
Serê Satê (İkiyaka) tepesinin aşağısında bulunan 10 haneli Mêrgan köyünde sıkıyönetim uygulayan Türk devleti, köy sakinlerinin köyden çıkmasını, bağ ve bahçelerine gitmelerini de yasakladı. Köylüler ceviz topladıkları için dahi sorguya alındı.
Türk ordusunun son dönemde düzenlediği en büyük operasyon olarak görülen Hakkari'nin Yüksekova (Gever) ilçesine bağlı Geliyê Doskî bölgesindeki operasyona 20 bin asker katılmış, hava bombardımanları ve ileri tekniğe rağmen iki ay devam eden askeri operasyonda aralarında operasyonu koordine eden yarbayların da bulunduğu çok sayıda asker ölmüş ve gerilla alandaki hakimiyetini korumuştu.
Kendi köylerinde yasaklılar
Türk ordusu operasyonda başarısız kaldıkça bölgedeki sivillere yöneldi. Köylere dönük OHAL uygulamaları devreye koyuldu. sivil yerleşim alanları, köylerin etrafı, bağ ve bahçeler ise valilik tarafından "Özel Güvenlik Bölgesi" ilan edilerek, sivillerin girişine kapatıldı.
"Özel Güvenlik Bölgesi" ilan edilerek kendi topraklarında hayvanlarını otlatamayan, kışlık odun toplayamayan, hasat zamanı bağ-bahçelerine gidemeyen köylerden biri de Mêrgan (Çayır) köyü.
Ortatepe Karakolu'nun karşısında ve her karışı savaş uçaklarıyla bombardımana tutulan Serê Satê (İkiyaka) tepesinin aşağısında bulunan Mêrgan köyünde, 10 ev dahil köyün tamamı sıkıyönetim uygulamasıyla köy sakinlerine yasaklandı.
Burada 100'e yakın köylü "yasaklı" yaşamlarını idame ettirirken, köydeki askeri baskı ve baskınlar da bitmek bilmiyor.
Köye keyfi baskınlar
Geliyê Doskî'de devam eden operasyonlar esnasında, Eylül ayında köye iki kez Ortatepe Karakolu tarafından baskın düzenlendi ve köylüler köy meydanına getirildi. "Köyde PKK'li var" iddiasında bulunan Türk askerleri, bütün evleri didik didik aradı. Aramalar esnasında eşya, erzak ve ot bağlarının dağıtıldı; un çuvalları ve yağ tenekeleri şişlendi.
Çıkarsanız tararız tehdidi
Yasakla beraber askerlerin köyden dışarı adım atmamaları konusunda kendilerini uyardığını söyleyen İsmail Oyman, "Şimdi istesek gidip kendimize kışlık odun bile getiremiyoruz. Kaynak suyumuz kesildiğinde oraya gidemedik. Ceviz toplamaya gidemedik. Biz gittiğimizde tarama yapıyorlar. Köyden çıkarsak, vuracaklarını söylediler. Zor durumdayız ne yapacağımızı bilemiyoruz" dedi.
Ceviz sorgusu
Tarlalarına, bağ-bahçelerine, çeşmelerine ve köyün çevresine bile gidemediklerini söyleyen köy sakinlerinden 55 yaşındaki Osman Öğmen ise "Kış geldi odun toplayamıyoruz, hayvanlarımız yaylalardan indirildi. Cevizlerimizi topladığımız için bile sorguya alındık. Bunun adı zulümdür. Hep beraber bunlara karşı durmadıkça, bu böyle devam eder" diye konuştu.
Kafes hayatı
Sadece son bir haftadır köyün çevresine az çok gidebildiklerini belirten Öğmen, "Daha önce köyden dışarı adım atamıyorduk. Bir kafes hayatı yaşadık burada" dedi.
Operasyonların yoğunlaştığı zamanlarda 10 gün boyunca koyunlarını bile sağamadıklarını dile getiren Gülsima Öğmen de "Biz gittiğimizde helikopterler tarıyordu. Köyün etrafı savaş uçaklarıyla bombalandı. Her gün top atıyorlar, koyunlarımız ortalıkta kaldı" diye anlattı.
Yasaklı olan evlerinin önündeki tandırda ekmek pişiren Feride İrge de, "Koyunlarımızı sağmak için Kepîr'a gidemiyoruz. Çünkü yasaklandı, koyunlarımızı köyün içine getirmek zorunda kaldık" dedi.