1996 yılında "Komünist Parti İnşa Örgütü"nü kurduğu gerekçesiyle tutuklanarak müebbet hapis cezası alan ve 19 Aralık 2000 tarihindeki cezaevi operasyonu sırasında gaz bombalarından birinin göğsüne isabet etmesi ardından Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı'na (KOAH) yakalanan Mehmet Canpolat’ın durumu giderek kötüleşiyor.
8 Aralık 2014 tarihinde fenalaşması üzerine bulunduğu Kandıra 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nden Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan hasta tutsak Canpolat, burada da tutuklu bölümüne konularak adeta ölüme terk edildi.
Avukatı Gülizar Tuncer ve TTB'li doktorların ısrarı üzerine yoğun bakım servisine kaldırılan Canpolat, ATK'den raporu olmadığı gerekçesiyle de ne tahliye ediliyor ne de ATK'ye götürülüyor.

Şuurunu ve hafızasını yitirdi

Canpolat'ın kızı Berivan Canpolat, son olarak geçen Cumartesi günü konuştuğu babasının kendisine koğuş temizletildiğini anlattığını belirterek, aynı gece komalık olduğunu, şuurunu ve hafızasını yitirdiğini aktardı.
Babasının ATK'ye göndermek istediklerini ancak durumu kötü olduğu için gönderilmediğini dile getiren Canpolat, "durumu iyi diyorlar ama ATK'ye göndermiyorlar, durumu kötü diyorlar yoğun bakıma da kaldırmıyorlardı. Böyle bir tezatlık var. Biz, bir an önce Adli Tıp sürecinin hızlandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.

Canpolat'ın avukatı Gülizar Tuncer de, Canpolat'ın ATK'ya gidemeyecek durumdaysa ATK'dan bir heyetin hastaneye gelerek rapor hazırlayabileceğini belirtti. Bu taleplerine ilişkin savcılığa dilekçe verdiklerini ancak savcılıktan herhangi bir yanıt alamadıklarını ifade eden Tuncer şöyle konuştu: "Hastaneye getirildiğinde bilinci kapalıydı, zaten o durumdaki bir hasta için ATK'ye bile gerek yok. Eldeki tüm raporlar yeterli” diye konuştu.

DİHA/İSTANBUL