı tutumuna karşı öfkemizi ve protestomuzu sunuyoruz. Program başlamadın bize ‘yasak’ olan bayrak poster ve flama listesini verdi. Serok Apo posteri için ‘yasak’ diyorlar. ‘YPG, YPJ bayrakları yasak’ diyorlar. Yani kısaca ‘bize yasaksınız’ diyorlar. Listeyi verenler şunu bilsin istiyoruz, Başkan Apo bizim Önderimiz, bizim ruhumuz ve irademizdir. YPG ve YPJ bizim onurumuz ve gururumuzdur. Bizim ruhumuzu, onurumuzu, irademizi yasaklamak istiyorlar.  Asla ve asla kabul etmeyeceğiz.  Dört parça Kürdistan’da Kürt kahramanların verdiği mücadele sayesinde özgürlüğe daha yakınız. Öcalan Kürdistan’ın iradesidir. Kürdistan’ın yüreğidir, Efrîn Kürdistan’ın onurudur. Onun için Öcalan ve Efrîn özgürleşinceye dek mücadelemiz devam edecek.”

    [gallery ids="130021,130020,130019,130018,130023"]  

‘Apo’nun özgürlük yılı olacak’

KJK Koordinasyonu adına yapılan açıklamada da sömürgecilerin Ortadoğu coğrafyası ve Kürdistan üzerinde büyük oyunlar oynadığını belirtildi. Açıklamada, “Tüm baskı ve inkar politikalarına karşın biz kadınlar 2019’un, Başkan Apo’nun özgürlük yılı olması için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğiz” denildi.   

 

Feleknas Uca: Bu festivallerde büyüdüm

HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca da “Ben bu festivallerle büyüdüm. 26 senedir bu festival düzenleniyor. Alman devletine seslenmek istiyorum; siz bu yasaklarla Kürtlerin önünde duramazsınız. Sizin buraya gelmeniz bu yasak ve baskılarsa verilen en iyi cevaptır. Siz bu yasakçı zihniyete gerekli mesajı verdiniz” dedi.

 

‘Mam Zeki’nin yoldaşları direniyor’

Yasakların Kürt halkına karşı geliştirilen konseptin bir parçası olduğunun altını çizen Uca, “Yasaklarla Kürtleri durdurabileceklerini sanıyorlar. Şengal’de, Kobanê’de, Cizre’de, Sur’da olduğu gibi direneceğiz ve kazanacağız. Mam Zeki’ye şunu söylemek isterdim; senin mücadelen yaşayacak. Öcalan’a uygulanan tecrit ile Kürt iradesini teslim almak istiyorlar. Öcalan’ın özgürleşme zamanı geldi” şeklinde konuştu.   

 

Asla boyun eğmeyeceğiz!

Alman devletinin kirli politikasını kınayarak söze başlayan Ciwanên Azad temsilcisi, kutsal topraklarda Kürtlerin esir alınmak istediğini ifade etti. Özgürlük mücadelesinden hiçbir taviz vermeyeceklerini kaydeden gençlik temsilcisi, “Bizim üzerimize faşizm uygulamak isteyenler şunu bilsin istiyoruz. Biz Kemal Pir, Mehmet Hayri Durmuş, Akif Yılmaz, Ali Çiçek gibi direneceğiz. Onların direnişini kendimize esas alıyoruz. Nasıl ki onlar düşmana boyun eğmedi, dik durdu, biz de onlar gibi direneceğiz, dik duracağız. Düşman önünde asla boyun eğmeyeceğiz. Bir haftadan beri Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Özgürlüğü için yürüyoruz. Ama bu haklı talebimizi görmeyen Alman polisi bizim yürüyüşümüzü durdurmak istedi. Kürt halkı talep ve mücadelesinden vazgeçmeyecek. Hele hele Kürt gençleri asla” diye konuştu.

 

Rojava Devrimi Öcalan’ın eseridir

Kuzey Suriye Federasyonu’ndan TEV-DEM Yürütme Konseyi Üyesi Aldar Xelîl de etkinliğe davet edilenler arasındaydı. Xelîl Rojava halkının, YPG ve YPJ’nin selamlarını getirdiğini dile getirerek konuşmasına başladı. Rojava’da hakların kardeşliği temelinde demokratik bir sistem kurduklarını kaydeden Xelîl, 7 yıllık bir süreçte çok önemli gelişmelere imza attıklarını söyledi. Xelîl “Bizim şu anda geldiğimiz düzeyi herhangi bir halk bu kadar kısa bir sürede gelemezdi. Bu kadar kısa bir sürede bu gelişmeyi sağlamamızın tek bir nedeni var. Önder Apo’nun geliştirdiği Demokratik Konfederalizm Projesi’dir. Bu projenin bölgede bulunan herkesi kucaklamasıdır. Ama ne yazık ki bu kadar mükemmel projenin sahibi Önder Apo şu anda İmralı Adası’nda ağır tecrit altında yaşıyor. Rojava’nın gelişmesinde Avrupa’da yaşayan halkımızın katkısı az değil. Bu devrimin daha gelişip yaşaması için Avrupa’daki halkımızın bundan sonra da katkısına ihtiyacımız var” diye belirtti.

    [gallery ids="130029,130028,130027,130026,130025,130024,130021,130020,130019,130007,130006"]  

İran’da 3 gencimiz idam edildi

“Ortadoğu coğrafyasında bize karşı her gün yeni ittifak ve yeni senaryolar gelişiyor” diyen Xelîl, mücadeleyi bırakmayacaklarını vurgulayarak, “En son Tahran’da, Rusya, İran ve Türkiye’nin katıldığı üçlü toplantının akabinde Güney Kürdistan bombalandı ve birçok Kürt genci katledildi. Üçlü ittifak toplantısının ardında İran tarafından üç gencimiz idam edildi. Bu ittifaklara karşı dört parçada birliğimizi kurmalıyız. Rojava Devrimi’ni yıkmak için Efrîn’den sonra işgallerine devam etmek istediler. Ama büyük direnişle karşılaşınca geri durdular. Efrîn’de 58 günlük direniş, oldukça tarihidir. Tarihte de olduğu gibi 300 Spartalı direnişçi nasıl varsa Efrîn’de de binlerce gencimiz Sparta güçleri gibi direndi. Dostumuz da düşmanımız da bilmelidir ki, Efrîn eninde sonunda özgürleşecektir. Efrîn özgürlüğü için mücadelemize devam ediyoruz. Biliyoruz tüm Kürtlerin yüreği Efrîn için atıyor. Sizden alacağımız güç ile  özgürleşecektir. Efrîn’in özgürleşeceği sözünü size verebiliriz.”

Aldar Xelîl konuşmasının devamında, Almanya ve Avrupa’ya seslenerek, “Sizin Kürtlere karşı yürüttüğünüz siyaset sonuç vermez. Bugün DAÎŞ gibi terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele sonucunda siz evinizde rahat uyuyorsunuz. Eğer biz Rojava’da DAÎŞ ile mücadele etmeseydik bugün sizi vuracaklardı. Kürtlerin en demokratik hakkı olan festivale izin vermemek insanlık dışı ve utanç vericidir” ifadelerini kullandı.

 

Öcalan Komitesi: Sesiniz, diliniz olacağız

Öcalan’a Özgürlük Komitesi adına, İngiltere, İzlanda ve İrlanda devletlerinde gelen Federico Venturi, Josef Ryan ve Ogmunder Janassen alanda bulunan katılımcıları selamladı. Komite adına yapılan konuşmada, Öcalan’ı ziyaret etmek istediklerini ancak bu talebin kabul görmediği belirtildi.

Konuşmada “Festivalinizin yasaklanması çok büyük ayıp. Bu yasaklama ne sizin ne de bizim mücadelemizi durduramaz. Bu haksızlığa karşı hiçbir Zaman sesiz kalmayacağız. Sizin sesiniz sizin diliniz olacağız” denildi.

 

HDP: Erdoğan Almanya’ya hayırlı olsun

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen de, Türk mahkemelerinin HDP eski eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve HDP Ankara eski Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’e verdiği cezaya tepki gösterdi. Bilgen, “Newroz’da Barış istedikleri için sayın Demirtaş’ı ve Önder’i cezalandırmak hangi akla ve vicdana sığar. Hadi diyelim ki, Türkiye gibi bir ülkede her şey yasaklı. Peki Almanya gibi demokratik değerlere bağlı olduğunu iddia eden bir ülkenin barışçıl temelerde yapılan bir festivali yasaklamasını nereye koyacağız” dedi. Bilgen bu tür yasaklama politikalarının Avrupa’nın demokratik değerleri ile örtüşmediğini sözlerine ekledi. Bilgen, devamla “Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm ilkeleri hayata geçirilseydi belki de bunların hiç bir olmazdı. Öcalan’ın savunduğu değerler Ortadoğu’da yaşam bulsaydı kadınlar köle pazarında satılmazdı” dedi.

 

Yasaklanan festival 25 yıllık kültür

Mitingte Sol Parti Milletvekilleri Gökay Akbulut, Rudolf Bürgel, SPD’nin Gençlik Kolları’ndan (JUSOS) Jesco Groschek ve Grüne Jugend’den (Yeşil Gençlik) Max Luchs söz aldı.

Gökay Akbulut konuşmalarında şunları dile getirdi: “Dinslaken Belediyesi’ni, Kürt Kültür Festivali’ni çeşitli bahanelerle yasakladığı için kınıyoruz. Festival, 26 yıldır bir kültüre dönüştü. Yasak, Alman hükümetinin Türk ve Alman ilişkilerinde ulaştığı yeni boyuttur. Federal Almanya Hükümeti ve Avrupa Birliği Kürt toplumunun sembollerini ve flamalarını yasaklayıp, Kürtleri kriminalizme etmeye çalışıyor. Biz, Sol Parti olarak bu politikalara hemen son verilmesini talep ediyoruz. Her şeye rağmen Erdoğan’ı kırmızı halı ile karşılaşacaklar. Devlet töreni yapılacak. Biz Türkiye ile ilişkilerin derhal durdurulmasını istiyoruz.”

 

Barışı sadece Öcalan getirebilir

Rudolf Bürgel ise şunları söyledi: “25 yıldır biz sizlerle Almanya’daki PKK yasağına karşı mücadele ediyoruz. PKK yasağı kaldırılmalı. Dün Demirtaş ve Önder’e cezalar verildi. Dışişleri Bakanı Heiko Maas oradaydı ve onun bu karara tepkisi nedir? Erdoğan’ın isteğiyle bütün cezaevleri muhaliflerle, siyasetçilerle ve demokratik çalışma yapanlarla dolduruldu. En ünlü tutsak ise Abdullah Öcalan’dır. 25 yıldır rehindir. Sol Parti, Öcalan’ın özgürlüğünü talep ediyor çünkü Öcalan, Türkiye’de ve Ortadoğu’da barış getirebilecek tek kişidir. Bizim taleplerimiz şunlardır; Türkiye devleti derhal Efrîn’den çıkmalı, Kuzey Kürdistan’da savaş bitmeli ve Bijî Berxwedana Rojava û Bakûr, Jin Jîyan Azadî ve Bijî Kurdistan.”

Kürtlerle yan yanayız

SPD Gençlik Kolu adına Jesco Groschek de Almanya’nın Kürtlere yönelik yasakçı zihniyeti için “Hepimiz sorumluyuz” dedi. Groschek, “Almanya’nın silahlarıyla masum çoçukları ve kadınları öldürüyorlar. Biz sizin tarafındayız ve sizlerle yan yanayız. Biz solcu düşünceyi ve siyaseti bütün Avrupa’da gerçekleştirmek istiyoruz. Beraber yapabiliriz, biz sizinle dayanışma halindeyiz” dedi.

Die Grüne Jugend adına Max Luchs da “Erdoğan’a kırmızı halı serebiliyorsa sormak gerek, sen demokratik biri misin yoksa demokrasiden uzak mısın? Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın burada olmasını isterdik fakat olmaz çünkü o Ankara’da ve Erdoğan’la el sıkışıyor. Ama biz sizinle olacağız” dedi.

 

Kürtler dünya için savaştı

MLPD’nin Enternasyonalizm Sorumlusu ve ICOR Genel Koordinatörü Monika Gärtner de şu ifadeleri kullandı: “Kobanê’de yaptığımız hastanede yeni doğan 100 bebek oldu. Kürtlerin özyönetimi sayesinde gerçekleştirildi. Bizim çalışmalarımız tabii ki bitmedi, daha devam ediyor. Rojava bir demokrasi ve özgürlük yeridir. Rojava’da birinci sınıf ve ikinci sınıf insanlar yoktur, hepsi eşittir. Fakat Almanya hükümeti başka görüyor. Oradaki kendini savunan özgürlük savaşçılarını, Alman hükümeti aynı Türkiye gibi terörist gibi yansıtmaya çalışıyor. Onlar bütün dünya için DAİŞ ile savaştı. Bizim onlara saygımız sonsuz. Almanya hükümetine diyecek sözlerimiz var. Erdoğan ile olan ilişkinize son verin. Haklıların yanında olun.”

Protesto mitinginin kültür programı ise oldukça zengindi. Aralarında Zeki Şengali ve Mehmet Tunç’un da bulunduğu Kürdistan şehitleri ile Kürt Halk Önderi Öcalan’ın konuşmalarının yer aldığı bir sinevizyon gösterimi gerçekleşti. Miting, Koma Dengê Mezopotamya, Ozan Mizgîn, Diyar ve Xanemir’in müzik dinletisi ile son buldu.

Yasaklanmasaydı Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin 26’ncısı 8 Eylül Cumartesi günü NRW eyaletine bağlı Dinslaken kentinde yapılacaktı. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin ilki ise 1992 yılında on binlerce kişinin katılımıyla Almanya’nın Bochum kentinde yapılmıştı.

 

FOTO/HABER:

E.GÜLBAHÇE/ F.DONMA/Z. EKİNCİ/E. EREN/M. MANG/Ş. BOZLAR/ H.HAZAR