İmralı tecridine karşı 161 gün açlık grevinde kalan İmam Şiş, “Bu süreç, Kürt halkının özeleştiri temelli mücadeleye katıldığı bir dönemdi. Bu direniş benim hayatımın en önemli anlarıydı” dedi. Yaşanılan dönemin öğretici olduğunu söyleyen Şiş, “Direniş daha bitmedi, Önderimiz tutuklu, Rojava sorunu devam ediyor” sözleriyle mücadelenin süreceğine dikkat çekti.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in başlatıp, 3 bine yakın tutuklunun katılımı ile cezaevlerine ve ülke dışına yayılan açlık grevi eylemleri, bu direniş sonucunda 8 yıl aradan sonra avukatları ile görüştürülen Öcalan’ın 26 Mayıs’ta yaptığı çağrıyla sonlandırıldı.
Öcalan’ın çağrısıyla son bulan açlık grevinin kazanımla son bulması Türkiye’de olduğu gibi diasporada yaşayan Kürtler tarafından da büyük bir coşkuyla karşılandı.
Eylemin son bulmasının ardından İngiltere’nin başkenti Londra’da hastaneye kaldırılan açlık grevindeki Nahide Zengin ile Sait Yılmaz, tedavileri tamamlanır tamamlanmaz kalabalık bir grupla bir diğer açlık grevi eylemcisi İmam Şiş’in bulunduğu Galler’e doğru yola çıkıyor.
Saatler süren yolculuğun ardından Galler’in Newport kentinde sürdürdüğü eylemini, Öcalan’ın çağrısıyla 161’nci gününde sonlandıran İmam Şiş’in bulunduğu Kürt Toplum Merkezi’ne ulaşıyoruz. Güler yüzüyle, yoldaş sıcaklığıyla karşılıyor kalabalığı İmam Şiş. Dernek oldukça kalabalık, Kürtlerin yanı sıra çok sayıda Gallerli gözümüze çarpıyor. Milletvekilleri, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler...
Kırk yıllık akraba gibi tanıyor herkes birbirini.
İmam Şiş’in direnişi Galler halkı tarafından sahiplenilmiş, halk büyük mücadele vermiş eylemin Avrupa kıtasında duyulması için. İmam’ı bir saniye olsun yalnız bırakmıyorlar. Eylemine başladığı daha ilk günden derneğe akın etmiş çoğu. Verilen destek merkeze sığmayınca hemen yan tarafta bulunan iki katlı bir bina kiralanmış. Böylece bir nebze olsun biraz yer açılmış desteğe gelenler için.
‘Biz onları, onlar da bizi çok iyi tanıyor’
Bu kadar yoğun ilgiye şaşırmamıza gülümseyerek yanıt veriyor İmam, “Biz yıllardır Galler halkıyla sokakta birlikte direniyoruz. Onlarla bir olduk. Biz onları, onlar da bizi çok iyi tanıyor. Bu eylemi sahiplenmelerinin nedeni de bizi çok iyi tanımaları. Yıllardır bizimle beraberler. ‘Meclis nedir?’, ‘Konfederalizm nedir?’ konulu günlerce süren konferanslarımız oldu burada. Önder Apo’nun Kürt halkı için ne anlama geldiğini çok iyi biliyorlar. Önder Apo’nun üzerindeki tecridin tüm Kürt halkına dönük olduğunu biliyorlar. Dolayısıyla buna karşı tüm mücadelemizde yer alıp, direnişi sahipleniyorlar” diyor.
‘Direniş yoldaşlık bağlarını güçlendirdi’
Bir döneme adını yazan böylesi bir eylemde olmanın onda nasıl hisler oluşturduğunu soruyoruz. “İnsan gurur duymaktan başka ne hissedebilir ki?” diye söze başlayıp, devamını şöyle getiriyor:
“14 Temmuz Direnişi devamı olarak değerlendirilen bir eylemin neferi olmak, Kürt mücadelesinde bedel vermiş değerli yoldaşım Leyla Güven’in başlattığı eylemin bir parçası olmak gurur veriyor bana.
Direniş günleri hayatımın en anlamlı, en umut dolu günleriydi. Büyük bir bağla yoldaşlık yapma fırsatı verdi bu direniş. Yoldaşlığı yakalamak büyük bir kazanımdır.”
‘Analar direniş nedir gösterdi herkese’
Verilen büyük direnişe asıl adını yazanların anneler olduğunu ifade eden İmam Şiş, Leyla Güven’in de bir anne olduğunu hatırlatıyor. Her annenin çocuğuna özgür bir gelecek sunmak istediğini, grevin öncülüğünü yapan annelerin de bunu yapmak istediğini vurgulayan Şiş, annelerin bu süreçte üstlendiği rolü “Bir yazar, bu dönemde direnen analara işaret ederek ‘Babalar ve Oğullar’ gibi Kürdistan’da da ‘Analar ve Evlatları’ adında kitap yazılmalı demişti.
Hem de bu kitap, baba ve oğlu arasındaki çelişki gibi değil, tam tersi aynı düşünen, ortak mücadele eden, aralarında hiçbir çelişki olmayan anaların ve evlatların öyküsü olacak. Ben bu süreçte eylemi sahiplenip direnen anaları annem gibi görüyorum. Ben onların evladıyım. Analarımız dünyaya kadınlar nasıl direnir onu gösterdi. Erkeklerin kendini gözden geçirmesi lazım. Köleleştiren erkek. Devlete karşı kadınlar direniyorken, erkeklerin geriden gelmesi, Önderlik ideolojisini tam anlamaktır. Bu ideoloji erkeğin de özgürleştirilmesini esas alır. Kadınlar, yiğitlik, direnişçilik nedir kanıtladılar” sözleriyle diye getiriyor.
‘Direniş daha bitmedi’
Yine verilen direniş sürecinde Kürt basınının görevini çok iyi yerine getirdiğini dile getiren Şiş, süreci anlık takip etmelerini sağlayan Kürt basın emekçilerine özellikle teşekkür ediyor. Direnişle bezenen dönemlerin yoldaşlar arasında kopmayan bir kenetlemeyi yarattığını vurgulayan İmam Şiş, sözlerini “Bu dönemin sahipleri, fedai eylem gerçekleştiren yoldaşlarımın anısı önünde saygıyla eğiliyorum.
Bu dönemden çok şey öğrendik. Ama direniş daha bitmedi. Önderimiz tutuklu hala, hala Rojava sorunu devam ediyor. Kürtlerin mücadelesi hala devam ediyor. Kendimize özeleştirel yaklaşarak katıldık direnişe. Halkımız da böyle yaklaştı, böyle de devam edeceğiz. Leyla Güven tarihi bir direniş başlattı. Onunla telefonda konuşurken de söyledim, Kürt halkı ona minnet borçludur” diyerek noktaladı.
ANHA/GALLER