7 Haziran seçimleri HDP’nin barajı aşmasıyla AKP’ye tek başına iktidar olma imkânı tanımadı. Bunun içindir ki koalisyon modelleri de tek tek ortaya konularak tartışılmaya başlandı. 28 Haziran da yapılacak meclis başkanlığı seçimi koalisyon ortaklarının kimler olacağına ışık tutacaktır.

Koalisyon Senaryoları;

AKP=MHP: AKP ile MHP sosyolojik olarak birbirine yakın iki partidir. MHP’nin öne sürdüğü dört şartı bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve en öne çıkanı;

* Çözüm sürecinin sonlandırılması

* 17- 25 Aralık dosyalarının açılması

*  Cumhurbaşkanının yasal sınırlar içine çekilmesi

*  Saraydan çıkıp Çankaya Köşkü’ne yerleşmesidir.

MHP bu şartları biraz daha esneterek koalisyona ortak olmayı kabul edebilir. Bu koalisyon AKP’nin dondurduğu “çözüm sürecinin” tamamen sonlandırılması anlamına gelir. Böyle bir koalisyon Kürt karşıtlığı üzerine oluşturulacak bir koalisyon olduğundan AKP ve MHP koalisyonu ayrıştırma ve ötekileştirmenin daha da derinleşmesi anlamına gelmektedir. AKP 7 Haziranda kaybettiği Kürt oylarının tekrar kazanılması ve çözüm sürecinin devamından yana ise böyle bir koalisyonun olma ihtimali çok zordur. Oluşabilecek AKP ve MHP koalisyonunun gerçekleşmesi durumunda böyle bir koalisyonun iyi niyetli bir koalisyon olduğu düşünülemez. 

AKP=CHP: CHP 7 Haziran seçimlerinde oyunu arttırmamıştır. CHP, AKP ile bundan dolayıdır ki koalisyon seçeneklerini sonuna kadar zorlayacak. CHP koalisyon için her türlü fedakarlığı yapacaktır. CHP seçimlerdeki başarısızlığını iktidara ortak olarak kapatmayı amaçlamaktadır. Bu koalisyonda çözüm sürecinin devamlılığı sağlanır, fakat yolsuzlukla mücadelenin koalisyon protokolüne konulmaması ihtimali bile bulunmaktadır. CHP ve AKP koalisyonu uluslararası çevreler ve sermayenin de açıkça desteklediği olası bir koalisyon olacaktır. 

AKP=HDP: Bu koalisyonda çözüm süreci ve Dolmabahçe mutabakatı onaylanmaz ise böyle bir koalisyon tartışma konusu bile olmaz. 

HDP koalisyon çalışmalarında belirleyici ve aktif bir rol üstlenmelidir. Demokratik siyaset kanallarını sonuna kadar zorlamalıdır. Türkiye’nin demokratikleşmesine dair Sayın Abdullah Öcalan tarafından ortaya konulan ve Dolmabahçe’de okunan mutabakat metni ekseninde bir program ortaya çıkararak bütün partileri bu programa uymaları konusunda zorlamalıdır. Eğer HDP 7 Haziran’da halkın vermiş olduğu mesajı bu temelde okuyamazsa MHP ve AKP koalisyonu kaçınılmaz olur. Bu da yeni bir savaş demektir.

7 Haziran seçimlerinin tek kazananı olan HDP, 40 yıllık bir mücadele birikiminin siyasal ve ideolojik argümanlarını doğru temelde ortaya koyarsa Türkiye’nin demokratikleşmesi  konusunda belirleyici bir rol üstlenecektir. Bu durum HDP’nin Türkiyelileşme projesinin pratik ayağını oluşturabilecek iyi bir sınav özelliği taşıyacaktır. HDP’nin koalisyon çalışmalarının başlandığı ilk günden itibaren ortaya koyacağı tavır HDP’ye oy veren veya vermeyen bütün kesimler tarafından dikkatle izlenecektir. HDP’nin burada ortaya koyacağı demokratik tutum HDP’nin kurucu meclis ruhunu yeniden gündemleştirmesi demektir. HDP’nin tutumu tam demokratik bir Türkiye’nin önünü açacaktır. HDP’nin ortaya koyacağı demokratik tutum Türkiye’nin de krizden çıkışı anlamına gelecektir.


Girê Sipî (Til Ebyad) Zaferî

YPG güçleri Girê  Sipî’de DAİŞ canilerini temizlemiştir. Kobanê zaferinden sonra Kürtlerin bu başarısı tüm dünya kamuoyunca takdir ile karşılanmıştır. Fakat havuz medyasının “PYD IŞİD’den daha tehlikeli” manşetlerini AKP’nin çözüm sürecine bakışı olarak okumak gerekir. AKP, milliyetçiler ve “ulu-solcular” toplumda yeni bir algı operasyonu yaratmaya çalışarak “PYD’nin burada yaşayan Türkmen ve Araplara soykırım yaptığını” iddia etmişlerdir.  “Kobanê düştü, düşecek.” diyenler önce Kobanê’de, 7 Haziran’da HDP ile seçimlerde, daha sonra ise Girê Sipî’de yenilmişlerdir. Halkların ortak yaşamını iktidarları uğruna yok etmek için akla-hayale sığmayan şeyler yapanlar halkların ortak yaşama arzusunun önünde engel olamayacaklardır. 7 Haziran seçimleri Türkiye’de halkların birlikteliği HDP’de, Rojava’da ise Girê Sipî’de (Til Ebyad) somutlaşmıştır.