
Genç sanatçı Baran, „Havîn“ adlı ilk albümü ile müzikseverlerin karşısına çıkmanın heyecanını yaşıyor. Mir Müzik tarafından çıkarılan ‘Havîn‘ albümü ilk olarak 8 Eylül Cumartesi günü Almanya’nın Mannheim kentinde gerçekleştirilecek olan 20. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde standlarda olacak. Sanatçı Baran’la albümünü ve müzik çalışmalarını konuştuk.
Baran’ın ‘Havîn’ albümünde 14 şarkı yer alıyor. Bu şarkılardan 13’ü sanatçının kendisine ait. Baran ilk bestesini beş yıl önce yapar. İkinci bestesi ise „Xortê Kurdim“ olur. Bestelerini başka sanatçı arkadaşlarıyla da paylaşan Baran, önümüzdeki süreçte başka albümlerde de şarkılarının yer alacağını belirtiyor.
‘Bazen dağlarda bir gerillayım’
Baran’ın albümünde şu şarkılar yer alıyor: Havîn, Yar yar, Xortê Kurdim, Evîndarim, Nikarîbum Bêjim, Xweziya Vêga, Xerîbî, Ez Ji Te Hez Dikim, Baran Li Min Dibare, Ez Ji Te Durim, Ne Pirse, Keçê Keçê, Ev Qedere, Min Bo, Natirsim Ji Wan. Sanatçı, bu şarkıların hikayesini şöyle anlatıyor: „Albümümdeki şarkılarda bazen dağlarda bir gerillayım bazen yürüyüşte vurulan 13 yaşında bir çocuğum, Türk devletinin baskı ve soykırımından korkmayan, ona başkaldıran bir Kürt genciyim bazen de... Bu şarkılarla hem Avrupa hem de Kürdistan‘daki halkımıza seslenmek istedim. Avrupa’da ülke, anne hasreti çeken insanlarımız için de şarkı yazdım. Albümde birçok şeyin olduğuna inanıyorum.“
Baran, albümde özellikle „Xortê Kurdim“ şarkısının öne çıkacağına inanıyor. Ancak yine de her şarkının ayrı bir özelliği olduğunu belirtiyor: „Şu şarkı favori diyebileceğim bir eser yok. Çünkü şarkıların her biri başka bir kesime, başka bir duyguya sesleniyor. Onun için bütün eserlerimin ayrı bir özelliği olduğunu düşünüyorum.“
Klip çekti
Baran „Natirsim Ji Wan“ adlı şarkısına da klip çekmiş. Almanca rap yapan bir gençle birlikte yaptığı eserin klibini yapmasının nedenini ise şöyle açıklıyor sanatçı: „Bu şarkıyı seçmemin özel nedenleri var. Kürtlere yönelik baskılar yoğunlaşıyor. Çocuklar tutuklanıyor, öldürülüyor. Her şeye rağmen Kürt halkının direnişi sürüyor. Bu direnişi anlatmak istedim.“
Yeni projelere ilişkin sürekli arayış içinde olduğunu belirten Baran, „Bir sanatçı üretken olmalıdır. Ürettikçe sanatçı tabirini hakeder. Ben de önümüzdeki süreçte sanatımı geliştirmek için çabalayacağım. Her Kürt sanatçısı gibi Kürt halkının gönlünde bir yerimin olmasını istiyorum ve bunu bekliyorum umarım halkımız müziğimizi beğenir“ diyor.
‘Sanatçı halkının sesi olmalı’
Baran’ın müzikle tanışması çocukluk yıllarına dayanıyor. Bundan 14 yıl önce de sazla tanışır. Ardından beste yapmaya başlar. İlk başlarda albüm yapmak gibi bir fikir taşımaz. Ancak çevresinden gelen olumlu tepkiler nedeniyle 3 yıl önce albüm yapmaya karar verir. Baran, albümü uzun ve zorlu bir süreçten sonra çıkarabildiğini vurguluyor.
Baran, kendisini müziğe yönelten etkenin Kürt halkının yaşadıkları olduğunu belirtiyor. Sanatçının halkın yanında durması gerektiğini dile getiren Baran, sanata yaklaşımına ilişkin şunları kaydediyor: „Son otuz yılına damgasını vuran bir savaş ve özgürlük mücadelesi yıllarında büyüdüm. Savaşın getirdiği acılar, yıkımlar ve direnişler, kahramanlıklar gördüm. Bunlar halkımızın değerli ozanları tarafından dile getirildi, söze, notaya besteye döküldü. Müzik Kürtler için sadece eğlence değil aynı zamanda bir direniş aracı oldu. Sanatçı halkının sevdasından acısına, direnişine kadar sesi olmak zorundadır. Yani sanatçı halkının sesi olmak zorundadır. Sanatçı özgür olmalıdır, yol gösteren olmalıdır. Küçücük çocuklar taşla, sloganla bu soykırım ve asimilasyon politikasına karşı çıkabiliyorsa toplumun bir adım önünde olması gereken sanatçılar da artık kişisel, ticari kaygılarını bir yana bırakarak halkının saflarında yer almalıdır.“
MURAT ALPAVUT