Rahatsızlandığı için hastaneye kaldırılarak direnişinden vazgeçilmeye zorlanan tutsak Engin Okuducu, “Bedeli ne olursa olsun bu eylem sürecek” dedi.
Bandırma 1 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Engin Okuducu, rahatsızlandığı için hastaneye kaldırıldı. Okuducu, 15 Mart’ta telefonla aradığı amcası Sabahattin Okuducu’ya, moralinin yüksek olduğunu ve talepleri yerine getirilene kadar direnişte olacaklarını söyledi. Mevcut sağlık sorunlarından kaynaklı 13 Mart’ta Bandırma Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü aktaran Okuducu, amcası aracığıyla yaşadıklarını şöyle anlattı: “Önce revire akabinde hastaneye sevk edildim. Götürüldüğüm hastanede mahkumların konulduğu kir, pas ve çok çok soğuk bir odada 6 saat bekletildim. Bu 6 saat süresi içerisinde açlık grevimi bırakmam için bana dayatmada bulundular. Ben kabul etmedim. Onlara, ‘bedeli ne olursa olsun bu eylem sürecek’ dedim. 6 saat sonrasında tekrardan cezaevine getirildim. Durumum iyidir. Mutlak kazanacağız.”
İnsan Hakları Derneği (İHD) Balıkesir Şubesi’ne arayarak hukuki yardım talebinde bulunduklarını ifade eden amca Okuducu, tutukluların taleplerini sahiplendiklerini ifade etti. Okuducu, “Engin şahsında şuanda açlık grevinde olan tüm tutsakların talebi net ve açıktır. Adalet Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet devleti mevcut yasalarını uygulasın. Bu talep yasadışı bir talep değildir. Tek talebimiz mevcut yasaların uygulanmasıdır. Taleplerin yerine getirilmesi için mücadele edeceğiz” diye konuştu.
Tıbbi müdahaleye ret
20 tutsağın eylemde olduğu Şırnak Cezaevi’nde rahatsızlanan 2 tutsak, tıbbi müdahaleyi kabul etmedi.
Açlık grevi eylemenin 16 Ocak’ta 3 kişiyle başladığı Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bu sayı, önceki gün 3 kadın tutuklunun daha dahil olmasıyla 20’ye ulaştı. Cezaevinden eylemlerine ilişkin mesaj gönderen tutsaklar, talepleri karşılanıncaya kadar geri adım atmayacaklarını vurguladı. 16 Ocak’tan beri eylemini sürdüren Agit Bilik ile 31 Ocak’ta dahil olan Önder Poyraz’ın önceki gün rahatsızlandıkları öğrenildi. Her iki tutuklunun da tıbbi müdahaleyi kabul etmedikleri aktarıldı.
Hasta tutsak dinlemedi
Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde hasta tutuklu Menderes Leyla, görüşçüleri aracılığıyla 22 gündür açlık grevinde olduğunu duyurdu.
Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklu Menderes Leyla görüşçüleri aracılığıyla 25 Şubat’tan bu yana tecridin kaldırılması talebiyle süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladığını söyledi. Vasisi aracılığıyla Devrimci Sol (DEV-SOL) adına açlık grevine girdiğini duyuran Leyla, tecride ilişkin Yeni Yaşam Gazetesi’ne bir mektup kaleme aldığını ifade etti. Mektuba cezaevi idaresi tarafından el konulduğunu aktaran Leyla, içeriğinde tecridin hukuksuz olduğuna dair ifadelerin yer aldığını söyledi.
Tüberküloz, migren, böbreklerde iltihaplanma ve ülser gibi birçok hastalığı olan Menderes Leyla, İHD’nin hasta tutuklu listesinde de yer alıyor.
Bu eylemi göğüsleyeceğiz
Giresun Cezaevi’nde açlık grevinde olan Aydın Oğuz ve beraberindeki 15 tutsak, “Mehmet Tunç ve Leyla Güven arkadaşımızın direnişi gibi bu eylemi göğüsleyeceğiz” mesajı gönderdi.
Ailesinin politik duruşundan kaynaklı genç yaşta siyasete atılan Oğuz, gençlik çalışmalarından dolayı 2011’de evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı ve hakkında “Örgüt yöneticisi olmak” iddiasıyla yargılandığı davada 48 yıl hapis cezası verildi. Oğuz, 9 yıl boyunca sırasıyla Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi, Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi, Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi ve son olarak Giresun E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuldu.
Oğuz’la 13 Mart’ta görüşen baba Osman Oğuz, oğlunun moralinin yüksek olduğunu söyledi. Cezaevi yönetiminin direnişte olan tutukluların su, tuz, şeker ve limon gibi ihtiyaçlarına kısıtlılık getirdiğini belirten Oğuz, oğlunun kendisinde söylediklerini şöyle aktardı: “Bizim bir damla kanımız dahi kalsa; bu eylemimizi Mehmet Tunç ve Leyla Güven arkadaşımızın direnişi gibi göğüsleyeceğiz. Biz bu eylemi sürdürürken onları gözümüzün önüne getiriyoruz. Biz gücümüzü onların duruşundan alıyoruz. Abdullah Öcalan üzerindeki kalkmayana kadar eylemimizi sürdüreceğiz. Durumumuz iyi. Moralimiz yüksek.”
Oğlunun talebini de direnişini de sahiplendiğini dile getiren baba Oğuz, “Onların talepleri bizim de taleplerimizdir. Bu tecridin kalkması için herkes harekete geçmeli. Leyla Güven ve bu tutukluların iradeleri güçlüdür. Bize de düşen bu iradeye sahip çıkmaktır. Biran önce hükümet bu taleplere karşılık vermelidir” diye konuştu.