- Siyasi tutsakların polis veya MİT tarafından cezaevinden alınıp sorguya götürülmeleri yasallaşıyor.
Meclis’te görüşmeleri devam eden infaz düzenlemesinde “ilgili makam” ya da savcılıkların talebi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla, siyasi tutsakların cezaevinden sorguya götürülmelerine olanak tanıyor.
Bu düzenleme yasalaşırsa, savcılıkların yanı sıra istihbarat birimleri, tutuklu ve hükümlüyü cezaevinden alarak, sorgulayabilecek. İnfaz Yasası’nın 92. maddesinde yer alan düzenleme, daha önce Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 250. maddesindeki suçlar için uygulanıyordu. Özel Yetkili Mahkemeleri düzenleyen CMK. 250. maddesi 2012’de kaldırılınca, düzenleme dayanaksız kalmıştı. Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre bu kapsamda AKP ve MHP, infaz paketindeki ilgili yasaya, “terör ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen” ibaresi eklettirdi. Buna göre bu ‘suçlar’la ilgili olarak alınan bilgilerin doğruluğunun araştırılması bakımından zorunlu görülen hallerde, hükümlü veya tutuklular, rızaları alınmak koşuluyla, ilgili makamın ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine sulh ceza hakimi kararı ile geçici sürelerle cezaevinden alınabilecek.
Bu süreler, hükümlü veya tutuklu dinlendikten sonra işin niteliğine göre, her defasında dört günü ve hiçbir surette 15 günü geçmemek üzere hakim tarafından tayin olunacak. Ceza infaz kurumundan ayrılış ve dönüşlerinde hükümlü veya tutuklunun sağlık durumu doktor raporu ile tespit edilecek. Yer gösterme sırasında yapılan işlemlere ilişkin belgelerin bir örneği ilgilinin dosyasında muhafaza edilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilecek.
Hukuksuzluk yasallaşıyor İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Av. Gülseren Yoleri, hukuksuzluğun yasal haline getirildiğini söyledi. Sorgu sırasında devam eden ajanlık ve işbirlikçilik dayatmasının cezaevinde devam etmesinin yasal düzenlemeye kavuşturulacağını kaydeden Yoleri, ‘gizli tanık’ operasyonlarına işaret etti. MİT yasasından yapılan değişiklikle tamamen Cumhurbaşkanlığına bağlandığını hatırlatan Yoleri, "Cumhurbaşkanlığına bağlı bir kurum. Böyle bir kurumun insan hakları ve özgürlüğünü ihlal etmesi, mahrum bırakması kabul edilemez. MİT ya da istihbarat denildiğinde çok sayıda hukuksuzluk akıllara gelir. Bu düzenleme ile ihlaller ve hukuksuzluklar daha da artacak" dedi. OHAL'in ardından KHK'larla gözaltı sürelerinin 14 gün olduğunu hatırlatan Yoleri, "Düzenlemede en az 4, en fazla da 15 günlük zaman dilimi veriliyor. Yani bir kişi 15 gün gözaltında tutulabilecek. Ayrı zamanlarda alınarak bu süre tamamlanacak. Yani kişinin daha uzun bir süre baskı altında tutulması anlamına geliyor" şeklinde konuştu. Düzenlemenin çok sorunlu ve uygulamada çok fazla hak ihlallerine neden olacağına işaret eden Yoleri, ETHA’daki değerlendirmesinde şunları ekledi: ”Hapishaneden alınan mapuslar nerede tutulacak, hangi sorgulama yöntemi ile uygulanacak, avukat hakları kullandırılacak mı? Bu soruların hepsi muamma. Yakın zamanda Bakırköy'de yaşanan bir örnek oldu. Dolayısıyla bugün bu ihlallerin yaşanmayacağını gösteren bir düzenleme değil. Türkiye'nin adalet sistemi, adil yargılama tablosu ve insan hakları bakımından sorunlu bir düzenleme.”ANKARA