Kürt sorununda demokrat olmayanın Alevi sorununda da demokrat olamayacağını; demokratik tutumun bir bütün olduğunu kaydeden KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, “Suriye’deki mezhep savaşının bu kadar şiddetli ortaya çıkmasında AKP’nin rolü belirleyicidir. Şu anda Irak’ta da teşvik eden AKP’dir. Rojava’yı desteklemiyor ama mezhepçi, insanların kafasıyla top oynayanlarla ittifak yapıyor” dedi.

Kandil’de KCK yetkilileriyle gerçekleştirdiğimiz röportajlara KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu ile devam ediyoruz.

Sivas Katliamı üzerinden 21 yıl geçti. Bu katliamın amaçları neydi ve sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hem Alevilerin demokratik güçlerle, özgürlük güçleriyle ittifak yapmamasını sağlamayı hem de Alevi toplumunu İslami şeriat tehdidini gündeme getirerek devletin yanına çekmeyi hedefliyordu.
Sivas Katliamı’nın nedenlerinin açığa çıkarılması, zihniyetini ortadan kaldırılması lazım ki; hem Alevi toplumunun hem de Türkiye toplumunun bu travmayı atlatması gerekiyor. Buna ihtiyaç var.

Kürtlerle Aleviler arasındaki bağı koparmak amacıyla da katliam yapılmış olabilir mi?

Alevi toplumunun Kürt mücadelesiyle birleşmesi istenmedi. Çünkü iki demokratik kaynak, güç, potansiyel birleştiği zaman Türkiye’nin demokratikleşmesinde önemli rol oynar. Özelikle Alevi Kürtlerle Alevi Türklerin. Biz bunu birleştiriyorduk. Bunun birleştirilmesi istenmedi. Engellenmek istendi.
Maraş, Sivas, Çorum açığa çıkarılsa, bu katliama yol açan zihniyetin tarihsel, siyasal ve güncel nedenleri ortaya konulup mahkum edilse Türkiye‘de herkesin yaşama imkanı var. Ama Türkiye’deki siyasal kesimler bunu değerlendirmiyorlar. Türkiye’de hala çok geri, dar; şoven, Türkçü, mezhepçi bir yaklaşım var. Sünni mezhepçi yaklaşım var. Kürt sorununda demokrat olmayan Alevi sorununda da demokrat olamaz. Demokratik tutum bir bütündür.
Suriye’deki mezhep savaşının bu kadar şiddetli ortaya çıkmasında AKP’nin rolü belirleyicidir. Şu anda Irak’ta da teşvik eden AKP’dir. Rojava’yı desteklemiyor ama mezhepçi, insanların kafasıyla top oynayanlarla ittifak yapıyor.  
Ortadoğu’da bu sorunlar ciddidir. Ortadoğu’da kapitalist modernitenin milliyetçiliğiyle, mezhepçilik birleşince daha tehlikeli bir hal almıştır. Milliyetçilik dincilikten besleniyor, dincilik milliyetçilikten beslenerek daha tehlikeli hale gelmiştir.

Ortadoğu’daki mezhep savaşına dikkat çekmişken Amed’de yapılan Demokratik İslam Kongresi’ne benzer, başka mezheplere ilişkin de kongreler yapılabilinir mi?

Demokratik İslam Kongresi çok isabetli oldu. Ne kadar doğru olduğu bugünkü çatışmalarda görülüyor. Kongrenin amacı bu mezhep çatışmaların önüne geçmektir. İslam’ın kötüye kullanılmasının önüne geçmektir. Buna benzer kongreleri Aleviler, Êzîdîler ve diğerleri de yapabilirler.
Hiçbir inanç diğerini sapkın göremez. Hepsi kendi kimliğini, özgünlüğünü yaşasın. Birbirinin içinde eritilip, asimilasyon yapılmasın. Kendileri gibi olmalı. Alevilerin üzerine başka bir elbise giydirilmesin. Bu dünyada yan yana yaşayacağız. Alevi, Sünni, Şii hepsi bir arada yaşayabilmeli.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri önümüzdeki en önemli konulardan. Bu yönlü bir çağrınız var mı?

AKP’nin, CHP ve MHP’nin adayları şu gerçekliği ortaya koydu ki; alternatif bir siyasete, cumhurbaşkanına, üçüncü bir çizgiye ihtiyaç var. Aleviler, demokratlar bu çizgide ısrar etmeliler. Birinci aşamada da, ikinci aşamada da seçecekleri adayda ısrar etmeliler. AKP’nin adayı ya da CHP- MHP adayı kazansa ne olacak? Farkları yok. Değişen bir şey de olmayacak. Bu açıdan esas olan kendi değerlerini, ölçülerini, adaylarını, siyasal anlayış ve toplumsal projelerini sonuna kadar ortaya koymaları gerekiyor. Birilerine yedeklenmemeleri gerekiyor. HDP aday gösterecek. Bu aday hem birinci aşamada hem de ikinci aşamada desteklenerek, Türkiye halkları, Aleviler, bütün etnik ve dinsel topluluklar, emekçiler yeni bir Türkiye, yeni bir siyaset istediklerini ortaya koymalılar. Kararlı olmaları gerekiyor. Ne AKP’nin ne de CHP- MHP’nin kuyruğuna takılmamalılar.

Ramazan ayı içindeyiz. İslam alemine yönelik mesajınızı da almak isteriz...

İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum. Oruç aynı zamanda insanın kendisini terbiye etmesidir. Her bakımdan, kötülüklerin atılmasına vesile olmasını diliyorum. Bu topraklar bunu hak ediyor. İnsanlar kendi içindeki yanlışlıkları, kötülükleri atmak için oruç tutuyor. Ramazan’ın bütün Ortadoğu’daki kötülüklerden arınmaya vesile olmasını diliyorum.


VEYSİ SARISÖZEN/SEDAT YILMAZ/BEHDİNAN