Onlarca siyasi parti ve sivil toplum örgütü ortak yazılı bir açıklama yaparak, Kuzey-Doğu Suriye hava sahasının Türk devletine kapatılmasını istedi.
Aralarında KNK, YNK, Goran, PYD, PJAK, KODAR ve Komala’nın da olduğu yaklaşık 70 parti ve sivil toplum örgütü, uluslararası topluma ve uluslararası kurumlara çağrıda bulundu.
Türk işgal saldırılarına dikkat çekilen açıklamada, Türk devletinin uluslararası hukuka aykırı davranarak Kuzey-Doğu Suriye’de sivilleri hem havadan hem de karadan hedef alarak katliam gerçekleştirdiği belirtildi. Devletlerin, sadece endişelerini ifade eden açıklamalarının, sahada bir şeyi değiştirmediği kaydedilerek, katliamların önüne geçmenin tek yolunun adım atıp bu vahşeti durdurmak olduğu ifade edildi.
“Rojava üzerinden hemen uçuşa yasak bölge talep ediyoruz” diyen parti ve STK’ler, şunları vurguladı: “Kürt nüfusun etnik temizliği hedef alınıyor. Uluslararası kurumları acil olarak müdahale etmeye çağırıyoruz. Çok sayıda Batılı devlet, Türkiye’ye yaptığı silah satışlarıyla insanlığa karşı yapılan bu etnik temizlik suçuna önemli katkıda bulunuyor, bundan vazgeçmeye çağırıyoruz. Tüm dünyayı Türkiye’ye karşı diplomatik yaptırımlarda yer alma çağrısında bulunuyoruz.
Uluslararası toplum, diktatör Erdoğan’a karşı net bir siyasi duruş göstermeli.
NATO üyeliği sorgulanmalı
Türkiye’nin NATO üyeliği derhal gözden geçirilmeli ve uluslararası kurallara uyması konusunda etkin yaptırımlar yürürlüğe konulmalıdır. Buna uymaması durumunda Türkiye’nin NATO’dan dışlanması çağrısında bulunuyoruz.
Bu savaşta insani felaketin ne derecede olacağı düşünülemez boyutlarda olacaktır. Batı demokrasilerini örnek gösterdik, değerlerinize övgüler yaptık, barbar DAİŞ terörüne karşı sizleri de savunduk. Rojava’da kurduğumuz örnek model Suriye’ye istikrar, halklar için özgürlük, birçok dini azınlığın korunması için güvence sunuyor.
Erdoğan’ın şantajına izin verdiler
Uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşlar, mülteci anlaşması yalanı altında Erdoğan’ın şantaj yapmasına izin verdi. Oysa mülteci krizini yaratanın Erdoğan’ın savaş kışkırtıcılığı olduğunu görmek istemediniz.
Unutmayalım ki bugün Kürtleri soykırıma uğratmak isteyen bu işgalci saldırı aynı zamanda Avrupa’nın değerlerine de karşıdır. Şimdi sesini çıkarmayıp hareket etmeyenler Ortadoğu’daki tırmanan teröre izin vermiş oluyor ve Avrupa halklarını büyük bir tehlikenin içine atıyor.”
ANF/BRÜKSEL
Federe Kürdistan Meclisi toplandı
Peşmerge ve İç Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı YNK Milletvekili Osman Sederi’nin bir grup parlamenterle birlikte işgal saldırılarını görüşmek üzere acil toplantı çağrısına olumlu yanıt veren Federe Kürdistan Meclisi, dün toplandı.
İşgale ilişkin özel gündemli toplantı, dün saat 11.00’de başladı. Meclis’te temsili bulunan bütün partilerin, Türk işgaline ilişkin değerlendirmelerde buluyor. Parlamenterler özellikle Kürt ulusal birliğine dikkati çekerken, Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı ortak savunma çağrısı yapıldı.
Gazetemiz baskıya hazırlanırken parti sözcülerinin konuşmaları devam ediyordu. Meclis’in Türkiye’ye karşı tutum belirlemesi bekleniyordu.
Silah satmayacaklar çoğalıyor
Finlandiya, Norveç, Hollanda, Almanya, Fransa’nın ardından Çekya ve İtalya da silah satışlarını askıya aldı, İngiltere ise yeni anlaşmaları durdurdu.
İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, İtalya’nın da Almanya ve Fransa’nın ardından, Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısına tepki olarak Türkiye’ye yönelik silah satışını durdurma kararı aldığını açıkladı. Başkent Roma’da konuşan Di Maio, “Suriye’deki krizin çözümü diplomatik olmalı, askeri değil” dedi.
Çekya İçişleri Bakanı Jan Hamacek de işgal saldırısında dolayı Türkiye'ye silah ve askeri mühimmat ihracatını askıya aldıklarını duyurdu.
Türkiye'ye ABD'nin yaptırım açıklamasının ardından silah ambargosu uygulayan Avrupa ülkeleri kervanına Britanya da katılabilir. Dışişleri Bakanı Dominic Raab, hükümetin Türkiye'ye tüm silah ihracatı izinlerini gözden geçirdiğini, bu süre boyunca yeni silah ihracatı izinlerinin askıya alındığını açıkladı. Raab, dün de yaptığı açıklamada, Türk devletinin demografik yapıyı değiştirme çabasının kabul edilemeyeceğinin vurguladı.
Çin de durdurmasını istedi
Çin Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye işgal saldırısını durdurma çağrısı yaptı.
Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang, başkent Pekin'de düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada Türkiye'yi işgal saldırısını durdurmaya ve "doğru yola geri dönmeye” çağırdı.
BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyeleri arasında yer alan Çin, BMGK ve uluslararası arenada Suriye konusunda Rusya ile birlikte hareket ediyor. Çin, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyulması yönünde politika izliyor.
Rusya: Kabul edilemez
Rusya lideri Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, Şam yönetimiyle Kürtler arasındaki anlaşmaya kendilerinin arabuluculuk yaptığını açıkladı. Türkiye'nin saldırısı için 'kabul edilemez' diyen Rus yetkili, sınıra 'Suriye ordusunun konuşlanması gerektiğini' söyledi.
Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, Şam yönetimiyle Kürtler arasında Rusya’nın arabuluculuk yaptığını açıkladı. Rus yetkili, Türkiye’nin son saldırısı onusunda Moskova ile Ankara arasında ise önceden bir anlaşma olmadığını ileri sürdü. Lavrentyev, Türkiye’nin saldırısı için ‘kabul edilemez’ tanımı yaptı.
Putin’in temsicisi, ‘Rusya’nın Türkiye ile Suriye arasında herhangi bir çatışmaya izin vermeyeceğini’ söyledi. Rus yetkilinin ‘Suriye ve Türkiye’nin görüşmeler yaptığını’ söylemesi dikkat çekti. Türkiye ile Suriye’nin savunma bakanlıkları, istihbarat servisleri ve dışişleri bakanlıkları üstünden ‘gerçek zamanlı olarak’ diyalog halinde olduklarını ifade etti.
Rus yetkili, Türkiye-Suriye sınırında güvenliğin, Suriye ordusu askerlerinin konuşlanmasıyla sağlanması gerektiğini söyledi. Lavrentyev, Türkiye’nin saldırısının nüfus yapısı dengesini değiştirme ihtimali içerdiğini de ekledi.