50 doğumlu Etyen Mahçupyan, lise eğitimini Robert Koleji’nde tamamladı.
Akıllı adam:
"1915’te Ermenilere yapılanlara soykırım dememek imkansız" demişti.
Zaman Gazetesi’ne veda yazısında (28 Mayıs 2014), AKP üst kadroları için konuştu: Üst kadronun misyon algısı cumhuriyetin daha meşru bir zeminde yeniden kurulabileceğinin işaretlerini taşımaktaydı".
Cevap vermek istemiyorum.
Bana göre Mahçupyan’dan 24 yıl sonra doğan Hayko Bağdat verdi bu cevabı:
"Sadece Dink cinayetinde bile görebileceğiniz en büyük suç örgütü haline gelmiş AKP bürokrasisinin ailenizi, evinizi koruyacak bir yapı kurduğuna inanmayın".
Hayko Bağdat, ilk okul ve orta öğrenimini Ermeni okullarında okudu.
Mahçupyan, Robert Koleji’nde okumakla başarılı bir öğrenci olduğunu kanıtladı.
O’na bir Ermeni’nin Türkiye’de Türklerle yarıştığı pistte, başarılı olmak için, en iyi Türk olunması gerektiğini öğretmiş olduklarından kuşku duymuyorum.
Hızlı yükseldi:
Davutoğlu’nun Başdanışmanlığını yaptı.
Emekli oldu.
Olmadı, "gönüllü" danışmanlık yaptı.
Davutoğlu’nun bir kanadında, kafasını bilinmeyen bir kayaya çarpan Mahçupyan vardı;
Diğer kanadına, Kürt ismini gördüğünde, kuduzlaşan Başbakan Yardımcısı Akdoğan kuruluydu.
Etyen, Davutoğlu’na yakın olduğunda, Hayko, yıllar önce "Hrant’ın Arkadaşları" ekibinin kurucularından biriydi.
Etyen Boğaziçinde Kimya eğitimi gördü.
Harika bir adam!:
Bileşkesi kimyada imkansız, ateş ve barutu bir arada tutabilecek teorem bulacak kadar zeka yüklü bir mezuniyetin aktörü olacak ki(!?)…
Geçmişte Ermeni Soykırımını örtbas eden ve bugünün Kürt katilleriyle bir arada durmanın da formülünü buldu.
"Ermeni Jenosidi iddiasının reddi ona, 63 kişilik "akil adamlar"a katılma yolunu açtı.
Hayko, İstanbul’da Edebiyat okudu.
Ondandır ya: "Azı Karar Çoğu Zarar" programı yaptı.
Etyen, korkmadı(!)
Saray’ı insan ve tank duvarıyla koruyan mekanizmanın kendisini de koruyacağını bilerek, Erdoğan’ın hedefi HDP ve Kürtler’e karşı durdu.
Hayko, korkunun Türkiye’de yaşayan haklılar için, "yol arkadaşı" olduğunun altını çizen entelektüeller arasında buldu yerini.
Etyen, kolonyal faşist güçlerle Diyarbakır yolculuğu yaptı ve hemen açıkladı:
"… Diyarbakır, Urfa yaptık, Şırnak’tan insanlarla konuştuk…Belli bir amaçla HDP’ye oy verdiler. Sivil siyaset için oy verdiler, HDP bu misyonu taşıyamayacağını gösterdi".
Erdoğan’ın söylediklerini tekrarlayan bir Etyen’in, Başkaban’ın Başdanışmalığını yapıp emekliye ayrıldıktan sonraki duruşu bu.
Belki de, insani ve entelektüel ruhu derin çalkantılara kapılan Mahçupyan’a çarpan kayanın hangi binaya ait olduğunu, bu son açıklamasından çıkarmak mümkün.
Eğer Ankara’nın Kızılay’ından Saraya açılan gizli bir tünel yoksa?