Haksız ve kuralsız bir savaş yürütüldüğünü belirten Murat Karayılan, bu dönemde kimin elinden ne geliyorsa onu yapmasını beklediklerini söyledi. Karayılan, “Durumu katılmaya müsait olanlar katılmalı, maddi durumu elverenler maddi destek sunmalı, oy kullanması gerekenler oy vermeli, bunların hiçbirisini yapamayanlar da en azından dua etmelidir. Herkes bu zulme karşı durmalı ve mutlaka bir şekilde yapabileceği bir şeyi yapmalıdır” dedi.

Stêrk TV’ye konuşan PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, seçimlerin de bir mücadele sahası, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesinin yükseltilmesi için önemli bir mevzi olduğunu belirterek, HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde kazandığı başarının, Kürt halkı, Türkiye halkları için bir moral olduğunu söyledi. Bir iradeleşme yaşandığını, zaten AKP’nin bunu kabul etmediği için seçimlerin tekrar yapıldığını kaydeden Karayılan, bu mevziiyi savunmak gerektiğini vurguladı. Karayılan, herkesin şu bilmesini istedi: “7 Haziran’ın sonuçlarıyla karşı karşıya gelinmesin diye bu kadar ölüm yaşanıyor, Kürt halkının kutsallarına bu kadar hakaret ve saldırı yapılıyor, seçilmiş insanlar zindanlara dolduruluyor.”


Mertlik, insanlık bu değil

Seçimlere eşit koşullarda gidilmediğinin farkında olduklarını belirten Karayılan, “Karşısındakinin kolunu, bacağını kesiyor, ondan sonra ‘gelin güreşelim’ diyor. Bir kişinin üzerine 200 kişi geliyor ve linç etmeye çalışıyor. Mertlik bu mudur? İnsanlık bu mudur? Bu sabah dinledim; üniversite okuyan bir genç telefonda annesiyle Kürtçe konuştuğu için etrafındaki herkes ona saldırıyor linç etmeye çalışıyor. Kürtlere ve halkların kardeşliğine bu kadar vahşi bir şekilde yönelinmesini herkesin göz önünde bulundurması gerekir. Özellikle de düşüncesi ve dini ne olursa olsun, bu topraklarda yaşayan bütün insanlarımız bundan sonra yüzünü AKP’ye dönmemelidir” şeklinde konuştu.


Keklik soylu olanlar

Zaten AKP’nin Kürtleri gözden çıkardığını; Kürtlere vurarak MHP’nin oylarını almayı hesapladığını ifade eden Karayılan, buna rağmen bazı Kürtlerin AKP’nin peşinden gitmesini şöyle değerlendirdi: “Evet, böyle olan bazı Kürtler de vardır. Bunlar keklik soylu olan Kürtlerdir. Nasıl ki, insanlar tarafından yakalanan keklik, konulduğu kafeste çığırıp başka kekliklerin de tuzağa girmesine neden oluyorsa AKP içindeki Kürtler de aynı rolü oynuyor. Yani kendi cinsini tuzağa çekiyor. Ensarioğlu, Miroğlu gibi kişilikler keklik soylu kişilerdir. Şeref ve onur taşıyan bir insan, yanı başında AKP’nin yaptığı bu vahşetle birlikte yürümez. Vicdan ve iman sahibi olan bir kişi, AKP’nin vahşetinin yanında yer almaz. Bu mümkün değildir ama AKP bunlarda takat bırakmamış.”


HDP’nin başarısı geri adım attırır

Kürt halkı, dostları ve demokrasi yanlısı hareketlerin AKP faşizmine 7 Haziran gibi değil, ondan çok daha güçlü bir cevap vermeleri gerektiğini vurgulayan Karayılan, şöyle devam etti: “Eğer bu cevabı verirlerse, demokratik çözümün yolu açılır. HDP çok daha fazla oy, yani yüzde 15, 16, 17 oy alırsa herkes, ‘demek ki Kürt toplumu kendisine sahip çıkıyor; demek ki Türkiye’de de bu sorunun barışçıl-demokratik yollarla çözülmesini isteyen, zulme ve saldırılara karşı tutum alan demokratik insanlar var’ der. Böyle bir sonuç çıkarsa, Alevi halkımızın sorunu da Kürt sorununun da çözüleceği kanaati tüm Türkiye’de oluşur. Yani HDP 3-4 puan fazla oy almalıdır. Eğer oylarını fazlalaştırırsa AKP de geri adım atar.”


Yoksa faşizm şaha kalkar

Karayılan, HDP oylarını arttırmazsa şimdiki halin devam edeceğini savunarak, düşmesi halinde olacakları da şöyle ifade etti: “Zaten o zaman faşizm ve milliyetçilik şaha kalkar; ‘bakın, gerilettik, demek ki üzerine gidersek ve öldürürsek, geriletebiliriz ve tasfiye edebiliriz’ diyen AKP dikta sistemini kalıcılaştırır.”

Karayılan, dolayısıyla bu savaşın daha da büyümesini ve kan akmasını istemeyen kesimlerin yapması gerekenin de şu olduğunu söyledi: “Bu dönemde ellerini vicdanlarına koymalı, paraya pula bakmamalı, korkmamalı, tehditleri dinlememeli ve oylarını kullanmalıdırlar. Bu tüm Türkiye ve Kürdistan halklarından genel bir istemdir.”


Avrupa’daki halkımız için görevdir

Avrupa’daki halkın kendisini çok daha fazla sorumlu görmesi gerektiğini belirten Karayılan, şöyle devam etti: “İster Kürt olsun, ister başka halklardan, Avrupa’daki halkımızın Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan olaylardan kendisini sorumlu görmesi gerekiyor. Bilmeli ki bir oy, bir oydur. Yani gerekiyorsa bir gün işe gitmezsin, konsolosluk neredeyse oraya gidersin, orada oyunu kullanırsın ve dönersin. Bu bir görevdir.”


Eğer oy bile vermiyorsa...

“Bir kişi eğer bunu bile yapmazsa, o zaman vicdanı nasıl kaldırır?” diye soran Karayılan, “Çünkü bu sıradan bir seçim değildir. Bu seçim, sen oy verince birilerinin gelip sadece vekil olacağı bir seçim değildir. Bu, Türkiye halklarının ve Kürt halkının kader meselesidir. Sürecin nereye gideceği bu seçimlerde belli olacak. Bunun için herkes kendini sorumlu görmeli. Umut ediyorum ki Avrupa’daki halkımız rolünü oynayacaktır ve bu seçimlere de çok daha güçlü katılacaktır. Yani gerekli cevabı verecektir. Bu tarihi dönemde onlar da görevlerine sahip çıkacaklardır. 


AKP’den uzak durmalılar

Bu dönemde kimin elinden ne geliyorsa onu yapmasını salık veren Karayılan, “Durumu katılmaya müsait olanlar katılmalı, maddi durumu elverenler maddi destek sunmalı, oy kullanması gerekenler oy vermeli, bunların hiçbirisini yapamayanlar da en azından dua etmelidir. Ama kimse AKP faşizminin uyguladığı bu zulmün yanında yer almamalıdır. Herkes bu zulme karşı durmalı ve mutlaka bir şekilde yapabileceği bir şeyi yapmalıdır” şeklinde konuştu. 


 HABER MERKEZİ