
Almanya’nın Hamburg kentinde yarın 5. Kürt Film Günleri başlıyor. Bir hafta sürecek olan etkinlik kapsamında uzun metrajlı, belgesel ve kısa filmler gösterilecek. Hamburg Kürt Film Günleri, Nûjiyan Kadın Merkezi, Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ve gönüllü bireyler tarafından düzenleniyor. Film Günleri’ne ilişkin Nûjiyan Kadın Merkezi üyesi ve yazar Anja Flach ile görüştük.
Dünyaya açılan bir pencere
Etkinliğin amacına ilişkin sorumuza “Film günlerinin sinemanın ve kültür boyutunun dışında ayrıca aydınlatıcı bir rolü vardır” sözüyle başlıyor ve şöyle devam ediyor: “İnsan, bir film yoluyla binlerce kilometre uzakta bulunan toplulukların yaşam biçimini, doğa ya da geleneklerle olan ilişkilerini tanıyabilir. Kürt Film Günleri’ni düzenlemek dünyaya bir pencere açmak gibidir. Film günlerinin temel amacı ise sinema yoluyla Kürtlerin yaşamı, kültürü ve sorunlarını dünyaya tanıtmak ve gündeme koymaktır. Aynı zamanda Kürt sinemacılara destek vermek ve değerli çalışmalarını daha geniş bir çevreye sunmak istiyoruz.”
Bir gün kadınlar için
Anja Flach, etkinliğin belli bir teması olmadığını belirtiyor. Ancak kendileri için tartışma, sorgulamaya teşvik eden, egemenlikli sistemi eleştiren alternatif filmleri sunmak önemli. Özellikle kadın yönetmenlerin çalışmalarına yer vermek istediklerini belirten Flach, “Kadınların yaşadıkları sorunları da yansıtmak istiyoruz. Kültür ve sanat alanındaki çalışmalar toplum içinde zihinsel bir dönüşümü yaratıp tabuları kırmak için büyük katkı sunar. Eğer birkaç yıl öncesine kadar kızlar eğitimin dışında bırakıldıysa ve bugün kadınca bir bakış açısını ifade etmek için ellerine bir kamerayı alıyorlarsa, bu bizim için büyük bir adımdır” diyor. Bunun için Film Günleri kapsamında bir günü kadın yönetmenlere ayırıyorlar. 21 Eylül Cuma günü sadece kadın yönetmenlerin filmleri izlenecek. Bu kapsamda yönetmen Mizgin Müjde Arslan’ın “Ez firiyam tu ma li cîh” (Ben uçtum sen kaldın) ve Hatice Kamer’in “Dayê ez ne nexweş im” (Anne hasta değilim) adlı filmleri gösterilecek. Gösterimlerde Mizgin Müjde Arslan ve annesi Hissa Kaya da hazır bulunacaklar.
Güney ve Doğu’dan belgeseller
“Sanat, sınırları aşan bir yaşam biçiminin ütopyasıdır. Sanatçıların, eserlerini insanlarla paylaşma arzusu ise bu ütopyayı yaşamsallaştırmanın ilk umut dolu adımıdır” diyen Flach, az tanınan yönetmenlerin çalışmalarına da yer vereceklerini dile getiriyor. Bu kapsamda Güney Kürdistanlı yönetmen Akram Hidou’nun “Halepçe- Kayıp Çocuklar” ile Doğu Kürdistanlı yönetmen Kaywan Karimî’nin “Sinora Şikestî” (Kırık Sınır) adlı belgesel filmler gösterilecek.
Flach, etkinliği Kürt esnafların sponsorluğu ve gönüllü çalışanların yüzlerce saatlik emeğiyle gerçekleştirdiklerine dikkat çekiyor. İlk yılından beri afiş ve program broşürünü hazırlayan grafikçi arkadaşları Annett Bender’e teşekkür eden Flach, bağımsızlıklarını koruma düşüncesiyle devlete proje sunmadıklarını söylüyor. Ayrıca bu tür etkinliklerin yerelde kurumsallaştırmanın önemine vurgu yapıyor.
‘Küçük bir özgür Kürdistan oluyor’
Flach, beş yıllık süreci de değerlendiriyor. Etkinliğin önceki yıllarda çoğunluk iyi geçtiğini, salonların dolduğunu belirten Flach, 5 yıldır ortak çalıştığımız ve Hamburg’un Sternschanze semtinde bulunan sinemanın güzel bir avlusu var. Kürt Film Günleri düzenlediğimiz haftalarda orası küçük bir ‘özgür Kürdistan’ oluyor, dünyanın bir çok yerinden misafirlerimiz geliyor. Kürtlerin film ve belgesellere gösterdikleri ilgi, getirdikleri eleştiri ve değerlendirmeler kültürün gelişmesi açısından önemli bir katkı sunuyor. Kürtler halen varlık yokluk savaşı veriyor. Kürt sineması ise halkın varlığının bir ispatıdır. Tabii etkinliğe ilgi gösteren Almanlar ve başka halklardan da var. Yani sinema da dış ilişkileri çalışmaları kapsamına da geliyor.”
Zengin bir program
5. Hamburg Kürt Film Günleri’nde gösterilecek filmler, 30 yıldan beri süren savaşa farklı açılardan odaklanıyor. Hamburg Film Günleri’nin açılışı, perşembe akşamı saat 20:00’de Şengül’ün vereceği dinleti ile yapılacak. Ardından Reis Çelik’in yönettiği ‘Lal Gece’ gösterime sunulacak. 2012 yapımı olan film, çocuk gelinleri sorununu ele alıp, toplumdaki erkeğin yapısını mercek altına alıyor. Aynı akşam ayrıca Fırat Yavuz’un ‘Toros Canavarı’ adlı kısa filmi gösterilecek. 9 dakikalık filmde, özellikle 1990’lı yıllarda Kuzey Kürdistan’da devletin vahşi yüzünü simgeleyen Toros markası araç işleniyor.
Cuma akşamı saat 20:00’de Mizgîn Arslan’ın ‘Ez firîyam tu ma li cîh’ adlı belgeseli gösterilecek. Kürdistan özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren babasının izini süren Arslan, Mexmûr Kampı’nda babası Sarı Kemal’i tanıyan insanlarla görüşüyor. Öncesinde ise Hatice Kamer’in, ‘Ben hasta değilim anne’ adlı 27 dakikalık belgeseli gösterilecek.
Etkinliğin üçüncü gününde gösterilecek olan Kaywan Karimi’nin 2011 Doğu Kürdistan yapımı ‘Kırık Sınır’ (Broken Border) adlı kısa filminde, Doğu ile Güney Kürdistan arasındaki kaçakçılık anlatılıyor. Ardından Sedat Yılmaz’ın yönettiği ve Özgür Gündem’in 1990’lı yıllardaki çalışma koşullarını gözler önüne seren ‘Press’ gösterilecek.
23 Eylül Pazar günü programında ise Ro Oğuz’un, Amed’de hırsızlık yaparak yaşama tutunan bir gencin anlatıldığı ‘Dîz’ ile Tayfur Aydın’ın yönetmenliğinde çekilen ‘Rêç’ beyazperdeye yansıtılacak. Gösterimler ardından Ro Oğuz ve Tayfur Aydın seyircilerin sorularını yanıtlayacak.
24 Eylül Pazartesi iki belgesel gösterilecek. Barış Anneleri İnisiyatifi’nin portresinin çizildiği ‘Dayê Dibe Aşitî’’nin yönetmenliği Aziz Çapkurt’a ait. Ardından, gösteriminde de hazır bulunacak Bülent Boral’ın çektiği ‘Silo Qiz, Hozanê Dêrsimê’ belgeseli gösterilecek. Kürtçenin Kirmanckî lehçesindeki 38 dakikalık dokumanterde yaşayan insan hazinesi Silo Qiz ve tanık olduğu Dêrsim katliamı anlatılıyor.
Salı günü Özcan Alper’in büyük beğeni toplayan ‘Gelecek uzun sürer’ filmi gösterilecek. Ardından etkinliğin son günü olan 26 Eylül’de ise Akram Hidou yönetmenliğindeki ‘Halepçe- Kayıp Çocuklar’ gösterime sunulacak. Yönetmenin de hazır bulunacağı gösterimden önce ise Amir Taha’nın ‘Sessiz Çığlıklar’ (Silent Cries) adlı çalışması izleyicilere sunulacak. Filmde, Kürt toplumunda kadına şiddet sorunu ele alınıyor.
M. ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG