Dink filminde, Ermeni asıllı Amerikalı yazar Willam Saroyan'ın memleketi Bêdlis'e olan yolculuğunu anlatıyor. Bêdlis'ten sürgün edilen bir ailenin çocuğu olarak hayata Amerika'da merhaba diyen yazar William Saroyan, her zaman özlem duyduğu ancak hiç göremediği memleketini tanımak üzere Anadolu'ya bir yolculuk yapar. 1964 yılında Bêdlis'e varmasıyla son bulan bu yolculuk yazarın her zaman hayalini kurduğu ve anlatmaktan geri durmadığı köklerini gerçek anlamda tanıdığı bir sürece dönüşür. Saroyan'ın bu yolculuğuna tanıklık eden yol arkadaşlarının anlattıkları, kendi kaleme aldığı kişisel hatıralar ve kimi zaman kendi sesinden dinleme şansına eriştiğimiz anılardan oluşurken; yönetmenlik koltuğunda ilk yönetmenlik deneyimini gerçekleştiren Lusin Dink bulunuyor.

  Çekimleri İstanbul Kundura Fabrikası ile Trabzon-Bêdlis güzergahında yapılan ve üç haftada tamamlanan Saroyan Ülkesi’nin senaryosu söyleşilere, öykü canlandırmalarına ve bütünüyle bir kolaj olarak kurgulanan Saroyan’ın kendi sözlerine dayanıyor.
  William Saroyan, Amerikalı Ermeni yazar. Hem Oscar’ı, hem Pulitzer’i olan tek adam. Kendini Bêdlis'li ve Amerikalı olarak görüyor. 60 yaşına kadar adım atmadığı toprakları memleketi biliyor ama şu soruyu sormaktan da geri durmuyor: "Hakikaten, nedir şu memleket denen şey? Taş mıdır toprak mıdır, bağ mıdır bahçe midir? Hem, Kaliforniya’da doğmuş bir adam niçin tutturur, “Bêdlis benim toprağımdır” diye? Ninesinden dinlediği hikâyeler yüzünden midir? Kanda saklı bir hasret mi vardır? Cevabını bilmez pek Saroyan. Önemli olan cevapları bulmak değildir zaten. Kimlik, aidiyet, memleket, hafıza, dil..vb. Bu sorularla büyümüş bir çocuktan geriye kalan hüzündür asıl mesele."

KÜLTÜR SERVİSİ