Uzun bir süredir Almanya’da aşırı sağcı örgütlenmesine dikkat çekiliyor. Hatta bunun için özel toplantılar bile yapılıyor. Geçtiğimiz haftalarda Berlin’de yapılan Avrupa Polis Kongresi’nde tartışılan temel konulardan biri de aşırı sağ tehlikesiydi. Nitekim BKA Başkanı Holger Münch şiddet eğiliminde olan yaklaşık 12 bin 700 aşırı sağcı olduğunu ve 53’ünün tehlikeli olduğunu belirtti. BKA yaptığı yeni açıklamada ise bu rakamı 60 olarak yineledi.
Almanya’da kısa bir zaman aralığında birçok aşırı sağ saldırı yaşandı.
Geçtiğimiz hafta Almanya’nın altı ayrı eyaletinde aşırı sağ örgütlere yönelik 13 eve düzenlenen baskında 12 kişi gözaltına alınmıştı.
Geçtiğimiz aylarda Halle’de Yahudilerin sinagoguna saldırı düzenlendi.
Hessen Eyaleti’nde Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke’nin aşırı sağcılar tarafından öldürülmesi de daha sıcaklığını yitirmedi.
Aşırı sağcı profilinde ve saldırılarında yetkililerin açıkladığı önemli detaylar da var.
Basına yansıyan istihbarat bilgilerine göre şiddet yanlısı aşırı sağ grupların giderek aktifleştiği, aralarında asker ile polislerin ve de güvenlik birimlerince tanınmayan kişilerin de olduğu açıklandı. Kendi aralarında internet aracılığıyla anlaştıkları ve sosyal medya üzerinden örgütlendikleri de basına yansıyan bilgiler arasındaydı. Nitekim bunu geçmiş yazılarda sık sık hatırlattık.
Ülke gündemine yerleşen, uyarılar yapılan aşırı sağa karşı Almanya’da yeterince mücadele edilip edilmediği tartışılırken Hanau’da bir saldırı daha gerçekleşti. Hem de yukarıda bahsettiğimiz profille benzerlikleri olan bir saldırı.
Tobias Rathien adındaki saldırgan kent merkezindeki Midnight isimli mekana saldırdı, ardından farklı bir bölgedeki büfe ve yakınındaki nargile bara saldırı gerçekleştirdi. Saldırı sonucu 9 kişi yaşamını yitirdi, bunlardan 5’i Kürdistanlı.
Uzmanların değerlendirmelerine göre saldırgan Tobias Rathien güvenlik birimleri tarafından tanınmayan, ağır psikolojik sorunları olan, ırkçı düşüncelere sahip biri.
Bu tanınmayan, psikolojik sorunları olan (!) saldırgan gerçekleştirdiği katliam öncesi internette 24 sayfalık bir manifesto yayınlıyor, bir de saldırıyı neden düzenlediğini açıklayan video paylaşıyor. Yazıda, Almanya’dan sınır dışı edilmesi mümkün olmayan bazı halkların yok edilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Saldırıyı gerçekleştirdikten sonra eve gidiyor, annesini öldürüyor, babasına dokunmuyor, sonra da intihar ediyor. Burada da ilginç bir durum var! Evde ne oldu? Saldırgan nasıl öldü, annesini nasıl öldürdü? Bir muamma!
Saldırının ardından saldırganla ilgili bazı bilgilerde açığa çıktı. Buna göre saldırgan 2000-2007 arasında Bayreuth’ta ekonomi eğitimi almış. Bazı gazetelerde geçen bilgilere göre bu dönemde AfD’li Alice Weidel da aynı eğitimi alıyor. Fakat birbirlerini tanıyıp tanımadığı bilinmiyor.
Evet Almanya’da yine aşırı sağ motifli bir terör saldırısı gerçekleştirildi, ki bu saldırı psikolojik rahatsızlıkları olan birinin kişisel düzenleyeceği bir saldırıdan çok daha fazlası ve direk yabancıları hedef alan, son derece planlı gerçekleştirilmiş bir saldırı. Zira saldırgan söz konusu mekanlara giderek daha öncesinden keşif yapıyor. Yine aldığı atış dersleri sayesinde iyi derecede silah kullanabiliyor.
Ayrıntılar ortaya çıktığında saldırgan hakkında daha çok şey öğreneceğiz, fakat bilgiler ne kadar kamuoyu ile paylaşılacak orası muğlak.
Öyleki, şimdiden saldırganın ağır psikolojik sorunlar yaşadığı üstüne basa basa servis ediliyor. Bu algı ile aslında saldırının arkasındaki detaylar sınırlandırılıyor.
Her ne kadar bireysel bir saldırı gibi sunulmaya çalışılsa da kamuoyunda bu saldırı ciddi tepkilere neden oldu. Alman halkı ve göçmenler birçok kentte sokaklara döküldü.
Aşırı sağa karşı daha güçlü bir kamuoyu oluşmak zorunda. Zira artık tehlike kapıya gelmiş durumda. Yabancılar başta olmak üzere, Alman halkını da büyük bir tehlike bekliyor. Zira aşırı sağ parlamentoya da girerek çalışmalarını farklı bir boyuta taşıdı. Kriz haline dönüşen Thüringen’deki başbakan seçimlerinde durumun ne kadar ciddi boyutlara geldiğini bir kez daha görmüştük.
Evet Hanau öfkeli, bu öfke ırkçılığa karşı dayanışmaya dönüşmeli, mücadele daha da büyümeli.
Saldırıda hayatını kaybedenlerden biri de Yeni Özgür Politika gazetesi çalışanlarından Serpil Temiz’in oğlu Ferhat Ünvar. Saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.