
* Bu bütçe erkek bütçesidir, kadın körüdür. Toplumun yarısını oluşturan kadınlar, bu bütçede görülmemiştir
* Bu bütçe katılımcı değildir.
* AKP iktidarının daha çok ideolojik olarak hazırladığı, masa başında şeffaflıktan uzak, katılımcılıktan uzak toplum mühendisliği yaptığı ve kendisini aslında önümüzdeki dönem seçimlere hazırlayan bir bütçenin ötesine gitmemektedir.
Savaş yatırımı ve harcamalarına, örtülü ödeneğe, imtiyaz yaratan, doğayı ve suyu metalaştıran tüm harcama kalemlerine karşı olduklarını vurgulayan Tuncel, şöyle devam etti: “Bütçe harcamalarında hedeflenmesi gereken sağlık, eğitim, ulaşım, gıda, su, barınma ve sosyal hakların kamusal bir hizmet olarak yerel demokratik özerklik anlayışı içinde tüm toplumsal kesimlere koşulsuz, eşit ve bedelsiz olarak sunulması gerektiğini savunuyoruz.”
Meşruluğu yok
Bütçede ilk başta göze çarpan en önemli eksikliğin denetim mekanizması olduğunu kaydeden Tuncel, “Sayıştay denetiminin devre dışı bırakılması, kamu denetimi ve şeffaflığına ilişkin eleştiri ve uyarıların gözardı edilmesi, mali ve idari konularda topluma hesap vermeyi reddetmek anlamına gelmektedir. Topluma hesap vermeyi reddeden bir anlayışın meşruluğu yoktur” dedi.
Zozani: Neyinize sesleneceğim!
BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Gever’deki devlet terörünü hatırlatarak, “Vicdanınıza seslenmek istiyorum diyeceğim ama görüyorum ki vicdan da kurumuş, neyinize sesleneceğim?” diyerek tepki gösterdi.
Zozani, Meclis’teki kayıkçı kavgası devam ederken annelerin ağladığını belirterek, “Ellerinde bir çakı dahi bulunmayan sivil vatandaşlar, son 5 gün içerisinde katledildiler” dedi. Kim katletti? diye soran Zozani, “Bu devletin güvenlik güçleri katletti” diye yanıtladı. Düzmece görüntülerle terörist muamelesi yapıldığını kaydeden Zozani, “Onlar ne kadar teröristse ben de o kadar teröristim. Şu saat itibarıyla Gever’de cenazesi toprağa verilmek üzere olan Bemal’in kırk günlük evladı büyüdüğünde siz ona ne diyeceksiniz? Bu provokasyona Meclis olarak son beş gündür bir şey dediniz mi? Ey Meclis Başkanı, ey milletvekilleri, bu provokasyona karşı tutumunuz nedir? Ne söylüyorsunuz? Vicdanınıza seslenmek istiyorum diyeceğim ama görüyorum ki vicdan da kurumuş, neyinize sesleneceğim?” diye konuştu.
Geçen sene Meclis’e sunulan bütçe raporunun 482’nci sayfasında ‘Kürdistan’ ibaresinin yer aldığını anımsatan Adil Zozani, “Bu sene çıkardınız. Bugün Kürtlere karşı birlik oluşturup, Türki bir hassasiyet oluşturup, böyle bir hamasetle seçime girip bir şeyler elde edebileceğinizi mi düşünüyorsunuz?” diye sordu.
Akat Ata: İhlal sürüyor
2014 Bütçe Kanunu Tasarısı, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kalemleri üzerine BDP Grubu adına söz alan Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, ne referandum ne de reform paketlerinin yargıyı siyasi erkin tahakkümünden kurtarmadığını söyledi.
Kürtlere, insan hakları savunucularına, farklı etnik ve dini gruplara, kadınlara, emekçilere dair yargı kararlarında yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkeleri yıllardır nasıl ihlal edildiyse aynı şekilde bu ihlalin devam ettiğini belirten Ayla Akat Ata, şunları söyledi: “Eğer gerçekten referandumla yargının tarafsızlaşması sağlanmış olsaydı, bugün binlerce tutuklu Kürt siyasetçinin, seçilmişlerimizin, insan hakları savunucularının haksız yere cezaevlerinde tutuluyor oluşunu konuşuyor olmazdık. Trakya’sı ve Kürdistan’ıyla ülkenin tüm coğrafyasında eşitlik ve özgürlüğün dolayısıyla gönüllü bir birlikteliğin sağlandığı ve yaşandığı bir Türkiye ancak ve ancak cumhuriyetin demokratikleştirilmesi, demokratik ulus ve demokratik vatan temelinde yeniden inşası tüm etnik kimliklerin, dinlerin ve inançların eşit ve özgür temelde anayasal güvenceye kavuşturulmasıyla mümkündür. Bunu bilmek, gerçekleşmesi için emek sahibi olmak ve bedel ödemek Türkiye halklarına karşı ortak sorumluluğumuzdur.”