
Resepsiyona Hamburg'da siyasal ve kültürel çalışmalar yürüten kurum temsilcilerinin yanı sıra Parlemento'da grupları bulunan parti temsilcileri de katıldı.
Resepsiyonun açılış konuşmasını yapan Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir şunları söyledi: "Clara Zetkinlerden, Roza Lüxemburglara, Sakine Cansızlara dek uzanan kadın mücadelesi hızından bir şey kaybetmeden devam ediyor. Bu mücadele, 5 bin yıllık erkek egemenliğine karşı verilen bu mücadeledir. Bu onurlu mücadelede birçok kadın yoldaşımız daha insanca bir yaşam için canlarını verdi. Yine savaşlardan dolayı binlerce kadın ya öldürüldü ya da köle pazarlarında cariye olarak satıldı. Kurtulanlara ise göç yolları düştü. Göç bir şiddet şeklidir. Mülteci konumunda bulunan bu insanlarla dayanışmamızı yükseltmeliyiz. Rojava'da doğan insanlık güneşi, hepimizin yüreğini ısıtıyor. Rojava Devrimi aynı zamanda bir kadın devrimidir. Burada hayata geçirilen demokratik ve konfederal sistem, tüm kadınlar için bir umut ışığıdır. Onun için bu devrimin her zamankinden daha fazla sahiplenilmesi gerekiyor."
Mülteci Kadınlar Konferansı'nın tertip komitesinde yer alan Siri Keil de, konferansın sonuçlarına yönelik bilgilendirme yaptı. Mülteci kadınların konferansı olmasına rağmen erkeklerin burada da müdahil olmaya çalıştığını belirten Siri Keil, mülteci kadınların bunu protesto etmek için platformu işgal ettiklerini söyledi. Ülkelerinden savaştan kaçan bu kadınların herşeye rağmen güçlü olduklarını belirtten Siri Keil, dayanışma çağrısı yaptı.
Rojava için herkes birşeyler yapmalı
Resepsiyonun bir diğer konuşmacısı olan Sabine Zetschke de sinevizyon aracılığı ile Weqfa Jinên Azad a Rojava çalışmalarını değerlendirdi.
Sabine Zetschke, "Rojava'da adil paylaşımcı ve komünal sisteme dayalı bir devrim inşa ediliyor. Bu devrimde sadece Kürt kadını değil Arap, Asuri, Türkmen ve diğer etniklerden kadınlar kendilerini özgürce ifade edebiliyor. Rojava'daki kadınlar kendi öz yönetimlerini kurarak yeni bir yaşamı örüyorlar. Kadınlar burada adeta kendilerini yeniden yaratıyorlar. Kadın öncülüğünde gelişen bu yeni yaşama tahammül edemeyen Türk devleti bu devrimi DAİŞ eliyle boğmak istiyor. Weqfa Jinên Azad a Rojava'nın uluslararası arenada tanıtılması ve güçlendirilmesi için hepimizin yapabileceği bir şeyler olmalıdır. Hepimiz bu çabanın içerisine girmeliyiz. Yapacağımız bağışlarla vakfın çalışmalarına destek sunabiliriz."
Alman fotografçı ve gazeteci Annet Bender'in Rojava'da çektiği fotoğraflardan oluşan sergi de, resepsiyonda büyük ilgi gördü.
M.ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG