İsviçre Gündemi


HDP 1 Kasım seçimlerine hazırlık kapsamında İsviçre’yi adeta ödüllendirdi. 7 Haziran’da yapılan seçimlerde İsviçre’deki Türkiyeli seçmenlerden diğer 3 partinin toplamına yakın bir oy alarak birinci parti olan HDP, seçmenlerine 1 Kasım seçim çalışmalarına destek amaçlı Bingöl Milletvekili Prof. Dr. Hişyar Özsoy, Mardin Milletvekili Prof. Dr. Mithat Sancar, Antep Milletvekili Celal Doğan, İzmir Milletvekili Müslüm Doğan’ı gönderdi.

Milletvekilleri, halk toplantılarına, davetlere ve kurum ziyaretlerine katıldı. Hemen her kesimden ilgi gördü. Türkiye’nin bütün bölgelerinden, bütün mezheplerinden, halklarından kısaca bütün renklerinden katılımların olması dikkat çekti. Etkinlikler canlı ve coşkuluydu. Soru ve cevaplar halklara yeni umutlar taşıyordu, alternatifler içeriyordu, bütün partiler karşısında HDP’yi tek seçenek ve umut haline getiriyordu. Bu ziyaretlerin finali Celal Doğan’ın katıldığı Basel halk yürüyüşüyle tamamlandı. Yine har kesim ve her renkten insan, HDP’nin özgürlük yürüyüşüne omuz vermek için oradaydı. Şarkılar, halaylar ve halkların kardeşliği solaganları, pankartarı arasında 1 Kasıma doğru yola çıkıldı, kararlılık ve umut zirveye çıktı.

Şimdi sıra bizde.

Bu coşkunun geniş bir kesime yayılması gerekiyor.

Birçok seçmen "seçtik de ne oldu, HDP’nin önü yine kesilecek, birşey değişmeyecek" duygusunda.

Bunu onlara anlatmalıyız. Bu Türkiye’de Erdoğan’ın diktatörlüğüne yol açmak demektir.

HDP seçmen kitlesinden, kullanılmayan her oy AKP’yi güçlendirmektedir.

HDP iktidar olmasa bile AKP’yi de engelleyecek tek dengedir, güçtür. Başka parti tabanından seçmenlerin sadece bu nedenle bile olsa HDP’ye oy verdiklerini bilmekteyiz.

Kimi seçmenlerde de "barajı nasıl olsa aşacağız" kanısı seçim heycanını kaybetmelerine neden olmaktadır. AKP’nin kaderinin HDP’ye bağlı olduğu gerçeği, Erdoğan’ın kazanmak için her yolu mübah sayacağını yaşayarak öğrendik. Onun için ne asker cenazelerinin, ne katledilen sivillerin, ne savaşın boyutunun hiç bir önemi yok.

İktidar olmazsa, yargılanacağını biliyor. İktidar olmak için göze almayacağı şey yok.

HDP’nin barajı aşacağı söylemlerine kanıp, rehavete kapılmak bize büyük hayal kırıklığı yaşatabilir.

Yine barajı aşamayabiliriz diye çalışmak gerekiyor.

1 oy bile barajı aşmamıza sağlayabilir demek gerekiyor. Evet HDP İsviçre turu bitti, sıra bizde…

İsviçre DEM-KURD’da bu anlamda herkesi yeniden seçim heycanına, seçim çalşmalarına çağırdı. Zaman daralıyor.

HDP’ye gidecek her oy, Kürtlerin, Türkiye’nin kaderini şekillendirecek. 7 Haziran seçim heycanını kitlelere yeniden taşırmalıyız. 1 Kasım'ın önemini hissettirmeliyiz.

7 Haziran’da başardıklarımız en büyük mirasımızdır. Mirasımıza sadık kalmalıyız.