Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye‘yi işgal saldırı başlatmasının üzerinden 9 gün geçmesine rağmen hava sahasını kapatmak gibi pratik bir adım atmayan ABD’nin Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığında ‘ikna’ için gönderdiği heyet, dün Ankara’da Erdoğan ile görüştü.

Görüşmeden bir gün önce ABD Temsilciler Meclisi’nin işgal saldırısında rolü olan Türk yetkililere ve savunma sanayii ile ilişkilendirilen bankalara yönelik yaptırım tasarısı Komisyon’da kabul edildi. Hemen ardından da ABD Başkanın’ın, Erdoğan’a ‘ahmaklık yapma, akıllı ol!’ deyip uyardığı mektubu ifşa edildi.

Türk devletinin işgal saldırısı devam ederken diplomatik sahadaki pazarlık ve karşılıklı hamleler de eşlik ediyor. ABD bir yandan yaptırımlar, diğer yandan ’ikna’ turlarını üst seviyeye çıkardı. Rusya, bir yandan Özerk Yönetim ile Şam yönetimini, diğer yandan Şam yönetimi ile Türkiye’yi uzlaştırmaya çalışıyor. Avrupa, devletler bazında kınayıp silah satışlarını askıya alırken kararlı bir müeyyidede çekimser kalıp Türkiye’nin NATO üyeliği ve mülteci tehdidini aşamıyor.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Türkiye’ye işgali durdurma, ateşkesi hemen yürürlüğe koyma ve müzakerelere başlama çağrısı yapmak için dün Ankara’ya gelerek Türk Cumhurbaşkanı ile görüştü. Pence’ye, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey eşlik etti. Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien önceki Ankara’da Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Türk Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile görüşmüştü. Gazetemiz baskıya hazırlanırken görüşmeler devam ediyordu.

Yaptırım tasarısı kabul

Heyet gelmeden bir gün önce ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Demokrat Eliot Engel ve Komisyon’daki Cumhuriyetçilerin lideri Michael McCaul, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’de başlattığı işgal saldırısının sona ermesi için hazırladıkları yasa tasarı, Komisyon’da kabul edildi. 354’e 60 gibi ezici bir çoğunlukla kabul edilen tasarı, işgalle ilişkilendirilen Türk yetkililere ve savunma sektörüyle ilişkilendirilen bankalara yaptırım uygulanmasını öngörüyor.

Aynı yasa tasarısında, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi satın almasına yönelik yaptırım uygulanması maddesi de yer alıyor.

Tasarı yasalaşırsa Amerikan silahlarının, işgali sürdüren Türk ordusuna satışı engellenecek. Konuya ilişkin konuşan Engel, ”Önerdiğimiz yaptırımlar Erdoğan’ı, uluslararası güvenliğe yönelik bu korkunç yıkımdan sorumlu tutacak. Kongre de Başkan Trump’ın kararının felaket sonuçlarına karşı iki partinin de desteklediği biçimde çalışmaya devam etmelidir” dedi.McCaul da Türkiye’nin işgal saldırısının sivil ölümlere yol açtığını ve DAİŞ’in yeniden doğuşuna yol açarak küresel güvenliği tehdit ettiğini söyledi.

Kongre ve Trump arasındaki gerilim

ABD’de Temsilciler Meclisi’nin Başkan Donald Trump’ın Suriye’den çekilme kararını kınayan tasarıyı ezici bir çoğunlukla kabul etmesinin ardından, ABD Kongresi ve Trump arasında Suriye konusunda yaşanan gerilim tırmandı. Tasarı, Temsilciler Meclisi’nde oylandığı sırada Trump, Beyaz Saray’da Kongre liderlerini ağırlıyordu. Temsilciler Meclisi’nin Demokrat Başkanı Nancy Pelosi, Senato’nun Demokrat azınlık lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Steny Hoyer, Başkan Trump’ın Demokrat temsilcilere sert tepki göstermesi üzerine toplantıyı terk etti.

Demokrat liderler, Beyaz Saray’ın önünde yaptıkları basın açıklamasında Başkan Trump’ın toplantıda Temsilciler Meclisi Başkanı’na “Üçüncü sınıf siyasetçi” dediğini, “Diyalog değil çirkin bir tartışmaya girdiğini” söyledi. Bunun üzerine de toplantıyı terk ettiklerini belirtti.

Steny Hoyer, “Bugüne kadar altı Başkan’la çalıştım. Kongre’ye bu kadar saygı göstermeyen bir başkan görmedim. Başkan Ortadoğu’da bir kriz yarattı. Bu kriz bir politikanın belirlenebilmesi için makul bir tartışmanın yapılmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

Nancy Pelosi, Trump’ın Temsilciler Meclisi’nde ezici bir çoğunlukla kabul edilen tasarı sebebiyle “sarsıldığını ve toplantıda bu nedenle tepesinin attığını” söyledi.

 

Trump’ın bir stratejisi yok

Demokrat liderler, Trump’a Beyaz Saray’daki toplantıda DAİŞ’in kalıcı şekilde yenilgiye uğratılması ve kontrol altında tutulması için yönetimin bir stratejisi olup olmadığını sorduklarını, ancak buna iyi bir yanıt veremediklerini, Trump yönetiminin DAİŞ konusunda Türklere güvenmekten başka bir stratejisi olmadığını gördüklerini belirtti. Trump’ın şimdiye kadar DAİŞ’le mücadelede elde edilen kazanımları yok ederek ve bölgeyi de Türkiye ve Suriye’ye terk ettiğini savundu.

Diğer tasarı farklı

Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği tasarı, Perşembe günü Cumhuriyetçi Kongre üyesi Liz Cheney ve Senatör Lindsey Graham’in sunmaları beklenen ve Türkiye’ye ağır yaptırım öngören yaptırım tasarılarından ayrı. Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği karar tasarısının bağlayıcılığı bulunmuyor, ancak tasarıya Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin de yoğun destek vermiş olması açısından önem taşıyor.

Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada ise “Başkan ölçülü, verilere dayanarak ve kararlı bir şekilde konuştu ancak Pelosi’nin toplantıyı terk etme kararı sürpriz değil ancak şaşırtıcıydı. Ulusal güvenlik konularına ilişkin böylesi önemli bir toplantıya katkıda bulunmak niyetinde değildi. Demokrat liderler toplantıyı terk edip kameralar önünde mızmızlanmayı tercih ederken, herkes salonda kalmayı ve bu ülke adına çalışmayı tercih etti” denildi.

   

Erdoğan’a mektubunu paylaştı

Bu tartışmaların hemen ardından Başkan Trump’ın 9 Ekim’de Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’a Türkiye’nin işgal saldırısı girişimi hakkında gönderdiği mektup ortaya çıktı.

Mektubu ilk olarak Fox Business kanalı sunucusu Trish Regan özel haber olarak paylaştı. Beyaz Saray da mektubu doğruladı. Mektuba ”gel anlaşalım” diyerek başlayan Trump, “Sen binlerce kişinin katledilmesinden, ben de Türkiye ekonomisinin yok edilmesinden sorumlu olmak istemem, ki bunu yaparım. Size zaten Rahip (Andrew) Brunson konusunda küçük bir emsal vermiştim” diye yazdı. Trump mektubunda şöyle diyor:

”Sorunlarının bazılarını çözmek için çok çaba sarf ettim. Harika bir anlaşma yapabilirsin. (QSD Genel Komutanı) General Mazlum (Ebdî) seninle müzakere etmeye ve daha önce hiç vermedikleri tavizleri vermeye hazır. Onun bana yolladığı, daha yeni elime ulaşan mektubunun bir kopyasını da gizli olarak (bu mektuba) iliştiriyorum.

Eğer bu işi doğru ve insani şekilde çözersen tarih sana olumlu bakacak. (Ama) Eğer iyi şeyler olmazsa sana sonsuza kadar şeytan gibi bakacak. Sert adam olma, aptal olma. Seni daha sonra arayacağım.”

Türk tarafı ise kendi medyası üzerinden mektubu doğruladı ama zaten işgal saldırısı başlatarak dikkate almadığını savundu.

 

ANKARA

 
 

Rusya ikili uzlaşmayı zorluyor

 

Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova, Kürtler ile Şam yönetimi arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Kuzey-Doğu Suriye’de gerilimin ciddi şekilde tırmandığını söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırısı hakkında konuştu. Zaharova, Türkiye’nin gerilimi ciddi şekilde tırmandırdığını söyledi. Haftalık basın toplantısında konuşan Zaharova, ”Son günlerde, özellikle de Türk ordusunun Suriye-Türkiye sınırındaki bölgede saldırı başlamasının ardından Fırat’ın doğusunda Şam’ın kontrolü altında olmayan bölgelerde gerilim ciddi şekilde tırmandı” dedi.

 DAİŞ çetesinin gerilimin tırmanmasından istifade ettiklerini ve uyuyan hücrelerini aktif hale getirdiklerini belirten Zaharova, bunun Fırat’ın doğusundaki hapishanelerde tutulan DAİŞ elemanları ile onların kamplarda bulunan aile bireylerinin durumuna ilişkin ciddi bir endişe yarattığının söyledi. Zaharova, DAİŞ elemanlarının sadece Suriye için değil, bölgedeki ve bölge dışındaki diğer ülkeler için de tehdit oluşturduğunu hatırlattı.

Suriye’nin kontrolü 

Sözcü Zaharova, Rusya’nın bölgede çözüme ilişkin tutumunu ise şöyle açıkladı: ”Suriye’nin bu bölgesinde, Suriye’de ve genel itibarıyla bölgede kalıcı istikrar ve güvenliğin sağlanmasının yalnızca ve öncelikle Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün tesis edilmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu en nihayetinde, Türkiye sınırındakiler de dahil tüm ulusal toprakların meşru Suriye hükümetinin kontrolüne verilmesi anlamına geliyor.”

Zaharova, bu bağlamda Şam yönetimi ile Kürtler arasında mutabakat sağlanmasını ancak memnuniyetle karşılayabileceklerini ifade etti.

Siyasi süreç durmamalı

 Zaharova, gerilimin siyasi süreci durdurmaması gerektiğini dile getirerek, “Suriye’nin kuzeyindeki gerilimin BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun olarak siyasi süreci teşvik etme çabalarının devamını ve hatta genişletilmesini durdurmaması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Zaharova, başta Suriye yönetimi, Astana formatındaki partnerler ve BM Suriye Özel Temsilcisi ile etkileşimler olmak üzere, Rusya’nın Ekim sonunda Suriye Anayasa Komitesi’nin toplanması için aktif çaba sarf ettiğini vurguladı. Zaharova, Suriye Anayasa Komitesi’nin ilk toplantısı için her şeyin hazır olduğunu, tüm adayların davet edildiğini ve Cenevre’ye gitmeye hazırlandıklarını da kaydetti.

Türkiye ile Suriye anlaşabilir

 Rusya’nın Ankara ile Şam arasında fiili işbirliği kurulmasından yana olduğunu sözlerine ekleyen Zaharova, Türkiye ve Suriye’nin anlaşabileceğini, iki ülke ordularının işbirliğinin somut parametrelerini belirlemesi gerektiğini belirtti. Zaharova, şöyle devam etti: ”Biz, Şam ile Ankara arasında fiili işbirliği kurulmasından yanayız. Bunun mümkün olduğunu net şekilde görüyoruz. İki ülkenin orduları, işbirliğinin somut parametrelerini belirlemeli.”

 

Temsilci de Ankara’daydı

Bu arada ABD heyeti ile aynı zamanda Rusya Federasyonu Suriye Özel Temsilcisi Lavrentyev ve beraberindeki heyet de Ankara’daydı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya Federasyonu Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev ve beraberindeki heyeti Saray’da kabul etti.

 
   

Suriye Türk saldırganlığına tepkili

SANA haber ajansının haberine göre Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili şu ifadelerde bulundu:  “Uluslararası kınamalara rağmen Erdoğan rejiminin Suriye’ye karşı saldırganlığında müteşebbis olduğunu, faşist Erdoğan rejiminin gerçek yüzünü açığa çıkaran uluslararası tüm örf ve kanunlarını açık şekilde ihlal ile ölüm ve yıkım ekmeye devam ettiğini.”

“Bu hain ve gaddar Türk saldırganlığının Erdoğan rejiminin genişlemeci hırsları ve geçmiş zaman evhamlarının bir sonucu olduğunu” ifade eden kaynak, Türk rejiminin çetelere her türlü desteği verdiği ve Suriye krizinden çıkış için gösterilen çabalara darbe vurduğunu kaydetti.

Aynı yetkili, “Türk rejiminin, başta saldırganlığının, Astana ilkeleri ve kararlarıyla çeliştiğinden dolayı Astana çerçevesinde garantörlüğünü düşürdüğünü” dedi.

Türk saldırganlığını mutlak bir şekilde reddettiklerini belirten Bakanlık yetkilisi, “İstisnasız tüm Suriyelilerin gaddar Türk saldırganlığına karşı koymada ulusal bayrak altında, toprak ve halk olarak” birleştiğini savundu.

 
 

İsveç de eklendi

İsveç, Türkiye’ye yapılan silah ve askeri malzeme satışlarını durdurma kararı aldı. Türkiye’ye silah satışını durduran ülkelerin sayısı 10’a yükseldi.

Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların ardından Türkiye’ye silah satışını durduran ülkelere İsveç de eklendi. Daha önce Finlandiya, Norveç, Hollanda, Fransa, Almanya, Çekya, İtalya, İspanya ve Kanada Türkiye’ye silah satışının durdurulduğunu açıklamıştı. İsveç ile birlikte Türkiye’ye silah satışını durduran ülkelerin sayısı 10’a yükseldi.

 Ülkede silah ihracına karar veren Stratejik Ürünler Müfettişliği (IPS), Türkiye’ye yapılan silah ve askeri malzeme satışlarını derhal durdurma kararı aldığını açıkladı.  İsveç Haber Ajansı TT’ye konuşan IPS Genel Müdürü Carl Johan Wieslander, hükümetin tutumu, parlamentonun eğilimi ve Avrupa Birliği’nin hafta başında aldığı kararı değerlendirerek, Türkiye’ye silah ve askeri malzeme satışlarını durdurma kararı aldıklarını duyurdu.

Yürürlükte olan silah satma izinlerinin de geri alındığını söyleyen Wieslander, “Bu, Türkiye’ye simdi herhangi bir savaş malzemesi satılmayacak demektir” açıklamasında bulundu.

İsveç, geçtiğimiz yıl Türkiye’ye 229 milyon kron tutarında askeri malzeme satmıştı.

Merkel: Satmayacağız

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye'ye dönük işgal saldırılarına ilişkin açıklama yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel, işgal saldırılarının durdurulmasını birçok kez talep ettiğini; mevcut durumda silah ihracatı da yapılamayacağını söyledi. Parlamentonun alt kanadında konuşan Merkel, “Son günlerde Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriyeli güçlere yönelik askeri operasyonuna son vermesi gerektiğini güçlü bir şekilde ifade ettim. Şu an burada bir kez daha bu çağrıyı yinelemek istiyorum” dedi. Saldırının ‘büyük jeopolitik etkiler yaratacak insani bir dram’ olduğunu söyleyen Merkel, bu sebeple Türkiye’ye mevcut şartlar altında silah satmayacaklarını belirtti.