İsviçre Gündemi


Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Avrupa oluşumunun bir devamı olarak İsviçre'de yapılan hazırlık toplantısı, iyi organize edilmemesinden dolayı az katılımla gerçekleşmesine rağmen önemli tartışmalara sahne oldu. Kürt siyasetçi Fuat Kav'ın faşizme karşı tek başarı şansının, devrimden, demokrasiden, halkların kardeşliğinden yana olan bütün kesimlerin aynı cephede buluşmasından geçtiğini vurgulayan temel tespitinden sonra yapılan yapıcı tartışma ve eleştiriler aslında böylesi bir birlikteliğe olan inanç ve güveni de ortaya çıkardı. 

Girişim toplantısının neredeyse sadece Zürih katılımlı gerçekleşmesi, çağrının farklı kesim, örgüt ve oluşumlara yapılmaması, sürgünde yaşayan farklı halkların temsilcilerinin olmaması haklı eleştirilerdi. 

Sözkonusu yapıcı eleştiriler HDK'in gerekli ve hayati bir ihtiyaç olduğunu da gösterdi. Eleştirilerin seslendirilmesi HDK'nin güçlü bir doğuş gerçekleştirmesi kaygılarının bir özetiydi. Bu anlamda verimli geçen kuruluş toplantısının önümüzdeki günlerde önemli adımlar atması bekleniyor. 


2 milyon kişi denetlendi

İsviçre'nin terör kaygısı nedeniyle yetkileri genişletilen istihbarat örgütünün (NDB) sadece 2015 yılında 2 milyon kişiyi denetlediği açıklandı. İsviçre sisteminin sokaktaki vatandaşına hissettirmeden, yaşamlarını etkilemeden bu kadar kişiyi denetlemiş olması sistemin gücüne bağlanıyor. 

Yetkileri genişletilen NDB'nin, şüpheli bulunanların telefonlarını dinlemeyi, konuşmaların kayda alınmasını, bilgisayarlara müdahale edebilmesi gibi konularda çalışmalarını genişlettiği de vurgulanıyor.  


Polis ve ırkçılık

FC Zürih'te forvet oynayan Yassine Chikhaou adlı siyahi oyuncunun geçtiğimiz günlerde yanlışlıkla gözaltına alınması, İsviçre polisinin siyahlara karşı yaygın bir önyargı ve ayrımcılık yaptığını gösterdi. İsviçre genelinde de siyahlara karşı polisin ırkcı tutumu dikkat çekiyor. Ayrımcılık gören siyahilerin İsviçre'de polis hakkında açtıkları bir dava tartışmaların giderek artacağını gösteriyor. 

Dava açan Mohamed Wa Baile, Zürih polisini ayırımcılıkla suçluyor. Diğer "koyu tenliler" gibi sıkça polis kontrolüne maruz kaldığını belirten Wa Baile, davayla bazı önyargılı veya görevini kötüye kullanan polisleri teşhir etmek yerine, ayrımcılığın ve konunun hassasiyetinin fark edilmesini amaçladığını belirtiyor.