İmralı Heyeti, çözüm süreciyle ilgili yürütülen tartışmalar ve hükümet yetkililerinin söylemlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sürecin vardığı nokta, nasıl durdurulduğu ve bugün yaşananları anlatan İmralı Heyeti, son dönemde AKP hükümetinin yetkilileri ve emrinde bulunan yandaş medyanın olumlu bazı gelişmelerin yaşandığına dair bir algı operasyonu yürütmek istediğini dikkat çekti. Heyet, bu savaş konseptinin devreden çıkması için askeri ve siyasi operasyonların durması, tarafların çatışmasızlık konumuna dönmeleri, ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması, müzakere mekanizmalarının yeniden kurulması gerekliliğini yineledi. ‘Çözüm Süreci’nin gerekliliklerini bir an önce yerine getirmesi hususunda AKP hükümetini uyaran İmralı Heyeti, “Sayın Öcalan ile görüşme isteğimizin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği tüm kamuoyunun bilgisi dahilindedir” dedi.


Süreç devam edecekse

Süreç devam edecekse Öcalan’ın müzakere çalışmalarını kendi insiyatifiyle, kendi belirleyeceği zaman diliminde, kendisinin önereceği her kesimden heyetlerle yürütebileceği koşulların sağlanması gerektiği kanaatini paylaşan İmralı Heyeti, şöyle devam etti: “Sayın Öcalan için temin edilecek bu müzakere konumu, müzakerelere farklı toplumsal kesimlerin katılımını sağlayarak, sürecin şeffaflaşması ve barışın toplumsallaşması potansiyelini açığa çıkaracaktır. Bu koşulların sağlanması, bu uygulamaların Sayın Öcalan’ın müzakere statüsünü de belirleyecek şekilde bir yasal düzenleme ile güvence altına alınması barış açısından tarihi bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır. Dışarıdaki tüm olumsuz gelişmeleri ve her gün can kayıpları ile sonuçlanan çatışmalı süreci hemen hayata geçebilecek ve Çözüm Süreci’ni hızla kalıcı barışa götürebilecek böylesi bir düzenleme üzerinden sağlayabileceğimizi ifade etmek isteriz. Kalıcı barış açısından atılabilecek bu basit ancak tarihi adımlar somutlaşmadan, Çözüm Süreci ile ilgili AKP hükümetinin samimi bir yüzleşmeye gittiğini gösteren hiçbir gelişme yaşanmadan heyetimizin İmralı işkence sistemi ve ağırlaştırılmış tecrit Konsepti devredeyken yapacağı ziyaretin tarihsel bir gelişmenin önünü açmaktan uzak olarak gördüğümüzü kamuoyuna ifade etmek isteriz. Sorun heyetimizin Ada’ya gidip gitmemesi değil, sürecin yürütücüsü olan Sayın Öcalan’ın eşit ve özgür müzakere koşullarında çalışmalarını yürütüp yürütmeyeceğidir. Bu anlamda, Heyetimiz üzerinden yaratılmak istenen tüm yapay gündemlerin meselenin çözümünü gözden ırak tutma amaçlı olduğunu belirtir, tüm kamuoyunu ve halkımızı kalıcı barış yollarını, tarihi bir sorumluluk olarak, inşaya bir kez daha davet ederiz.”