
HDP Milletvekilli Ayşe Acar Başaran, anayasa değişikliği ile "Türk, Sünni ve erkek" üçlüsünden oluşan bir sistemin öngörüldüğünü belirterek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın paradigması ile "Diktatörlüğe Hayır" kampanyasını sürdüreceklerini söyledi. HDP'li vekil Bedia Özgökçe Ertan ise, "Daha önce başardık, yine başaracağız” dedi.
Tevgera Jinên Azad (TJA) tarafından önceki gün Amed'de açıklanan deklarasyonla, Anayasa değişikliğine karşı başlatılan "Diktatörlüğe Hayır" kampanyasının startı verildi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) kadın milletvekilleri, anayasa değişikliğini değerlendirdi. HDP Êlîh Milletvekili Ayşe Acar Başaran, referandum kapsamında çalışmalarının kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) öncülüğünde başlatılan "Önderliğe, Toprağıma ve Özgürlüğüme Sahip Çıkıyorum” kampanyasının ikinci aşamasının “Önderlikle Mutlaka Kazanacağız” adı ile yürütüleceğini söyledi.
Kürdistan'da yaşanan savaş ve çatışma ortamında yürütülen politikalar karşısında kadınların daha güçlü bir mücadele yürüttüğünün altını çizen Başaran, “Tek adam rejimi faşist diktanın ateşlenmesi anlamına geliyor. Tabii bizim de bir ‘Hayır’ımız var. Bizim ‘Hayır’ımız birçok kesimden çok daha farklı. Çünkü bizim ‘Hayır’ımızın içerisinde başka alternatifler var” dedi.
'Bizim 'Hayır'ımız alternatifler içeriyor'
Dikta rejiminin kurulmasıyla ilk olarak kadınların, özelde Kürt kadınlarının hedef alınacağını kaydeden Başaran, başka alternatiflerin olduğunu ve bu alternatifleri kurabileceklerini söyledi. Başaran, alternatif olarak herkesin kendi sesi, rengi, varlığı yani kısacası kendisini içerisinde hissedebileceği bir sistemi örmeleri gerektiğini ifade etti.
Dikta rejimini yıkmak için "Hayır"ın sesini yükseltmeleri gerektiğinin altını çizen Başaran, "Bu sesi yükseltmek için sadece ‘Hayır’ ile sınırlı kalmayacağız. Bu ülkenin geleceği için, mevcut yürütülebilecek sistem için ‘Hayır’ diyeceğiz” şeklinde konuştu.
‘Türk, sünni, erkek sistemi öngörülüyor'
Anayasa değişikliği paketinde kadına yer verilmediğine işaret eden Başaran, şöyle devam etti: "Bu sistemin hiçbir yerinde kadınlar, gençler, Kürtler, Aleviler, Êzidîler yani bütün farklılıklar yok. Sadece tek bir kriteri esas almışlar; Türk, Sünni ve erkek üçlüsünden oluşan bir sistem öngörülüyor. Uzun yıllardır bizim bunların karşısında verdiğimiz bir mücadele var. Bu mücadeleyi referandumda da sürdüreceğiz. Bugün bütün bu baskılara, OHAL koşullarına ve halkı sindirme politikalarına rağmen, her gün gözaltı ve tutuklamaların yaşandığı sürece rağmen ‘Hayır’ı yükseltebiliriz.”
OHAL'i kalıcılaştırmak istiyorlar
“Kadın yaşamın içindedir” diyen HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe ise, kadının renginin yer almadığı Anayasa değişikliğine "Hayır" diyeceklerini vurguladı. Özgökçe, “Yaşanan çatışmalarla kadın kazanımlarını yok eden bir anlayış hüküm sürüyor. Halkımızın iradesi ile alınan bütün belediyelere atanan kayyumlar ilk olarak kadın kurumlarını hedef aldı. Bugün ise anayasal değişiklik yapılarak, bize bir referandum ile bütün güçlerin tek elde toplanması dayatılıyor. Olağanüstü Hal'i kalıcı hale getirmek ve yine kadınları yok sayan bir anayasa değişikliğiyle karşı karşıyayız” diye belirtti.
‘Kapı kapı 'Hayır'ı örgütleyeceğiz'
Her alanda “Hayır”ı örgütleyeceklerinin altını çizen Özgökçe, şunları aktardı: “Bizler var gücümüzle öncelikle kalıcı OHAL rejimini durdurmak ve tek adam rejimine dur demek için çok güçlü bir sesle ‘Hayır’ diyoruz. Sesimizi kesmeye çalıştıkları her yerde daha çok var olmaya çalışacağız. Ev ev, sokak sokak, kapı kapı ulaşıp ‘Hayır’ı örgütleyeceğiz.”
'Daha önce başardık, yine başaracağız'
Kürt halkı ve kadınların elde ettiği kazanımlarla mücadele etmeye devam edeceklerini kaydeden Özgökçe, “Sesimizi ne kadar kesmeye çalışsalar da biz bu yürüyüşe başladık ve bunun önünü alabilecek hiçbir diktatör yok. Önümüzdeki bütün engelleri aşacak güçteyiz. ‘Hayır’ın ve kadınların kazanacağına inancım tamdır. Biz başaracağız diyorum, kadınlar olarak başarabiliriz. Daha önce başardık, yine başaracağız” dedi.
DİHABER / AMED