
Almanya’nın Hanau kentinde faaliyet yürüten Hanau Cemevi, Yassı Muharrem nedeniyle üyelerine yaptığı yazılı çağrıda ise şunlar ifade ediliyor: „Asırlardır katliam ve acılarla dolu olan Alevi tarihi Hasan- Hüseyin’in haklı davası yolunda yaşanan bu katliamlar ehli beyt toplumunda kabul görmüyor. Hüseyin’in Kerbela’da aile fertleriyle birlikte haksızlığa karşı direnirken verdiği mücadelenin sonucunda Yezid tarafından katledilmesi nedeniyle Muharrem ayı Alevi inancında önemli bir yer kazanmıştı. İmam Hüseyin ve Kerbela şehitleri aşkına yas orucu tutmak inancımızın temeli haline gelmiştir. Günümüz Kerbela’larını göz önüne alırsan 680 yılında Yezid tarafından yaşatılan bu vahşeti daha iyi algılayabiliriz. Aleviler mazlumun, haklının, ezilenin, sömürülenin, ötekileştirilenin, kimliğinden dolayı horlananın yanında oldu hep ve olmaya da devam edecektir... Avrupa’daki Alevi hareketinin bu zorlu süreçte elde ettiği hakları sahiplenmeliyiz. Bütün Hanau Cemevi üyelerimizle el ele tutuşup, barış adına, geleceğimiz adına, haklarımıza sahip çıkma ve inancımızı nice asırlara taşıma adına, yoksullara yoldaş olma adına bu inancımıza sahip çıkmalıyız. Bu nedenle Cemevi’mizde düzenlenen Muharrem sohbetlerimize canlarımızı katılmaya çağırıyoruz...“
‘Hizmetin pazarlığı olmaz’
Hanau Cemevi’nde Muharrem Matem orucuna tanınmış Alevi anası Naime Nayman da katıldı. Naime Nayman, aslen Çorumlu olan İmam Rıza Ocağı’na mensup bir dede kızı olarak dünyaya geldi. 1982 yılında Çorum olayları sırasında saygın bir Alevi dedesi olan babası Veli Solmaz faşistlerce katledildi.
1978’den bu yana Almanya’da yaşayan Naime Nayman küçük yaşta ailesinden aldığı Alevi inancı ve kültürünü hayatının temel öğretisi haline getirdi. Alevilerin Almanya’da örgütlenmeye başlamasıyla birlikte bu çabaların içinde aktif yer alan Naime Ana Alevi derneklerinin her kademesinde görev üstledi. Avrupa Aleviler Birliği Federasyonu’nda İnanç Yönetim Kurulu Üyesi olan Naime Ana, Almanya’da analık postuna oturan ilk kadın ünvanına sahip bulunuyor. Frankfurt Alevi Kültür Merkezi’nde 15 yıl faaliyet yürüten Naime Ana, Frankfurt ve çevresindeki Alevi kültür merkezlerinde çalışmalarını yürütmeye devam ediyor.
Muharrem Sohbeti için Hanau Cemevi’ne gelen Naime Nayman anayla gazetemiz için kısa bir söyleşi gerçekleştirdik...
Sizin Avrupa’da posta oturan ilk ana olmanızı da göz önünde bulundurursak sizce Alevi kadını hak ettiği yerde midir?
Kadınlar hak ettikleri yerde değiller elbette. Bu yüzden de yaşamın her alanında kadınlar kişiliklerini ve eğitimlerini geliştirebilmeleri için kendi inançlarının güzelliklerine sarılmalılar. Kendi inançlarının öğreti ve güzellikleriyle tüm bunları harmanlayarak kendilerini yeniden var etmeliler.Örneğin Hünkar Hacı Bektaşi Veli Vakfı birçok kadına Alevi inancı doğrultusunda eğitim veriyor. Ben de yaklaşık on yıl önce Hacı Bektaşi Veli İcazetname’sine layık görüldüm.
İcazetname kimlere ve nasıl veriliyor?
Öncelikle soy açısından dedelikle bir bağının olması gerekiyor. Temiz bir geçmişe sahip olması ve hizmet yürütmüş olması gerekiyor. Bu İcazetname Hacı Bektaşi Veli Vakfı tarafından Alevi inancı gereği yapılan eğitim çalışmaları sonucunda canlara veriliyor
Türkiye’de Aleviler etrafında dönen tartışmalar ve Alevi dedelerinin maaşa bağlanması gibi konular hakkında ne düşünüyorsunuz?
Biz maaş karşılığında hizmet veren dede ve anaları hizmet vermiş saymıyoruz. Biz ulularımız el emeği, el hakkı, yol düsturunda hizmet veren dede ve analarımız bu yolda bunun pazarlığını yapmazlar. Ayrıca bizden önce hizmet veren büyüklerimiz vardı. Biz birliğimizi ve bütünlüğümüzü sağlamak için önce kendimizi, çevremizi ve sonra kapı komşumuzu tanıyıp, kendimizi onlara tanıtarak bu inanca katkı sunmanın olanaklarını yaratıyoruz.
1993’lü yıllardaki Sivas Katliamı’nın ardından Avrupa’da Alevi örgütlenmesine gittik. Önemli bir örgütsel birikim yaratıldı. Bunun sayesinde Alevi inancı bu topluma tanıtıldı ve kabullendirildi. Şimdi Alevilik bir inanç olarak okullarda ders olarak veriliyor. Bu bir kazanımdır. Önemli bir kazanımdır hem de. Tüm Alevileri bu kazanımlara sahip çıkmaya çağırıyorum.
FİLİZ ARGAL
HANAU