2012 Newroz’u, AKP Hükümetinin Kürt halkının iradesini kırıp özgürlük ve demokrasi mücadelesinden vazgeçirmek için baskılarını zirveleştirdiği bir dönemde gerçekleşecek.
Binlerce siyasetçinin sadece demokratik siyaset yaptığı için tutuklandığı tek dönem AKP Hükümeti dönemidir. 12 Eylül darbesi döneminde bile demokratik siyasetle uğraştı diye bu kadar insan tutuklanmamıştı. Türkiye tarihinde bu bir ilk olduğu gibi, tutuklananların tümüne yakını da Kürt’tür.
Şu anda yedi bin civarında BDP’li ya da sivil toplum örgütü üyesi tutuklu bulunuyor. Son yüzyılda Kürtlere yönelik gerçekleştirilen siyasi soykırımda yaşananların toplamından fazla bir siyasetçi kırımı yapılmıştır. Kürt halkının bilinçli ve özgürlük isteyen tüm evlatları tutuklanıp zindanlara atılıyor.
Bu tutuklamalar açıkça AKP’nin Kürtleri örgütlü ve iradeli görmek istemediğinin kanıtıdır. AKP Kürtleri iradesiz ve boyun eğen bir konumda tutmak istiyor. Bu nedenle Kürt halkını örgütlü ve iradeli kılmak için on yıllardır yürütülen Özgürlük Mücadelesine düşmanlık gösteriyor. Bu mücadelenin yarattığı iradeli halk gerçeğini ortadan kaldırmak için yoğun bir baskı uyguluyor. AKP’nin bu politikası Kürtlere karşı yürütülen yüz yıllık politikanın devamıdır. Sadece yöntemleri değişmiştir. Ancak bu politika zalimlikte eskisini aratan karakterdedir. Çünkü son otuz yıllık mücadele hiçbir dönemde olmadığı kadar iradeli ve örgütlü bir halk gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle AKP iktidarı baskı ve zulmünü eski iktidarların yapmadığı kadar arttırmıştır.
Bu baskıların yakın hedefi ise Kürtlerin birliğini ve özgürlük iradesini temsil eden Newroz bilincini ve buna sahiplenmeyi zayıflatmaktır. Bu nedenle AKP 2012 Newroz’unun zayıf geçmesini hedefliyor. Tutuklamaların bunu sağlayamayacağını gördüğü için yalan haberler ve kara propagandayla halkın Newroz’a katılımını azaltmaya çalışıyor. Çünkü katılım düşük olursa, bunu Kürtlerin özgürlük ve demokrasi istemediği biçiminde yorumlayacaktır. Kürt kimliğinin tanınması, anadilde eğitim, Demokratik Özerklik gibi taleplerin Kürtlerin çoğunluğunun talebi olmadığını ileri sürecektir. Nitekim sürekli “AKP Kürdistan’da daha fazla oy alıyor, dolayısıyla bu talepler tüm Kürtlerin talebi değildir” diyerek çözümsüzlükte ısrar ediyor.
Bu açıdan 2012 Newroz’u çok önemli hale gelmiştir. Bilindiği gibi AKP ve Fethullahçılar “KCK tutuklamaları sonuç vermiştir, artık meydanlara çıkamazlar” propagandası yapıyorlar. “1990’lı yıllarda cinayetler ve katliamlarla yapılanı biz şimdi tutuklamalar ve diğer baskı yöntemleriyle başardık” diyorlar. Hatta Kürtlerin bu tutuklamalardan memnun olduğunu bile söylüyorlar. Eğer Newroz’da sonuç verdiğini görürlerse bu tutuklamaları devam ettireceklerdir.
Bu açıdan hiçbir Newroz bu düzeyde politik bir değer taşımamıştı. Hiçbir Newroz özgürlük ve demokrasi mücadelesinde bu kadar anlamlı hale gelmemişti. Bu bir yönüyle de mücadelenin Newroz’larda gelişmesiyle bağlantılıdır. Serhildanların sembolü Nusaybin ve Cizre serhildanlarıdır. Halk özgürlük ve demokrasi iradesini en güçlü biçimde bu serhildanlarda ortaya koymuştur. Dolayısıyla mücadelenin keskinleştiği ortamda Newroz’ların bu düzeyde anlamlı hale gelmesi Newroz’un arkasındaki tarihle ilgilidir.
Newroz artık Kürtler için özgürlük ve demokrasi isyanıdır. Demirci Kawa’dan Çağdaş Kawa Mazlum Doğan’a, Zekiye’den, Rahşan’dan, Ronahi’den ve Berivan’dan dağlarda her biri birer Agit olan Newroz gençlerine kadar bir özgürlük destanıdır Newroz. Newroz, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin tüm özlemlerinin ve birikiminin somut olarak görüldüğü özgürlük platformudur. Kürt halkının mücadele değerlerini yeniden mayalayıp yoğurarak yeni bir güce ulaştırdığı özgürlük iradesidir. Bu iradenin özgürlük ve demokrasideki kararlığını ortaya koyduğu bir halk kongresidir.
Bu halk kongresinde AKP’nin Kürt halkına karşı yürüttüğü saldırılara cevap verilecektir. Halk “Êdi Bes e, An Azadî An Azadî” diyerek özgürlük ve demokrasi programını ilan edecek ve 2012 yılında bu hedeflere ulaşmak için mücadele kararlılığını ortaya koyacaktır. Newroz halk kongresi olduğu kadar birlik, özgürlük ve demokrasi bayramı olarak da kutlanmaktadır. Newroz’un bir bayram olarak kutlanması, bu günlerde nasıl bir yaşamı arzuladığının ortaya konulmasıdır. Halkın bu hedefler dışındaki hiçbir yaşamı kabul etmeyeceği bir daha gösterilecektir. Dolayısıyla Newroz, bu hedefler için mücadele edileceğinin ilanıdır.
Newroz, AKP Hükümetinin Kürt halkının birliğini parçalama, zayıf düşürme ve böylece kendi politikalarını kabul ettirme stratejisine de bir cevap olacaktır. Eğer Türk devleti Kürt halkının birlik olamamasından dolayı çözümsüzlükte ısrar ediyorsa, o zaman Kürtler de Newroz’larda birliğini göstererek bu çözümsüzlük zihniyetinin umudunu kırmalıdır.
Bu anlamda Newroz’a her katılım çok değerli hale gelmiş bulunmaktadır. Özgürlük ve demokrasi isteyen herkes  Newroz’a koşmalıdır. Evden çıkamayacak hastalar dışında herkes Newroz meydanlarında yerini almalıdır. Bu tarihî bir sorumluluktur. Sadece bir Newroz’a gidiş değildir, demokrasi ve özgürlük için demokratik çözüm isteğinin ortaya konulmasıdır. AKP’nin tasfiye politikalarına karşı demokrasi ve özgürlük iradesinin ortaya konulmasıdır.
Eğer bugüne kadar yürütülen mücadelede ödenen bedeller anlamlı kılınacaksa, Newroz meydanları mutlaka doldurulmalıdır. Baskılarının da, kara propagandalarının da sonuç vermeyeceği Türk devletine gösterilmelidir.  AKP’nin çözümsüzlük ve saldırı iradesi bu Newroz’da kırılmalıdır.