Amed-İstanbul arasında geçen ‘Hısım’ adlı öyküde, Amedli Mesut Mesrob’un Ermeni olduğunu sonradan öğrenişinin hikayesini aktaran Pakrat Estukyan, şöyle devam ediyor: “Bunun geri planında şu var; 1915’ten sonra sayısını bilmediğimiz kadar Ermeni olağanüstü şartlarda tekil olarak hayatta kaldılar ama bunlar yaşadıkları bölgeye göre eğer Türklerin yaşadığı bölgede ise Türkleştiler, Kürtlerin yaşadığı bölgede ise Kürtleştiler, Arapların arasında ise Araplaştılar. Mesut’un hikayesi de bu kimlik kargaşasında kendi kimliklerini bilmeyen insanları anlatıyor.”
Estukyan, Yerivan Radyosu’nu da kitabına taşıyor. Sadece Ermeniler değil Kürtler için de önemli olan Yerivan Radyosu’nda Kürtçe stranlar söyleyen Ermeni sanatçı Garabete Haco’nun hikayesini anlatıyor Estukyan. Hikayelerin hepsinin Ermenice yazıldığını, Ermenice olarak gazetelerde dergilerde yayınlandığını ve o haliyle kitaplaştırmak istediğini anlatan Pakrat Estukyan, “Yayımlayacak kimse çıkmadı. 'Türçeye çevrilirse biz basarız’ dedi. Öylece Türkçeleştirdim. Türkçeleştirme benim için sadece çeviri olmadı, ufak tefek değişimlere de neden oldu” diyor. Büyük ilgi gören ve ilk baskısı tükenen kitabın ilerleyen günlerde ikinci baskısı kitapçılarda yerini alacak. Estukyan, kitabın büyük ilgi görmesi sebebiyle yayınevinin Ermenicesini de basmayı düşündüğünü belirtti.
DİCLE MÜFTÜOÐLU/ETHA