Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Ankara'da düzenlediği "Tarihimizde İz Bırakan Valide Sultanlar" programında konuşan Emine Erdoğan'ın sarfettiği, "Haremin Osmanlı hanedan üyeleri için bir okul ve kadınları hayata hazırlayan bir eğitim yuvasıdır" şeklindeki sözleri tepki topladı. Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyesi Esra Güzel Ersoy, tarihten bugüne kadar yönetenlerin, kadınlara nasıl giyinmeleri ve nasıl davranmaları gerektiğini sürekli öğretmeyi kendilerine bir görev olarak gördüğünü söyledi. Osmanlı dönemlerindeki harem anlayışının günümüzde de devam ettiğini ve Erdoğan'ın yaptığı açıklamanın bunun bir yansıması olduğunu ifade eden Ersoy, "Güzel kıyafetler giydirilerek, uygunsuz davranışlarını düzeltmeye çalışarak, oturaklı, erkeğe karşı gelmeyen bireyler olmamız aşılanmıştır" dedi. 


Kadını metalaştıran söylem

Mersin Üniversitesi Kampüs Cadıları Üyesi Şilan Sürmeli, yüzyıllardır eril zihniyetin kadını ikinci cins yapan politikalarının devam ettiğini belirterek, bugün kadının metalaştırılmasının da Emine Erdoğan zihniyetinin ürünü olduğunu söyledi. O dönemlerde haremlerin kadınlar için bir cehennem olduğunu söyleyen Sürmeli, bu cehennemi bir kadın olarak savunmanın akıl dışı olduğunu ifade etti. Sürmeli, yıllardır kadın mücadelesi veren bir kadın olarak, "Ne bu anlayışı ne de bu söylemleri kabul edeceğiz" diye konuştu. 


Emine Erdoğan erkekleşmiş biri

Mersin Genç Sen üyesi Ayça Yanar, Emine Erdoğan tarafından yapılan konuşmanın, sistem tarafından erkek egemen ideolojinin kadınlara nasıl kabul ettirilip, benimsetildiğinin bir göstergesi olduğunu belirterek, haremleri eğitim yuvası olarak gören Erdoğan'ın bir kadın olarak kadınları yalnızca bedenleri üzerinden tarif ettiğini vurguladı. Yanar, "Haremlerde kadınlar yalnızca hükümdarların 'cinsel hazlarını karşılamak' için var edilmektedir" dedi. Haremlerde sadece erkeğe nasıl boyun eğileceğinin öğretildiğini kaydeden Yanar, bir kadın olarak yapılan açıklamaları kabul etmediğini kaydetti. "Emine Erdoğan erkekleşmiş biridir" diyen Yanar, eril zihniyete karşı mor meşaleyi yakacaklarını vurgulayarak, "Haremlerde değil meydanlardayız" dedi.


Onur kırıcı bir çarpıtma

Eğitim Sen Mersin Şubesi Kadın Sekreteri Gülperi Turgut, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her fırsatta kadınları ötekileştiren söylemleri devam ederken, bu sefer de Emine Erdoğan'ın buna dahil olduğunu belirtti. Utanç mabedinin eğitim yuvası olarak savunulamayacağını kaydeden Turgut, "Emine hanıma göre kadınlar haremde hayata hazırlanıyordu. Bu büyük yalan, kadınlar için onur kırıcı bir çarpıtmadır" dedi. Kadınların haremde sadece bedenlerini kullanarak hayata tutunmaya çalıştıklarını vurgulayan Turgut, "Haremlerde tek öğretilen vazife erkek çocuk doğurmaktı. Bu açıklama talihsiz bir açıklama" şeklinde konuştu. 


DAİŞ'le yarışan bir hükümet 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İstanbul Temsilcisi Fidan Ataselim, AKP hükümetinin kadına yönelik bütünlüklü bir politika izlediğine vurgu yaparak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun sözlerini hatırlattı. Ataselim, "Bu konuşmalar üzerine Emine Erdoğan'ın da 'harem, kadınları hayata hazırlayan bir eğitim yuvasıdır' sözleri, Diyanet'in medreselerin yasal olmasını istemesi bütünlüklü politika izlediklerinin göstergesi. Yani, Ortadoğu'da IŞİD neyse ülkemizde de onunla yarışacak olan hükümet var" dedi. Emine Erdoğan'ın açıklamasını asla kabul etmeyeceklerini ifade eden Ataselim, Emine Erdoğan'a "Hareminiz size kalsın, bizler özgürce yaşayacağız" cevabını verdi. 


Harem yaşantısına mı özeniyor?

Gökkuşağı Kadın Derneği aktivisti Deniz Şimşek de, "Bu sözlerle kendisi de harem yaşantısına mı özeniyor" diye sorarak, "Emine Erdoğan kadının hiçleştirilerek erkek üzerinden kutsandığı tarihi değil, gerçek tarihi okumasını tavsiye ediyoruz. Gerçek kadın tarihi mücadele ve direniş tarihidir" diye konuştu. 


Cariyelik sistemi meşrulaştırılmaya çalışılıyor

Emine Erdoğan'ın bu söylemiyle "cariyelik sisteminin" İslam adına meşrulaştırılmaya çalışıldığının altını çizen DİK Şura üyesi Süheyla İnal, aynı zamanda "oluşturulmuş sarayın içinde yeni bir harem oluşturma çabası" şeklinde niteledi. İnal, "Kadın haremlere kapatılamaz. Kadınların haremlere kapatılması İslam'ın esaretleştirilmesidir. Çünkü, İslam toplumunun yarısı kadınlardan oluşuyor. Kendileri haremde yer alabilirler ama toplumu ve kadını haremleştiremezler. Ve onların bu haremleştirme çabalarına karşı çıkacağız" diye konuştu.  


 DİHA/İSTANBUL-MERSİN