HDK’nin 7. Genel Kurulu’nda Eş Sözcülüğe üniversitesinden uzaklaştırılan akademisyenlerden Onur Hamzaoğlu ve Gülistan Koçyiğit seçildi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 7. Genel Kurulu için “Geleceğimiz için Örgütleniyor, Özgürlüğümüz için Direniyoruz” sloganıyla Ankara’da toplandı. Genel Kurul’un gerçekleştiği salona aralarında HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte tutuklu seçilmişlerin fotoğraflarının yer aldığı “Mutlaka Kazanacağız” pankartı asıldı. Kurul, divan üyelerinin seçilmesi ardından saygı duruşuyla başladı. 

Genel Kurul’un açılış konuşmasını divan başkanı Garo Paylan yaptı. Paylan, HDK’nin kuruluşundan bu yana geliştirdiği mücadele tarihine kısaca değinerek, “Faşizan bir iklimle bir kez daha hayalimizi kırmaya çalışıyorlar. Biz yüz yıl önce çok örgütsüzdük. Bugün aynı yöntemlerle saldırıyorlar. Yeterince örgütlü değiliz o yüzden bu faşizmi yenemedik. Ama ne mutlu ki direnenlerimiz var” diye konuştu.

Ev ev mücadele

Açılış konuşmasının ardından konuşan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, şunları söyledi: 7 Haziran bu ülkede demokratik rejim talebinin en görünen sonucudur. Bu rejim değişikliği, 1915’lerdeki İttihat Terakki zihniyetinden başka bir şey değildir. O dönemin milli çizgisi dinci, gerici bir çizgiye savrularak bu rejim inşa edilmeye çalışılıyor. Oysa 15 Temmuz darbe girişimi 7 Haziran’da ortaya çıkan demokratikleşme için fırsat olabilirdi. Erdoğan başkanlık sistemine kadar ülkeyi OHAL ile yönetmek istiyor. Tüm muhalif kesimleri susturduktan ve direnç noktalarını kırdıktan sonra başkanlık sistemini getirmek, halkın ‘verelim de kurtulalım’ demesini istiyor.

Bugünden geri gidiş yok

Gün mücadele günü, gün direniş günü ve gün kazanma günüdür. Bugünden geriye gidiş yok. Bugün yapmadığımız her eylemin yarın çocuklarımıza ıstırap olarak, bizlere daha fazla tutsaklık ve rehin alınma olarak döneceğini bilmek lazım. Onun için HDK’yi ev ev örgütleyeceğiz, mücadelemizi örgütleyeceğiz. Geçmişe takılmadan, bugün burada ne yapacağımızın tartışmasını yürüteceğiz. Bu faşizme karşı mücadeleyi nasıl yükselteceğiz? Önümüzdeki tek soru budur. Hep beraber buna cevap vereceğiz. Mutlaka kazanacağız.”

5 yılın özeleştirisi

Daha sonra konuşan diğer Eş Sözcü Ertuğrul Kürkçü ise siyasetin ve parlamentonun önemini yadsımadıklarını ifade ederek, “Onun içindir ki şu anda bu minareden seslenmemiz istenmiyorsa bu sesi her evden söyleyecek bir imkana sahibiz. Bu imkan HDK’dir. Biz 5 yıldır sistematik olarak bu yapıyı tahkim etmiş olsaydık, bugün çok daha geniş bir alanda hızla hareket ediyor olabilirdik” dedi. Kürkçü, 5 yıldır sürdürdüğü bu görevi de bugün itibariyle devredeceğini ancak yine bu mücadele saflarında yer almaya devam edeceğini kaydetti. 

Durduğumuz yerden izleyemeyiz

Kürkçü’nün ardından konuşan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, ilk olarak İçişleri Bakanlığı tarafından 370 derneğin kapatıldığını hatırlatarak, bunların büyük bir bölümünün Kürtlere ait büyük bedellerle kazanılmış kurumlar olduğunu vurguladı. “Büyük bir faşizmle karşı karşıya olduğumuzu belirtmek istiyorum” diyen Güven, “Barışa olan umudumuz için buradayız ama daha büyük bir desteğe ihtiyacımız var. Birlik ve ittifakımızı geliştirerek, direnişimizi büyütmeliyiz. Durduğumuz yerden olayları izleyemeyiz. Dönem halkların dönemidir” çağrısında bulundu.

Zalim ile mazlumun kavgasıdır

DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek ise zalimler ile mazlumların mücadelesinin hiç bitmediğini belirterek, şunları söyledi: “Şu anda üzerimizde çok büyük bir baskı var. Bütün Türkiye toplumunun ezilenlerinin büyük bir baskı altında olduğunu biliyoruz. Bu bizleri asla karamsarlığa ya da başka bir duyguya itmiyor. Esas olarak çember bu zalim hükümet için daralıyor. Bütün dünya da izole olduğunu görüyoruz. Ülke içinde şoven milliyetçi kesimi arkasına alarak, devletin zor aygıtlarını kullanarak kendini ayakta tutan bir iktidar var. İnsanlar bu iktidarı ve Cumhurbaşkanını sevdikleri için destek veriyor değiller, korktukları için ses çıkarmayan bir pozisyondalar. Bu gidişlerinin işaretidir. Daha fazla iktidarlarını bu şekilde sürdüremeyeceklerinin işaretidir.

Bizler ayakta durdukça, yan yana birlikte durdukça onlar kaybetmeye mahkumdurlar. Bizler bu çizgiyi terk etmedikçe kesinlikle başaran biz olacağız. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Biz de bunu yaratacak güce sahibiz. Büyük bir panik içerisinde Kürtler kazanımlara sahip olmasın diye ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Ama önü alınamaz bir gelişim var. Bu yüzyıl Kürt halkının ve onun gibi ezilen halkların yüz yılı olacak.” 

Eş Sözcüler seçildi

Konuşmaların ardından faaliyet raporları okundu. Genel Kurulun sonra gündem maddesi ise gelecek dönemin değerlendirilmesi için delegeler söz aldı. 

Son gündem maddesi ise gelen öneriler sonrası alınan karar önergelerinin okunup delegasyon tarafından kabulü oldu. 

Daha sonra yeni Eş Sözcüler ve Genel Meclis üyeleri belirlendi. 121 kişilik Genel Meclis’te kadınlar büyük temsiliyet buldu. 60’ını kadınların oluşturduğu Meclis’te 59 erkek ve 2 LGBTİ birey yer aldı. 

Kocaeli Üniversitesi’ndeyken uzaklaştırılan akademisyenlerden birisi olan Onur Hamzaoğlu ile birlikte önceki Genel Kurulda seçilen Gülistan Koçyiğit, Eş Sözcülüğe seçildi. 

Onur Hamzaoğlu, yaptığı konuşmada, “Yarım asrı geçen ömrümde çok özel bir gün. Bugüne kadar yaptıklarım ve yaşadıklarımdan çok farklı bir yaşam biçimi içerisinde olmama karar verdiniz. Dolayısıyla bugün benim için ikinci bir doğum günü tarihi olacak” dedi. Hamzaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Biz hep beraber geleceğimize daha güçlü yürümek için tarihimize sahip çıkacağız. Ben bu dönemi faşizm olarak kabul etmekteyim. Bir eksiğimiz var kitleleri organize etme. Bunlarla ilgili yeni tartışmalar yapmak zorundayız. Bütün bunları başkansız, savaşsız, şiddetsiz, OHAL’siz bir Türkiye için yapacağız. Hep beraber yeni ülkenin inşasında herkes için, kadınlar, gençler, çocuklar için barışı, eşitlikçi bir toplumu, demokratik cumhuriyeti hep beraber inşa edeceğiz.”

Tutuklu Eşbaşkanlar: Birlikte atlatacağız

HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ile DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, HDK Genel Kurulu’na gönderdikleri mesajda, “Bu zorlu günleri hep birlikte 24 saat çalışarak, örgütlenerek ve direnerek atlatacağız” dedi.

Tuncel: Onlar asla başaramayacak

Tuncel’in mesajı şöyle: “Zahmetli ancak önemli tarihsel olanakların açığa çıktığı bir dönemde genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Böylesi bir süreçte aranızda olmayı çok istememe rağmen bildiğiniz nedenlerden Genel Kurul’a katılamıyorum. HDK’nin yeniden örgütlenmesi açıksından çok önemli olan bu Genel Kurul’un büyük bir kararlaşma, moral ve coşkuyla başarıya ulaşacağına ilan inancımla Genel Kurul delegasyonunu selamlıyorum.

Demokrasi ve özgürlüklerin ortadan kaldırıldığı, düşünce, ifade ve özgürlüğün sadece iktidardakilerin kullanabildikleri, tüm toplumsal muhalefetin bastırıldığı, basın özgürlüğünün ortadan kaldırıldığı, demokratik siyasetin rehin alındığı OHAL uygulamaları ile Türkiye’nin açık bir cezaevine dönüştürüldüğü, KHK’lerle parlamenter sistemin ortadan kaldırıldığı bir dönemde yapılan Genel Kurul tüm bu hukuksuzluklara karşı güçlü bir mücadele kararlığı ortaya çıkaracaktır.

Türkiye ve Kürdistan halklarının geleceği, demokrasi ve özgürlüklerin inşası konusunda çok önemli görev ve sorumlulukların bizi beklediği bir dönemdeyiz. HDK’nin Genel Kurulu’nun tüm bu görev ve sorumluluklara göre, güçlü tartışmalar ve sonuçlar çıkaracağına eminim. Demokrasi ve özgürlük güçlerinin birleşik mücadelesi, bizi karanlığa gömmek isteyen faşizm uygulamaları karşısında güçlü bir meşale olarak yanmaya devam edecektir. HDK’nin temel mücadele alanları olan demokrasi, kadın özgürlüğü, inançların eşitliği ve özgürlüğü, ekolojik özgürlük, işçi ve emekçilerin hak ve özgürlüklerin mücadelesi ve tabi ki Kürt sorunun eşitlik ve özgürlük temelinde çözümü ve barış konularında kongre delegasyonunun çok güçlü tartışmalar yürüteceği ve çözüm odaklı kararlaşmalar sağlayacağına inanıyorum. 

İnsanların umutsuzluğa itildiği, güzel bir gelecekten beklentilerinin devletin zor politikalarıyla umutsuzluğa düşürülmeye çalışıldığı, HDK’nin başarısı olan 6 milyon oy almış HDP eş başkanları ve milletvekillerinin alınarak, ‘yeni bir yaşam‘ umudunun sönümlendirilmeye çalışıldığı açıktır. Ancak biliyoruz ki onlar asla başaramayacaklar. Yeni yaşamı birlikte daha da büyüterek kuracağız. Halklarımız, halklara doğru öncülük edenler hep birlikte inşa edeceğiz. Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü bir siyaseti birlikte kuracağımıza olan inancımla seçilecek daimi meclis ve eş sözcüleri kutluyorum.” 

 Demirtaş: Aranızdayız

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın gönderdiği mesaj ise şöyle: “Duygularımızla, coşkumuzla direnişe olan inancımız ve zafere olan bağlılığımızla aranızdayız. Dört duvarlar hiçbir zaman şahsımızda sadece bunu başaramayacaklar. Bu zorlu günleri hep birlikte 24 saat çalışarak, örgütlenerek ve direnerek atlatacağız.

HDK’nin tarihsel rolünü oynayacağı, bir hamleyi yapacağımızdan kuşkum yoktur. 

Kongresinin büyük bir moral ve heyecanla tamamlanmasını diliyorum. Genç ve kadın arkadaşlar başta olmak üzere HDK’nin bütün kadrolarına yürekten selamlarımı iletiyorum. Şu ana kadar görev yapmış eş sözcüler başta olmak üzere bütün yönetim kademelerine teşekkür ediyoruz. Görev alacak yeni arkadaşlara başarı ve dayanışma dileklerimi iletiyorum. Zafer direnenlerin olacak. Bijî berxwedana gelan.”

Yüksekdağ: Kadınlar kazanacak

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da mesajında şunları aktardı: “En başta kadın iradesini ve direnişini selamlıyorum. Saray’ın yeni Türkiye dediğinin ne olduğunu belli yeni bir diktatörlük. Ama bunun için önce kadınların iradesini ve direnişini kırmaları gerekiyor. Bunu çok iyi biliyorlar. Biz kadınlar buna izin vermeyeceğiz. Kadın yeni yaşamın gücü ve inşası demek. Ve biz bu gücü her yerde, sokakta, dağda, fabrikada, hapishanede, mecliste yaratıyoruz ve yaratmaya devam edeceğiz. Kadınca direnirken, kadınca gülüşümüzden vazgeçmeyeceğiz. Kadınlar kazanacak.” 


ANKARA




Polis ve faşistlere rağmen

HDP’nin Şişli Cami önünde “İrademize Sahip Çıkıyoruz” sloganıyla yaptığı açıklamaya faşistler ve polis saldırdı.

Halkların demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Meclisi, Şişli Camii önünde “İrademize Sahip Çıkıyoruz” şiarıyla basın açıklaması yaptı.

“Halkın iradesi teslim alınamaz”, “Vekilim irademdir irademe dokunma” pankartlarının açıldığı eylemde, “HDP onurumdur onur dimdik ayakta” , “İçeride dışarıda hücreleri parçala sloganları” atıldı. HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, HDP İstanbul İl Eş Başkanları Doğan Erbaş ve Aysel Güzel’in de katıldığı eyleme KESK İstanbul Şubeler platformu, DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, İstanbul Tabip Odası, Alevi Bektaşi Federasyonu, Demokratik Alevi Derneği, Devrimci Çözüm, Devrimci Parti gibi kurumlar da destek verdi.

Açıklama yapan HDP İstanbul İl Yöneticisi Yılmaz Yücel, AKP’nin baskı politikalarını hatırlattı. HDP Eşbaşkanlarının, vekillerinin tutuklanmasının, kurum kapatmalarının AKP iktidarının toplumu tek tipleştirme politikasının sonucu olduğunu belirten Yücel, “Devletin bu tutumu başta Avrupa Birliği ve çeşitli organları olmak üzere dünyanın pek çok insan hakları, hukuk örgütleri ve siyasi partilerinden tepki almaya başlamıştır” dedi.

Açıklamanın ardından, HDP’li vekil Hüda Kaya konuşma yapmak istediği sırada, ırkçı bir grup, HDP’lilere saldırdı. Faşist gruba değil, HDP’lilere biber gazıyla saldıran polis, bu esnada görüntü çekmeye çalışan ve aralarında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Ali Acar’ın da bulunduğu çok sayıda kişiyi darp etti.

Saldırı sonrası Cevahir AVM’ye “Faşizme karşı omuz omuza” sloganıyla yürüyen kitleye polis bir kez daha saldırdı.



Demokratik Kitle Örgütsüz kalsın diye

Türk İçişleri Bakanlığı, Kürt dilini, kültürünü yaşatan dernekler başta olmak üzere işkence, insan hakları, kadın hakları, göç, adil yargılanma hakkı gibi konularda çalışan dernekleri kapattı.

OHAL ile birlikte Kürt siyasetine ve kurumlarına saldıran AKP yönetimindeki Türk devleti, 11 Kasım’da Kürdistan illeri başta olmak üzere 39 ilde 370 derneğin faaliyetlerini durduğunu açıklamıştı. Önceki gün gece yarısında itibaren dernekleri basıp mühürleyen Türk polisi, şimdiye kadar Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği (Kurdî-Der) Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), Özgür Kadın Kongresi (KJA), Mezopotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma Derneği (MEYA-DER), Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Din Alimleri Derneği (DADER), Demokratik Yurtsever Öğrenci Derneklerinin bir çok ildeki binalarını basıp kapattı. Kürt kurumlarına yapılan saldırılara karşı direnen kurum çalışanları mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Hukukçu dernekleri kapatıldı

ÖHD (Özgürlükçü Hukukçular Derneği), ÇHD (Çağdaş Hukukçular Derneği), MHD (Mezopotamya Hukukçular Derneği), Halkın Hukuk Bürosu gibi cezevlerindeki hak ihlalleri ve işkenceyi, Kürdistan’da sokağa çıkma yasağı ile abluka alınan kentlerdeki hak ihlallerini gündeme taşıyarak hukuk mücadelesi yürüten bir çok kurumun kapısına mühür vuruldu. ÇHD’ye yapılan baskında dernek üyesi avukatlar polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı. Ankara’da ise Halkın Hukuk Bürosu’a baskın yapan polisler avukatlardan 6’sını gece saatlerinde darp ederek gözaltına aldı.

MHD: Karar hukuksuz

Kapatma kararlarının hukuksuz olduğuna dikkat çeken MHD, yaptığı yazılı açıklamada, “Bizler Cizre, Sur, Gever ve Silopi başta olmak üzere ülkeyi acı deryasına boğan suçlular hesabını verene dek çalışmalarımızı yürüteceğimizi bildiriyor, tüm halkımıza bu zor zamanları aşmak için hukuksuzca işlenen her suçun karşısında olacağımızın sözünü veriyoruz” dedi.

ÖHD ve ÇHD: Davet kabulümüzdür

ÖHD ve ÇHD’li avukatlar kapatmalara karşı basın açıklaması yaptı. Taksim Tünel’de buluşarak İstanbul Barosu önünde açıklama yapan hukukçular adına konuşan ÖHD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Sinan Zincir, “Faşizm bizi kavgaya davet etti. Davetleri kabulümüzdür. Faşizme karşı kavgadayız, cenkteyiz” dedi.

Mersin’de ortak tepki

Mersin’de Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Dayanışma Derneği (YAKAY-DER), Mezopotamya Kültürlerini Yaşatma Derneği (MKM), Mersin Din Alimleri Derneği(MEDİA-DER), Akdeniz Göçertilen Ailelerle Dayanışma Derneği (Akdeniz GÖÇ- DER), Yoksullukla Mücadele Derneği (NAR- DER), Tarım İçileri, Depo İşçileri ile Dayanışma Derneği (EMEK- DER)’in kapatılması İHD şube binasında yapılan basın toplantısıyla protesto edildi. 

Van’da 24 mühür

Türk polisi, 24 derneğin kapısına mühür vurulduğu Van’da dün sabah saatlerinde aralarında MKM, KURDİ-DER, MEYADER ve VAKAD’ın bulunduğu dernek binaları basıp kapattı.

Amed’de 47 dernek

Faaliyetleri hakkında durdurma kararı çıkarılan 370 dernekten 47’sinin Amed’de olduğu açıklandı. MEYA-DER Amed şubesini polis basıp kapısına mühür vurdu. Ayrıca Özgür Kadın Kongresi’ninin Amed şubesini basan polisler kadınların direnişiyle karşılaştı.  

Mardin’de 5 Batman’da 11 dernek

Mardin merkez Artuklu ilçesinde Din Adamları Derneği ile MEYADER ve Midyat ilçesin olan Mezopotamya Politik Araştırmalar Derneği ile ayrıca 8 aydır sokağa çıkma yasağının sürdüğü Nusaybin ilçesinde faaliyet yürüten Seyit-Der, Sakine Cansız Kadın Derneği ile MKM Nusaybin şubesi kapatılan dernekler arasında. Batman’da ise 11 derneğin kaptıldığı öğrenildi.

Siyaset Akademesi de 

Adıyaman ve Urfa’daki dernekler de kapatılırken Urfa DBP Siyaset Akademisi de mühürlendi.