HDP, Türkiye'deki mevcut merkezi yönetim anlayışına karşı alternatif bir sistemle yerel seçimlere hazırlanıyor. Cinsiyet eşitliği, ekolojik yönetim, katılımcılık, yerel meclisler gibi temel politikalar ile belediyelere yeni bir anlayış ve yönetim tarzını getirmeyi hedefleyen HDP, toplumun kimlik, inanç, cinsiyet gibi tüm farklılıklarını gözeterek taleplere cevap olma iddiasında. HDP'nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Yurdusev Özsekmenler, 59 ilde seçime girecekleri bilgisini vererek, partilerinin yerel yönetim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


'Şehir sizin sahip çıkın'
Yerel seçimlere esas olarak yurttaşların kendi kendini yöneteceği bir perspektif üzerine kurulacak yönetim anlayışı ile hazırlandıklarını belirten Özsekmenler, gelinen aşamada merkezi yönetim anlayışının toplumun ihtiyaçlarını karşılamadığını söyledi. Mevcut yönetim anlayışını "Bugün Türkiye'de sandıktan kime çok oy çıkarsa onun diktatörlüğü söz konusudur" şeklinde tanımlayan Özsekmenler, "İnsanlar, kentimiz, toprağımız, coğrafyamız, bizimdir ve bizim isteğimiz gibi yönetilsin talebini her yerde yükseltiyorlar. Buna kulak vermek gerekir. Siyasetin demokratikleşmesi yerelden kalkarak olacaktır. Bu yüzden de kendimizi de kentimizi de biz yöneteceğiz, şehir sizin sahip çıkın diyoruz" diye konuştu.
HDP'nin, inanç, kimlik, cinsiyet gibi tüm farklılıkları gözeterek yol alacağını ifade eden Özsekmenler, "İnsanlar, Gezi'de 'park bizimdir AVM olamaz, kuzey ormanları için bu ağaçlar bizim kesemezsiniz, Karadeniz'de, Ege'de Güney'de pek çok yerde ırmaklar bizim HES yapamazsınız, topraklar bizim siyanürlü altın arayamazsınız' dediler. Pek çok mücadele sürdürüldü. Yerelin doğrudan katıldığı bir yönetimi kastediyoruz" dedi.

Doğrudan yönetim: Katılımcılık

Özsekmenler, halkın doğrudan yönetime katılması gerektiğini ve bunun da katılımcılıkla mümkün olabileceğinin altını çizdi.
 Özsekmenler, "İstanbul'daki gibi büyük kentli şehirlerde ara mekanizmaları oluşturmak lazım. Mahalle, semt ve kent meclislerine kadar giden bir mekanizmayı seçilmişlerin yanında yönetime katmak lazım. Kadın meclisleri, gençlik meclisleri oluşturmak çocukların taleplerine kulak vermek en önemli şeylerdendir. Bu katılımcılıktır" dedi.
Ekolojik bir yerel yönetimin temel felsefeleri olacağını aktaran Özsekmenler, " Kapitalizmin tüketim ekonomisi, dünyamızı, topraklarımızı, coğrafyamızı yok ediyor. Enerji ihtiyacının patlaması tarım alanlarımızı yok ediyor. Buna bir dur dememiz lazım" diye konuştu.
Cinsiyet eşitliği noktasında ise Özsekmenler, "Zaten başından beri bütün mekanizmamızı buna göre kurma kararı aldık. Meclis üyelerimiz kadın erkek eşitliğine uygun 'fermuar sistemi' ile Meclise gidecek" diyerek genel seçimlere de kadın erkek sayısında eşit kota sistemi ile gidecekleri bilgisini verdi.
BDP'nin "öz yönetim" talebi ile HDP'nin yerel yönetim anlayışının örtüştüğünü ifade eden Özsökmenler, "Eğer özerklik üzerine yerel politikamızı yürütmezsek biz de tekçi zihniyetin altında eziliriz. Demokrasiyi sağlayamazsak, insanların kendini dönüşümlerini de sağlayamayız. Bu çok önemli. Biz devleti dönüştüreceğiz ama insanı da dönüştüreceğiz. Özerklik meselesi çok önemli bizim için. Bu sadece Türkiye'de değil artık birçok ülkede ciddi ciddi tartışılan bir şey" dedi.

Adaylar 17 Ocak'ta açıklanacak

HDP'nin bir ittifak partisi olduğuna dikkat çeken Özsökmenler, "Bugün bizim adaylarımız Gezi isyanından halkın muhalefetinden gelen insanlardır. Bu kokuşmuş düzene karşı çıkan herkesin HDP altında birleşmesi gerekir. Türkiye'nin demokrasiden yana yol almasını isteyenler varsa HDP çatısı altında birleşmelidir" çağrısında bulundu.
Adaylarını büyük oranda netleştirdiklerini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak da HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in adayları olduğunu belirten Özsekmenler, HDP'nin resmi olarak adaylarını 17 Ocak'ta Ankara'da açıklamayı düşündüklerini söyledi.


KADRİ ÖZKAN/DİHA/İSTANBUL