
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken imzasıyla Meclis Başkanlığı‘nan verilen önergenin gerekçesinde, Türkiye’de askerin siyaseti dizayn etme gücü ve istencine dikkat çekildi. 1960, 1971, 1980 askeri darbelerinin yanısıra 28 Şubat darbe süreci ve sonrasında siyaseti dizayn etmeye dönük çabalara işaret eden Baluken, 2000’li yıllardaki hem uluslararası hem de toplumsal koşulların askeri biraz geri çektiğini söyledi. “Ancak ortada ordu-siyaset ilişkisinin dizayn edip demokratik, hukuk devleti ilkelerine çekecek yapısal çözümler yoktu” diyen Baluken, TSK’nın Ergenekon ve Balyoz darbelerinden 2014 yılının son çeyreğine kadar süren sessizliğinin, çözüm sürecinin ikinci yılında farklı bir hale dönüştüğünü söyledi.
Tekrar peşi sıra açıklamalar
Çözüm süreci ile ilgili TBMM’den çıkan ‘çerçeve yasa’ sonrası hızla adımların atılması beklenirken Kobanê’de IŞİD adlı çetenin saldırılarına direnen halka destek verilmesirir kana bulandığını, çözüm sürecinin olumsuz etkilenecek bir düzeye geldiğini anımsatan Baluken, “Tam böylesi bir süreçte TSK peşi sıra açıklamalara başladı. TSK bu açıklamaların bazılarında, haber yapma özgürlüğünü kullanan basın organlarını hedef göstermiş, bazılarında ise kendisini yargı erki yerine koymuştur” dedi.
TSK sınırlarını aşıyor
Türkiye’de ordunun siyasi ve sosyal yaşama müdahale etme durumunun her dönem olduğu gibi yakıcılığını sürdürdüğünü vurgulayan Baluken, şunun altını çizdi: “AKP iktidarının orduyu gerilettik söylemine karşı ordu ile geçici bir sessizlik ittifakı yaptığı açığa çıkmaya başlamıştır.”
Nitekim Süleyman Şah Türbesi’nin Rojava’nın Eşme Köyü’ne taşınması öncesi ve sonrasında gelişen diyalog ve pratiklerin Türkiye’de yeni siyaset yollarının açığa çıkmasına ruh kazandırdığını belirten Baluken, şöyle sürdürdü: “Fakat TSK kendi alanı olmamasına rağmen görev alanının sınırlarını aşarak söz konusu ruha karşı doksan yıllık siyasete müdahale geleneğinin yeni bir refleksini göstermiştir.
Türkiye’nin normalleşmesi, demokrasi normlarının oturması, hukuk devletinin ilkelerinin yerine getirilmesi, asker-siyaset ilişkisinin belirgin bir şekilde normalleşmeyle uyum sağlaması için yapısal çözümlerin bulunması elzemdir. Tüm bu süreci araştıracak, gerekli adımları atacak kurum ise TBMM’dir. Bu kapsamda bir Meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz.”
ANKARA