
* Türkiye zemininde solun değerleriyle, İslamın toplumcu değerlerinin birleştirilmesi, sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayan Bayık, “Eğer HDP bu temelde kendini yapılandırırsa alternatif olur” dedi.
HDP’nin kararlı ve cesur bir tutumla eksiklerini de görerek yapılanması gerektiğini; çünkü Kürt sorununu çözme ve Türkiye’yi demokratikleştirme, bütün kesimlerin demokrasi ve özgürlük sorunlarını çözme projesi olduğunu belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, yapılması gerekin şöyle özetledi: “Müslüman demokratlardan sosyal demokratlara, soldan Alevilere, Kürtlerden bütün emekçilere, bu devletle/iktidarla sorunları olan, özgürlük isteyen herkesi bünyesine katması gerekiyor. Kendisini geniş bir yelpazede gerçekleştirmesi ve demokrasi programını kendine esas alması gerekiyor. Demokrasiden yana herkesi kapsaması gerekiyor.”
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Stêrk TV’den Selim Gönenç’in sorularını yanıtladı.
Yakın süreçte Türkiye siyasetine giren HDP yeniden yapılanıyor. HDP’nin Türkiye siyasetinde nasıl bir misyonu olacak ve bu konudaki tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türk devleti ve AKP Hükümeti içine düştüğü yalnızlık durumunu aşmış değil. Hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda oldukça yalnızdır. Bunu çeşitli yöntemlerle aşmaya çalışıyor. AKP, CHP ve MHP gibi partiler, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu aşabilecek durumda değiller.
HDP gibi bir partinin Türkiye’de kurulması ve işlevselleşmesi gerekiyordu. Bu bir ihtiyaçtır. Tartışmaların yoğunlaşması da böyle bir partiye duyulan ihtiyacı gösteriyor.
Her ne kadar bir ihtiyacı karşılamak için kurulmuşsa da daha doğar doğmaz çeşitli saldırılara uğramıştır. Aslında bu derin devletin geliştirdiği saldırılardır. HDP’nin doğru anlaşılmaması, kitlelere ulaşmaması, kitlelerle buluşmaması, alternatif bir oluşum haline gelememesi için derin devletin geliştirdiği bir stratejidir. HDP’yi boğma stratejisidir.
HDP’nin dışında alternatif yoktur. Türkiye’nin gerçekten demokratikleşmeye ihtiyacı var; Kürt sorunu başta olmak üzere Alevi, emekçi, kadın gençlik gibi sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Var olan partilerden hiç birinin bu sorunları çözemediği ve tam tersine ağırlaştırdıkları giderek herkes tarafından görülmeye başlandı. Onun için bu sorunları çözebilecek bir partileşmenin ve siyasetin geliştirilmesi gerekiyor.
İşte HDP buna aday bir partidir.
Bununla birlikte HDP’nin bir seçim pratiği de oldu. Bu sonuçlara değerlendirmeler de farklı. Sizce yeniden yapılanmada HDP’nin esas alması gereken siyasal çizgi ne olmalıdır?
Derin devletin stratejisini özetlemiştim. HDP’nin alternatif bir güç olmaması için büyük bir çaba sarf etti; ideolojik ve fiziksel saldırılar yaptı. Tanınmaz hale getirmeye ve haps etmeye çalıştı. Diğer taraftan HDP’ye akacak oyları CHP’ye kanalize etti. HDP’yi çökertmeye çalıştı.
Bazıları HDP’nin çok iyi sonuçlar almadığını belirtiyor...
Bu tespit, gerçekleri yansıtmıyor. HDP’nin seçimlerden sonra toplumun beklentilerini ve arayışlarını karşılaması gerekiyor. Kürt Özgürlük Hareketi ve Türkiye’deki demokrasi hareketinin yarattığı kazanımlar var; taban, miras gibi. Eğer bütün bunları kapsar ve bu temelde radikal demokratik bir program oluşturup öncülük ederse toplumun arayışlarına cevap olabilir.
Türkiye’de radikal demokrasiyi yaratacak böyle bir partiye, bir harekete gerçekten ihtiyaç var mı?
Bizce var. Bu seçimlerden sonra daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü AKP Türkiye’yi giderek daha hegemon bir Türkiye haline getiriyor. Kendi iktidarını sağlamlaştırmak için her türlü yasayı çıkarıyor. Türkiye demokratikleşmeden oldukça uzaklaşıyor. Bu Türkiye için ciddi bir tehlike yaratıyor.
İşte Türkiye’de demokrasi güçleri kaygılarını ancak geniş bir demokrasi cephesi yaratarak giderebilirler. HDP buna karşılık verebilecek en iyi partileşmedir. HDP’nin radikal demokrasiyi esas alması gerekiyor. Eğer bu temelde kendini yapılandırabilirse Türkiye’de tek demokratik alternatif olarak gelişebilir ve toplumun beklentilerini karşılayabilir.
HDP ve BDP ortak bir toplantı düzenleyerek BDP’li milletvekillerinin HDP çatısı altında siyasete devam etmesi kararı aldı. Siz bu yeniden yapılanma kararını nasıl karşılıyorsunuz?
Bizce de HDP’nin güçlendirilmesi doğru bir tutumdur. BDP milletvekillerinin HDP’ye geçmesi HDP’yi güçlendirmeleri; Türkiye’deki bütün hakların, kültürlerin, dinlerin; ezilenlerin ihtiyacını karşılamaları doğru ve sorumlu bir tutumdur.
Çünkü BDP’de sadece Kürtlere değil, Tüm Türkiye halklarına; kültürlere, dinlere, ezilenlere emekçilere karşı bir sorumluluk duygusu ve bilinci var. İşte bu adımı atmaları da bu sorumluluğun yerine getirilmesi oluyor.
Bu nedenle anlamlıdır, kendilerini kutlamak gerekiyor. Sadece BDP milletvekillerinin HDP’ye geçmesi olarak görürsek, dar yaklaşım olur. Bunu aşmak gerekiyor. Ufkunun geniş olması gerekiyor. Türkleri, Alevileri, kadınları, gençleri, Müslüman demokratları, liberalleri, solu, sosyal demokratları, hepsini şemsiyesi altına alması gerekiyor.
Eğer bu şekilde kendini yapılandırır, herkesin çekim merkezi olursa işte o zaman HDP rolünü oynayabilir. Türkiye’de demokrasi ihtiyacına cevap olabilir.
BDP’nin bu kararından sonra olumlu olumsuz değerlendirmelerde var. Örneğin HDP’nin temel gövdesinin BDP den oluşacağı ve farklı siyasal yapıların bunun gölgesinde kalacağı yönünde eleştiriler var…
Bazı yönleriyle normal karşılıyoruz ama şurası bir gerçek; hem Türk milliyetçiği, hem Kürt milliyetçiği çeşitli eleştiriler altında saldırılar gerçekleştiriyor.
Belki Kürt milliyetçiliği HDP’nin sadece klasik solu kapsadığını onun için çok dar olduğunu, hâlbuki HDP’nin solu kapsamaması gerektiğini ve kendini sol olarak tanımlamaması gerektiği belirterek aslında sol üzerinden böyle bir karşıtlığı geliştiriyor.
Türk milliyetçiği de HDP’nin sadece solu kapsaması gerektiğini başka onun dışındaki kesimleri kendi dışında tutması gerektiğini belirterek, çökertmeye çalışıyor.
Bu ikisi de yanlıştır. Bunun kabul edilmemesi, buna karşı tutum alınması gerekiyor. HDP’nin hem solu kapsaması hem de bütün kesimleri kapsaması gerekiyor. Yani Müslüman demokratlardan sosyal demokratlara, soldan Alevilere, Kürtlerden bütün emekçilere, bu devletle/iktidarla sorunları olan, özgürlük isteyen herkesi bünyesine katması gerekiyor.
Kendisini geniş bir yelpazede gerçekleştirmesi ve demokrasi programını kendine esas alması gerekiyor. Demokrasiden yana herkesi kapsaması gerekiyor. Eğer bu şekilde kendini yapılandırırsa bu eleştirileri, eleştiri adı altındaki saldırıları boşa çıkarılabilir.
Bir eleştiri ise özellikle BDP’li milletvekillerinin HDP’ye geçmesiyle Kürt siyasetinde bir boşluk olacağı şeklinde. Böyle bir boşluk oluşur mu?
HDP’nin diğer kesimlerle birlikte Kürt Özgürlük Hareketi’ni kapsaması, herhangi bir boşluk doğurmayacaktır. O eleştiriler temelsizdir.
BDP’nin Kürdistan’da kendini tamamıyla tasfiye ettiği; Kürtlerin tüm kazanımlarının bu tarzda tehlikeye atıldığı, tasfiye edildiği biçimindeki değerlendirmeler, çok haksız değerlendirmelerdir.
Bu propagandanın altında yatan HDP projesini boşa çıkarma gayretidir. Çünkü HDP projesi, Kürt sorununu çözme ve Türkiye’yi demokratikleştirme; bütün halkların demokrasi ve özgürlük sorunlarını çözme projesidir. HDP’nin geliştirilmesi demek; Kürt sorunun çözülmesi demektir. Bu projesinin geliştirilmemesi, Kürt sorununun çözümsüz bırakılması anlamına geliyor.
HDP bileşenlerinin bazıları ve bazı diğer çevrelerin, bu projenin fazla tartışılmadığı yönünde eleştirileri var. Bunlar da mı haksız?
Kürt Özgürlük Hareketi geçmişten günümüze kadar Türkiye halkına, Türkiye’deki demokrasi güçlerine, sola, Müslüman demokrat güçlere karşı sorumlu hareket etti; hep görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştı; hep Türkiye’deki demokrasi hareketini güçlendirmeye çalıştı. Kendini bunların bir devamı ve borçlu olarak gördü. Bu borcunu her koşulda ödemeye çalıştı. Şimdi de yapmaya çalıştığı budur. Bu güçler, geçmişte Kürt Özgürlük Hareketi’nden uzak durarak devletin saldırılarından korunabileceklerini sandı. Hep uzak durdular, uzak durmakla da hep kaybettiler. İlişkilerini ne kadar güçlendirirlerse güçlenirler. Buradan hiçbir zaman zarar görmeyecektir. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Onun için bu kaygı ve endişeleri bir tarafa bırakmak gerekir.
HDP’nin geçmişten kurulan demokratik partilerden ve yine son seçimlerle ortaya çıkan deneyimlerden nasıl dersler çıkarması ve nelere dikkat etmesi gerekiyor?
HDP kendini yeniden yapılandırmalıdır; kararlı ve cesur davranmalıdır. Özeleştirisel olmalıdır. Hataları ve eksikliklerini açık yüreklilikle ortaya koymalıdır. Bu HDP’yi zayıflatmaz tam tersine güçlendirir. Yine HDP’nin kendini bazı yanlış hareketlerden arındırması gerekir; örneğin bazı marjinal gruplar var, kendini bunlardan arındırması gerekiyor. Ben bunları dışlasın demiyorum ama sanki bunları esas alırsa sol olabilir, demokrasi gücü olabilir, Türkiye’ye demokrasi getirebilir gibi bir yanlıştan kendini arındırması gerekiyor.
HDP Türkiye toplumunda siyaset yapacaktır. Siyaset yaptığı zemini çok iyi tanıması anlaması gerekiyor. Türkiye zemininde solun değerleriyle, İslamın toplumcu değerlerini birleştirmesi gerekiyor. Bu ortak değerleri sahiplenmesi gerekiyor. Eğer HDP bu temelde kendini yapılandırırsa Türkiye toplumunun büyük kesimiyle bütünleşmeyi sağlamış olur. İşte o zaman gerçekten alternatif siyaset olur. Türkiye toplumunun çeşitli kesimlerinin arayışlarına cevap olabilir. Bunu esas almadan yeniden yapılandırmasını sakat bırakabilir. İşte bu HDP’yi Türkiye toplumunun arayışlarına cevap vermekten uzak tutabilir.
HDP ile ilgili kaygıları, eleştirileri, çekinceleri olanlara çağrınız nedir?
Demokrasiden ve özgürlükten yana olan herkesin bu projede yer alması gerekiyor. Yenidir; elbette ki eksik ve hataları vardır. Onun için eksik ve hatalarını bu projenin içinde gidermeleri gerekiyor. Eğer bu tarzda yaklaşırlarsa bu proje gelişecektir. Türkiye’nin demokrasi ve özgürlük sorunları da bu projeyle çözülecektir. Herkesin bu proje etrafında birleşmesi, bütünleşmesi ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Yersiz kaygılardan, endişelerden kurtulmak gerekiyor. Bu konuda bize ne düşüyorsa yerine getireceğimizi; bunu da bir görev olarak yerine getireceğimizi herkesin bilmesini istiyorum.
HABER MERKEZİ