Kalp hastası 57 yaşındaki Sultan Özer'e cezaevi doktorunun itirazlarına rağmen "cezaevinde kalmasında sakınca yoktur" raporu verildi. Diyalize bağlı, yüzde 92 işgöremez raporu bulunan Murat Arıcı da cezası onaylanınca cezaevine konuldu.

Adana'da 2008 yılı Mart ayında tutuklanan ve 3. Yargı Paketi kapsamında geçen yıl serbest bırakıldıktan 7 ay sonra kalp ameliyatı olmasına rağmen yeniden tutuklanan Sultan Özer'e, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından "cezaevinde kalmasında bir sakınca yoktur" raporu verildi. Annesiyle en son 20 Haziran'da görüştüğünü aktaran Beritan Özer (17), "Gün geçtikçe annem daha da çöküyor. Zaten iki üç adımdan sonra yürüyemiyor. Görüş kabininde beklerken, tutsakların bulunduğu bölümdeki kapı açılırken annemi gördüm. Yüzü son derece bitkindi. Bizi görür görmez gülüp tebessüm etmeye çalıştı. Sağlık durumunu sorduğumuzda sırf biz üzülmeyelim diye lafı değiştiriyordu. Sadece günde iki kere astım hastalığı nedeniyle kendisine buhar verildiğini, haftada 3 kere de hastaneye götürüldüğünü söyledi. Bunun dışında hiçbir bilgi vermedi" dedi.

Umutları suya düştü

Annesi ile ilgili hastane raporunun cezaevinde bulunan tutsaklar tarafından kendilerine verildiğini dile getiren Özer, şunları belirtti: "Biz sosyal medyada annemin özgürlüğü için başlattığımız kampanyada 2 bini aşkın imzayla umutlanırken, arkadaşların söyledikleri ile adeta yıkıldık. Annem Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülmüş. Ve oradaki heyet anneme 'cezaevinde kalmasında bir sakınca yoktur' raporu vermiş. Ki yine bu ay içinde Adalet Bakanlığı annemin kaldığı cezaevine yazı gönderip sağlık durumunun ciddi olup-olmadığı, cezaevinde kalıp-kalamayacağına ilişkin bilgi istemiş. Cezaevindeki doktor da annemin tüm sağlık sorunlarını sıralayıp cezaevinde kalmasının 'sakıncalı' olduğuna dair bakanlığa yazı göndermiş. Yani anladığımız kadarı ile verilen bu karar hem Adalet Bakanlığı hem de annemin cezaevindeki doktoruna rağmen verilmiştir. Ki aldığımız bilgilere göre annem kötüye giden sağlık durumu nedeniyle ikinci kez kalp ameliyatı da olabilir. Adana Numune Hastanesi'ndeki heyetin vermiş olduğu bu rapor resmen annemi ölüme terk etmektir. Annemin ölmesine karar vermektir. Ölümüne seyirci kalmaktır."

'Göz yummayalım'

Özer, annesinin sağlık durumuna ilişkin son olarak şu çağrıda bulundu: "Buna göz yummamalıyız. Sadece annem değil birçok hasta tutsak var. Ölüm döşeğinde olan birçok insan var. Hasta tutsakların serbest bırakılmasını istiyorum. Bu annem olsun, diğer tutsaklar olsun. Tek istediğim hasta tutsakların serbest bırakılmasıdır."

Diyalize bağlı
17 yıldır diyaliz makinesine bağlı, iki defa böbrek nakli ameliyatı geçiren, haftada üç defa diyalize girmek zorunda olan Urfalı Murat Arıcı da 25 Nisan'da tutuklanıp Urfa E Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. 2004 yılında bir kavgaya karıştığı iddiası ile "adam öldürmeye tam teşebbüs" suçundan verilen 7 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onanan Arıcı'nın, 33 yaşında 37 kilogram olduğu, kendi ihtiyaçlarını tek başına gideremediği belirtildi. Arıcı'nın cezaevinde yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen kardeşi Mehmet Arıcı, "Cezaevine koymaları yetmezmiş gibi 4 gün önce de Cizre Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildi. Cizre'de diyaliz makinasında sıra fazla olduğu için, şimdi kardeşimi haftada 3 gün Şırnak'a götüreceklerini söylüyorlar. Kardeşim ölürse sorumlusu devlet olacaktır" dedi.

2 organdan faydalanamadı
Baba Celal Arıcı, oğluna biri kardeşinden olmak üzere 2 defa nakil yaptıklarını, ancak iç kanamadan kaynaklı böbreklerin yeniden iflas ettiğini ifade etti. Oğlu tutuklandıktan sonra Antalya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından 5 gün arayla 2 defa uygun organ bulunduğunu söyleyen Arıcı, "Oğlum dışarıda olsa belki hastalıktan kurtulacaktı. Ancak hastane bizi gece aradı, gidecek, müracaat edecek yer bulamadık" diye konuştu. Arıcı, oğlunun ölüm döşeğinde iken Cizre'ye sevk edilmesine de tepki göstererek, "Ayakta duramayan bir insanı haftada 3 defa cezaevi aracı ile Şırnak'a götürüp getiriyorlar" dedi.

'Ölmesi mi bekleniyor?'
Yaptıkları tüm girişimlerin de sonuçsuz kaldığını aktaran Mehmet Arıcı şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı'na yazdım, Adalet Bakanlığı'na dilekçemin gönderildiği belirtildi. Adalet Bakanlığı'na yazdım, 'Urfa Savcılığı'na gidin' dendi. Başbakanlığa, Sağlık Bakanlığı'na yazdım 'bir şey yapamayız' dendi. Urfa savcılığı hastaneye sevk etti. Ağabeyime yüzde 92 hasta ve sürekli raporu verildi. Durumu hiç iyi değil. Savcılık bir aydır 'raporu Adli Tıp'a gönderdik' diyor. Bize bilgi verilmiyor. Rapor gitti mi gitmedi mi bilmiyoruz. Ağabeyimin ölmesi bekleniyor herhalde. Öldükten sonra rapor gelse ne olacak ki?"
Ailenin hukuki ve insani yardım amaçlı müracaat ettiği MAZLUMDER Urfa Şube Başkanı Meral Dervişoğlu, Arıcı için Urfa Valisi Celalettin Güvenç ile görüştüklerini ve Vali'nin, Arıcı'yı önümüzdeki hafta içinde Urfa'ya geri getireceklerini söylediğini belirtti.

DİHA/ADANA/URFA