İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, HDP’nin iki ayaklı stratejisinin Türkiye’nin kötü gidişatını durduracak bir sonuç ortaya çıkardığını, bunun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ZEMO AĞGÖZ / MA / ANKARA
Seçim sonuçlarını yorumlayan İHD Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, halkın “kanunlara uyun” mesajını verdiğini ve kuvvetler ayrılığının hayat bulacağı bir Anayasa değişikliğinin acilen gündeme alınması gerektiğini belirterek, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması çağrısı yaptı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, yerel seçim sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulundu. İHD olarak seçimi yerinde izlediklerini ve ihlaller tespit ettiklerini belirten Türkdoğan, “Adil ve dürüst seçim ilkesine dair endişelerimizi önceden paylaşmıştık. Sistemin yapısal sorunları var. İktidar partisi, MHP’yle birlikte her türlü kamu ve devlet imkanını kullanarak bir kampanya yürüttü. İktidarın nefret ve tehdit dili seçim ortamına zarar verdi. Otoriter rejim altında Türkiye seçimlere girdi. Özellikle HDP’den yoğun gözaltı ve tutuklamaların yaşandığı bir süreç gerçekleşti” dedi.
Halk barış mesajı verdi
Seçimlerin 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’ni hatırlattığını belirten Türkdoğan, “O tarihte Türkiye halkı barıştan ve demokrasiden yana bir tutum ortaya koyarak seçim barajını yıktı. AKP’ye ve HDP’ye barış konusunda net bir mesaj verildi. Halkın verdiği bu mesaj, maalesef yeteri kadar algılanamadı. 7 Haziran seçim sonuçları kabul edilmedi. Bizzat Cumhurbaşkanı reddetti. 24 Haziran seçimleriyle birlikte Türkiye korkunç bir sürece girdi. 31 Mart günü Türkiye halkı bir kez daha ısrar ve inatla bütün yaşananlara rağmen yine barış mesajı verdi” şeklinde konuştu.
Kürt sorununun çözümü isteniyor
AKP-MHP ittifakının kullandığı nefret dilinin kabul görmediğini vurgulayan Türkdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye halkı, iktidarın ‘beka’ söyleminin hiç bir karşılığının olmadığını ortaya koydu. Bu da Türkiye halkının Kürt halkıyla bir sorunu olmadığı anlamına geliyor. Türkiye halkı, Kürt sorununun çözümünden yana. 2013’te 62 akil insanın tüm Türkiye’yi gezerek hazırladığı raporlar iktidarın elinde ve o raporlarda Türkiye halkının Kürt sorunun çözümünden yana olan tutumunu çok net biliyor. 7 Haziran’dan bu yana çok fazla seçim yapıldı, halkın bu konudaki siyasi tercihi değişmedi. Erdoğan artık şunu net görmeli; beka sorunu Kürtlerle savaşta ısrar ederse ortaya çıkar.”
HDP’nin stratejisi başarılı
Türkdoğan, HDP’nin demokratik siyasetten dışlanması çabasının, Türkiye halkları tarafından reddedildiğini; HDP’nin “Kürdistan’da kazanma, batıda kaybettirme” stratejisinin başarıyla sonuçlandığını dile getiren Türkdoğan, “İktidar bunu sürekli şikayet konusu yaptı. Terör suçlamaları yöneltti ama seçmen pirim vermedi” dedi.
Bu şekilde yürüyemez
Türkdoğan, HDP stratejisinin Türkiye’nin kötü gidişatını durduracak bir sonuç ortaya çıkardığını söyledi. “Dolayısıyla bu noktada bütün siyasi partilerin oturup düşünmesi gerekir” diye devam eden Türkdoğan, şunları dile getirdi: “Halkın barış ve demokrasiden yana tutumu çok önemlidir. AKP’nin MHP ile kurduğu ittifakın temelsiz olduğunu, yürümeyeceğini ve ittifakın karşılık bulmadığını gösteriyor. Türk etnisitesine dayanan, Sünni Müslümanlığın devletleşmiş halini benimseyen bu resmi ideoloji ile yürüyemez. Demokratikleşmesi gerekiyor.”
Asker-polis oyu
Kürt illerindeki ihlallere dikkat çeken Türkdoğan, sonuçları şöyle yorumladı: “Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’nin konuşmalarına baktığımızda, asker-polis oylarıyla Güneydoğu’da kazanılmış birkaç yere dayanarak ittifakın devam edeceğini söylemeleri çok komik geliyor. Hiç kimse buna inanmaz. Şırnak’ta binlerce asker-polis oyuyla belediye kazanmışsınız ve Ağrı gibi birçok ile nasıl kaydırmalar yapıldığını biliyoruz. HDP çoğu yerde propaganda yapamadı. AKP bunlardan dolayı elbette ki oy almıştır ama genel olarak seçmenin tercihi değişmemiştir. Özgür bir propaganda ortamı olsaydı, hapishanedekiler dışarıda olmuş olsalardı, sonuçların daha başka olacağını zaten herkesin biliyor olması lazım.”
Demokrasi yolu açıldı
Türkdoğan, demokratik anlayışı benimseyen partilere “HDP’nin uzattığı eli artık tutun” önerisinde bulunarak, şunları ifade etti: “Halk sandıkta ne yapılması gerektiğini göstermiştir. Mersin, Ankara, İstanbul seçim sonuçlarını analiz ettiğimizde seçmenin gösterdiği yolda bu partilerin yürümesi gerekmektedir. Demokrasi birlikteliğinin inşası yolu açılmıştır.” Özellikle CHP’nin ortaya çıkan sonucu iyi değerlendirmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Türkdoğan, “HDP’nin dışlanması konusunu gündemden çıkmalıdır” dedi.
Anayasal değişiklik gerekli
Barış sürecine gidecek bir yolun tekrardan açılması gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hızlıca bir yol temizliğine ihtiyacımız var. Bunun yolu da Anayasa’dan geçmektedir. Seçim sonuçlarının en önemli mesajı 16 Nisan 2017’de kabul edildiği ilan edilen Anayasa değişikliğinin halkımız tarafından benimsenmediğidir. Türkiye’nin acilen kuvvetler ayrılığı ilkesinin yaşam bulacağı, hukukun üstünlüğü ilkesini muhafaza edebilecek, her kesin ana dilinde eğitim ve öğretim hakkını elde edebileceği ve en önemlisi de yerinden yönetim ilkesinin kesinlikle hayat bulacağı bir Anayasal değişikliğini gündemine alması gerekir.”
Kürtler neden açlık grevinde?
Türkdoğan, iktidarın acilen ifade ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki yasakları kaldıracak ve cezaevindeki siyasi tutukluların serbest kalmasını sağlayan bir kanun değişikliğini gündemine alması çağrısı yaptı. Özellikle infaz yasasının ayrımcılıktan arındırılması gerektiğini hatırlatan Türkdoğan, “Bu noktada tecrit konusuna değinmek istiyorum. Şu soru sorulmalı; Leyla Güven, binlerce mahpus, HDP’nin 3 milletvekili ve dünyanın birçok yerinde Kürtler neden açlık grevinde? Seçim sonuçlarında ‘kanunlara uyun’ mesajı var. Türkiye’nin bir infaz kanunu varsa bunu İmralı‘da bulunan Abdullah Öcalan ve arkadaşları için neden uygulamıyorsunuz? İktidarın, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Adalet Bakanı’nın düşünmesi gerekir. Keyfi yönetimin sebep olduğu çok ağır ihlaller var. Tecridin bir an önce gündeme alınıp çözülmesi gerekir” diye konuştu.
İktidar, iradeye saygı duymalı
Türkdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Halk bu denli net mesaj veriyorsa artık iktidarın yapması gereken tek şey iradeye saygı duymaktır. 2015’te bu fırsat kaçırıldı. Bedelini hepimiz çok ağır ödedik. Bu sefer kesinlikle halkın verdiği mesajın gereği yapılmalıdır. Son 4 yılın güvenlikçi ve savaş politikalarının sebep olduğu ekonomik krizle daha yeni karşılaşacağız. 31 Mart seçimlerinde HDP’nin gerçek bir Türkiye partisi kimliğini ortaya koyduğunu, demokraside ve barışta ısrarcı olduğunu, halkın bu mesajı algıladığını ve Türkiye halkını büyük bir çoğunluğunun demokrasiden yana olduğunu, yeni Anayasa modelini kabul etmediğini gördük.”