Sizleri selamlıyorum. Yaklaşık 5 yıldan fazla çalıştığım işyerinden hastalık raporuma rağmen işten atıldım. İşverenim bundan 6 hafta önce ben hastayken işlerin iyi gitmediğinin bahane ederek, aralarında benim de bulunduğum bir kaç çalışanın işine son verdi. Ben hastalık raporum var diye verilen yazılı çıkışa karşı itirazda bulunmadım. Çünkü hastalıkta çıkış verilmez diye biliyordum. Ama ne yazık ki yanılmışım. Bu konu hakkında kısaca bilgi vermenizi rica ediyor ve çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum. (C. Kaymaz/Almanya)
***
Sayın okurumuz, aslında bize sorduğunuz sorunuza bir nevi kendinizde cevap vermişsiziniz. Ama yine de önemli olduğunu düşündüğümüz bu konuyu kısaca buraya aktarmakta yarar görüyoruz:
Bilindiği gibi son zamanlardaki ekonomik krizler tüm dünyada olduğu gibi Almanya’da işsizliği sebep olmuştur. Bunun sonucu işçilerin haklarında bazı yeni yasal düzenlemeler yapılmış, birçok kişi ya işsiz kalmış ya da işsiz kalma korkusuyla yaşamaktadır. Yine biliyoruz ki, birçok işveren ekonomik krizi bahane ederek işçilerini kendi kurdukları "Taşeron şirketlerine" devretmektedirler, ki bununla işçilerine karşı olan sorumluluklarından kurtulmaya çalışmaktadır. Durum böyle olunca kimi firmalar sık sık hastalık veya benzer gerekçelerle çalışamayanların iş sözleşmelerini tek taraflı olarak iptal ederek işlerini son vermektedirler.
Burada özellikle dikkat edilmesi geken önemli bir husus ise hastalık raporuna rağmen çıkış verilmesidir. Mevcut Alman İş Hukuku’na göre bir işveren herhangi bir çalışanını hastalık raporuna rağmen iş sözleşmesini iptal ederek, onu işten atabilir. Ancak burada önemli olan iş sözleşmesi iptal edilen hasta raporlu işçinin buna yine de 3 hafta içerisinde yazılı itirazda bulunmasıdır. Eğer bu süre içerisinde gereken itirazlar yapılmamış ise, bu işten atılmayı kabul etmek anlamına gelir ve işçinin sözleşmeden doğan tazminat hakkını da yitirir.
Hastalık raporlu olmak işten çıkarılmaya engel değildir. Bu durumda verilen bir çıkışın hukuki dayanığının olup olmadığını ancak bir mahkeme tarafından tespit edilebilir. Önemli raporluyken verilen bir çıkışa karşı dava açılmasıdır. Eğer fesh mektubu alındıktan sonra işçi buna karşı hukuki mücadele vermezse, yani iş mahkemesinde işten çıkarılmasını giderme davası (Kündigungsschutzklage) açmazsa, o zaman işsizlik sigortası ona en az 3 ay işsizlik parası yardımını red edebilir (Sperrfrist). Bu duruma düşmemek için konunun uzmanı bir Avukata başvurarak yardım talebinde bulunmak önemlidir. 
Alman İş Hukukunda bir işçinin işine son verilmesi, yani iş anlaşmasının fesh edilmesidir. Bir işyerinde en az 10 kişi çalışıyorsa ise İşyeri-feshinden-korunma Kanunu'ndan (Kündigungsschutzgesetz) yararlanmak mümkündür. Bir iş mukavelesi veya ilişkisi çeşitli şekilde sona erebilir. Uzlaşma sonucu veya çıkış bildirisi (fesh mektubu - Kündigung) veya süre bitimi (befristetes Arbeitsverhältnis) şeklinde olur.
İşten çıkarılma durumunda tazminat hakkı (Abfindung)  doğabilir. İşçi çıkaran işveren yazdığı çıkışı hukuki anlamda kişisel nedenlere dayandırırsa (hırsızlık, kavga veya kişisel hatalar), o zaman tazminat talep edilmez. Fakat şirketin iş hacmi düşmesini veya işyerinin maddi sıkıntılarına dayanana gerekçeler (Betriebsbedingte Kündigung) sonucu tazminat hakkı oluşabilir.
Kısaca: Hastalık raporuna rağmen işten çıkarılma olabilir. Buna karşı 3 hafta içerisinde mutlaka mahkeye başvurarak itirazda bulunmaktır.


YEK-KOM Beratungsstelle/
Adres: Graf Adolf Str.
70a,40210 Düsseldorf
hukukyardim@gmx.net
Tel: 0211 830 29 25