Erken yaşta altüst oluşu yaşadı
Lale Aslan, birçok Kürt kadını gibi devletin baskısıyla çok genç yaşta tanıştı. Doğup büyüdüğü Bêşebab’daki Feraşîn köyü 1990’lı yıllarda askerler tarafından yakılıp boşaltılınca, ailesiyle birlikte Wan’a göç etmek zorunda kaldı. 16 yaşındayken amcaoğlu Lokman Aslan ile evlendirilen Lale, henüz 5 aylık oğlunu kucağına almışken, Payîzava ilçesinde gerillalar ve askerler arasında çıkan çatışmanın arasında kalan ve ağır yaralanan eşi Lokman’ın PKK davasından tutuklanıp müebbet hapse çarptırılmasıyla hayatı ve hayalleri birden altüst oldu.
Eşiyle dini nikah kıydığı için uzun bir süre cezaevinde resmi ziyaretçi olarak kabul görmeyen Aslan, aynı nedenle oğlu Rojhat’a da üç yaşına kadar nüfuz cüzdanı çıkartamadı. Ancak cezaevinde yapılan resmi nikah sonrası ziyaret durumu düzelen Aslan için, bu kez maddi olanaksızlar baş gösterdi. Eşinin önce Muş, sonra Erzurum cezaevlerine konması sonucunda kar kış demeden bu iki cezaevi arasında mekik dokuyan Aslan, geçirdiği çileli yılarını şöyle anlatıyor: “Lokman tutuklandıktan sonra kayınpederimin yanına yerleştik. Eşimi ziyaret edebilecek tek kuruşum yoktu. İş talebiyle çaldığım her kapı yüzüme kapandı. Sırf bu nedenle oğlum Rojhat’ı okutamadım. Komşularım ve çevremdekiler olmasaydı ayakta duramazdık. Onlar sayesinde oğlumu doyurup, eşimin ziyaretine gidebildim.”
Bu kez de deprem mağduru oldu
Kurumların kapılarını ısrarla çaldıktan sonra 2011 yılında Van Belediyesi’nde taşeron olarak işe alınan Lale Aslan, tam hayatını düzene sokmuş iken bu kez yaşamı 2011 Ekim ayında meydana gelen Wan depremiyle bir kez daha altüst oldu. Evi yıkılınca ailece Cizîr’e göç etmek zorunda kaldı. Zaten çok zor koşullarda geçinen eşinin ailesine daha fazla yük olmak istemediği için Cizîr’de kısa süre kalan Aslan, Wan’a geri dönüp konteynırda yaşamaya başladı. Çocuğunu doyurmak ve eşine harçlık gönderebilmek için belediyedeki temizlik işine devam eden Lale Aslan’da 6 ay önce yüzü başta olmak üzere vücudunun üst tarafında aşırı şişme, kabarıklık ve kırmızı lekeler baş gösterdi. Wan’da dolaşmadığı hastane kalmayan ve biyopsi yapılıp vücudundan parça alınmasına rağmen hastalığına teşhis konulamadı. Hem çalışıp hem hastalıkla pençeleşen Aslan’ın eşinin Muş F Tipi Cezaevinden İstanbul Ümraniye F Tipi cezaevine sürgün edilmesiyle bu kez ziyaretler için İstanbul yoluna düşmesi gerekti. 34 yaşındaki Aslan’ın tek isteği ise oğluyla birlikte başını sokabileceği bir ev ve eşinin tekrar Muş Cezaevine nakledilmesi.
ZEYNEP KURAY / ANF/İSTANBUL