HDP, AKP yetkililerini ve devletin karar verici merciinde olanları yapılan yargısız infazlar nedeniyle BM’ye şikayet etti. 

BM Hukuk Dışı, Keyfi ve Yargısız İnfazları Özel Raportörü Christof Heyns’e başvuran HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 20 Temmuz tarihinden beri yapılan yargısız infazların incelenmesini istedi. 30 yıldır PKK ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti silahlı kuvvetleri arasındaki savaşın son 3 yıldır çatışmasızlık sürecine evrildiği ve müzakereye başlanmak üzere oluduğu hatırlatıldı. 


Cenevre Sözleşmeler ihlal ediliyor

Başvuruda IŞİD’in Kürtlere saldırılarına işaret edilerek, 20 Temmuz’da Suruç’ta yaşanan katliama dikkat çekildi: “20 Temmuz 2015 tarihinden sonra taraflar arasındaki ateşkes sonlandırılmıştır. Aynı gün ve ertesinde çatışma süreci başlamış olmakla birlikte insani kayıplar sadece çatışan taraflar ve silahlı üyeleri arasında kalmamıştır. Özellikle sivillere yönelen öldürme, yargısız infaz, toplu katliamlar, orman ve köy yakma, bu iç çatışma ve savaşın taraflar ile ilişkisi olmayanlara da yöneldiği bu anlamda Cenevre Sözleşmeleri’nin bütünen ihlal edildiği ve bundan sonrada ihlal edileceğinin açık deklarasyonudur.”


Raportör inceleme başlatsın

Özellikle detayları verilen olaylar bakımından raportörlüğün inceleme başlatmasını talep eden HDP, Türkiye iç barışı bakımından son derece kritik ve tehlikeli olan çatışma ve savaş sürecinin tekrar başlaması ile sivillere yönelik yargısız infaz ve savaş suçlarının tespiti ve sorumluların açığa çıkarılmasını istedi. 

Devletlerin sebep olduğu kıyım ve katliamların, vatandaşları ancak uluslararası mekanizmaların hukuksal güvence olduğu gerçeği ile yüz yüze bıraktığı ifade edilen başvuruda, Türk yargı sisteminin resmini ortaya koyan “cezasızlık” uygulamaları ve deneyimlerin, savcılığa bildirilen bu olaylar ile ilgili devletin ve hükümetinin failleri ortaya çıkarıp yargılanmalarını sağlayacak iradeyi taşımadığı düşencesini teyit ettiği vurgulandı. 

Kurban yakınlarının da etkin bir soruşturma yürütülmeyeceği şüphesinin her geçen gün kuvvetlendiği belirtilen başvuruda, “Bu bağlamda uluslararası ceza mahkemesi savcılığının başvuru konusu olaylar ile ilgili harekete geçirilmesini sağlamak üzere Raportörlüğe başvurma yolunu seçmek siyasi sorumluluğumuz gereğidir” denildi.


15 günde 10 sivilin katledildi

HDP başvurusunda, şu örneklerin incelenmesini istedi:

*  23 Temmuz 2015’te Türkiye’ye geçmek isteyen ve daha sonra adının Firas Feyad olduğu öğrenilen Rojavalı bir kadının, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmesi.

*   25 Temmuz 2015 tarihinde polisin ateşi sonucu Şırnak’ın Cizre ilçesinde ağır yaralanan 23 yaşındaki Abdullah Özdal’ın yaşamını yitirmesi.

*  26 Temmuz 2015 tarihinde yine Diyarbakır’da polisin müdahalesi sonucu 11 yaşındaki Beytullah Aydın’ın ölmesi.

*  26 Temmuz 2015 tarihinde Mersin’de, polisin saldırısı sırasında evinin balkonunda bulunan 35 yaşındaki Bülent Ecevit Güngör’ün öldürülmesi.

* Aynı gün Mardin’in Nusaybin ilçesinde polisin protesto eylemi yapan kitleye saldırması üzerine açılan ateş sonucu üniversite öğrencisi Seyithan Dede’nin yaşamını yitirmesi.

*  29 Temmuz 2015 tarihinde Ağrı’da, Terörle Mücadele ekiplerinin bir eve düzenlediği baskın sonrasında Sezai Yaşar ve Ahmet Yaşar adlı iki kardeş ile Mirzettin Göktürk isimli kişilerin infaz edilmesi.

* 29 Temmuz tarihinde Şırnak Cizre’de polisin açtığı ateş sonucu Hasan Nerse’nin katledilmesi.


BM Yaşam Hakkı İhlalı

Başvuru konusu olayların tamamını hukuk dışı, keyfi ve yargısız infaz olarak değerlendiren HDP, sözkonusu infazların, BM Yaşam Hakkı İhlali anlamına geldiğine işaret etti: “Yukarıda belirtilen bulguların ışığında, bildirilen olaylar ile ilgili BM mekanizmaları içerisinde inceleme başlatılması gerekmektedir. En temel korkularımızdan biri de çatışmalı süreçte bu tür yargısız infaz ve toplu sivil katliamlarının bundan sonra da artarak yaşanabileceği ihtimalinin güçlü olmasıdır. Bu noktada uluslararası kurumaların ve işletilecek mekanizmaların yaptırım gücü ve önleyiciliğini önemsemekteyiz. Belirtilen bu sebepler itibariyle, başvurucu ve bildirimde bulunanlar olarak, Raportörlüğünüzün belirtilenler başta olmak üzere bundan sonra gelişecek hukuk dışı, keyfi ve yargısız infazlar ile ilgili inceleme başlatması için tarafınıza çağrıda bulunmaktayız.” 


  ANKARA