
YEK-KOM Eşbaşkanı Yüksel Koç 'Halkların Barış ve Demokrasi Konferansı'yla ilgili olarak Avrupa'da farklı etnik, inanç ve düşünce sahibi hemen hemen bütün kesimlerle görüştüklerini belirterek, "Müthiş bir coşku var, Lazlarda, Çerkezlerde, Pontuslarda, Gürcülerde, Tatarlarda" dedi. Farklı halk ve inanç kesimlerinin, Kürtlerin 30 yıllık mücadelesini örnek aldıklarını gözlemlediğini aktaran Yüksel Koç, bu temsilcilerin özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesinde bir ortaklıktan yana olduklarını söyledi. "Demokrasi ve barışı halkarın mücadelesini ortaklaştırarak kazanabiliriz" diyen Koç, şunları söyledi: "Bu konferansa, bu tarihi sürece herkes katılmak istiyor. Ötekileştirilen tüm kesimler 'evet ortaklaşmamız gerekir. Eğer ortaklaşırsak barışı, demokrasiyi sağlayabiliriz. Bu anlamda da Kürt halkının mücadelesini örnek almalıyız' diyorlar. Konferansa ilgi çok büyük. Geçen hafta itibariyla başvuru sayısı 330'du. Ama şu anda o sayıyı çok çok geçmiş durumda. Bizler bu konferansta nasıl bir Türkiye görmek istediğimizin portresini çıkardıktan sonra bütün bileşenlerin ortak düşüncesi, konferanstan sonra ortaya çıkan bu ortaklaşmayı kalıcılaştırmak ve ortaya konulan perspektifin mücadelesini ortak bir şekilde yürütmek gerektiği oldu."
Konferans direniş günlerine denk geliyor
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AveG-KON) Eşbaşkanı Baki Selçuk da 29-30 Haziran'daki konferansın, Avrupa'da birleşik bir mücadelenin aracı olması gerektiğini söyledi. Konferansın yapıldığı zamanın Türkiye'de halkların Gezi Parkı direnişi ile ayağa kalktığı bir döneme denk geldiğini hatırlatan Selçuk, "AKP iktidarının baskıcı, yasaklayıcı politikalarına ve faşist saldırılarına karşı Taksim'den dört bir yana yayılan ve Avrupa'da da özgürlükten demokrasi ve barıştan yana olan geniş kitlelerin sokağa çıktığı bir süreçte yapacağımız konferansın sürece önemli bir katkı sunacağına inanıyoruz. Konferansa ilginin yoğunluğu da bunu göstermektedir. Ankara'da ilki yapılan, ardından Amed'de gerçekleştirilecek olan konferansların üçüncüsünü de Avrupa'da gerçekleştireceğiz. Avrupa'da yaşamak zorunda bırakılmış değişik ulustan ve inanç gruplarından milyonlarca Türkiyeli ve Kürdistanlının Türkiye'de gelişen sürece katılımını sağlamayı hedeflemekteyiz" dedi.
Türkiye ve Kürdistan'da özellikle son 50 yıl içinde hem ekonomik hem de politik nedenlerle Avrupa'ya bir göç durumunun yaşandığının altını çizen Selçuk, şunları söyledi: "Avrupa'da yaşayan Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasından gelmiş olan Kürt, Türk, Ermeni, Rum, Asuri-Süryani, Laz, Çerkes, Arap, Roman bütün kimlikleri ve Alevi, Êzîdî, Hristiyan ezilen bütün inançları, bütün demokrasi dinamiklerini konferansta temsil edilerek, ezilenlerin, ötekileştirilenlerin birlikte bu sürece nasıl dahil olacaklarını, adil, onurlu ve demokratik barış sürecine nasıl katılacaklarını tartışacağız. Konferans bu bakımdan örgütleyici ve ortak mücadeleyi geliştirici olacaktır."
MURAT ALPAVUT/DÜSSELDORF