
Neolitik çağdan kalan mağaraların dinamitlerle yıkıldığı Hasankeyfte yıkım iş makineleriyle devam ediyor.
Batman’ın tarihi Hasankeyf ilçesinde Ilısu Barajı yapım çalışmaları nedeniyle 12 bin yıllık miras su altında kalma tehdidi altında. Geçtiğimiz günlerde Hasankeyf Kalesi içerisinde yer alan kayalar 'tehlike oluşturduğu' iddiasıyla Devlet Su İşleri (DSİ) Hasankeyf Kaymakamlığının emriyle Rüzgar Dağcılık Firması tarafından ‘dolgu ve güçlendirme’ projesi adı altında dinamitlerle yıkılmış, taşlar tahrip edilmişti. Batman Valiliği ise taşların dinamitlerle değil ‘ekolojik yıkıcılar’ ile yıkıldığını savunmuştu. Yoğun tepki üzerine taşların dinamitlerle patlatılması görüntüleri Batman Valiliği yalanlanmıştı.
'Arka bahçeleri görüyorlar’
Middlesex Üniversitesi’nden Öğretimi Görevlisi Dr. Janroj Yılmaz Keleş, Hasankeyf’teki yıkıma tepki göstererek gazetemize şu değerlendirmede bulundu: "12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf, yapımı birçok tartışmalara ve global protestolara neden olan Ilısu Barajı’nın suları altında bırakılmadan önce dinamitlerle yıkıldığına dair birçok görüntü ve haber basında yer aldı. Türk devletinin yöneticileri Kürdistan’ı politik ve ekonomik olarak kendi arka bahçeleri olarak gördükleri için, Kürdistan'daki tarih, tarihsel değerler, yaşanmışlıklar ve insanların önemi yok. Temel amaç ve ideoloji, Kürdistan’ı kendi kontrolleri altında tutmak ve ekonomik kaynaklarını sömürmek.
'Sömürgecilerin yöntemi'
Bu noktadan haraketle, Paleolitik Çağ’dan günümüze kadar 20’den fazla medeniyetin kalıntılarının ve izlerinin olduğu tarihi Hasankeyf’in ortadan kaldırılması veya Dersim’de ormanların yakılması; binlerce yıllık tarihi ve doğal ortamı ortadan kaldırarak tarihsel bilincin yok edilmesi, insanların yaşadığı yerlere yabancılaştırılması ve o yere dair aidiyet duygusunu uyandıracak kültürel miras ve sembolik anlamların yok edilmesini amaçlamaktadır. Bu gibi politikalar sömürgecilerin sıkça başvurduğu bir yöntemdir.”

KÜLTÜR SERVİSİ